13 Mart: Adres yine Ankara

Kim bilir kaç kişi akşam yemeğine giderken hayatını kaybetti, kim bilir belki de biri sevgilisi ile buluşmak için otobüsteydi, kim bilir belki de bir çocuk YGS sınavından çıkmış bugün güzel geçen sınavını kutlamak için yoldaydı… Acının adı yine başkent Ankara…

13-mart-ankara-patlamasi

Türkiye Suriye’ye döndü

“Bundan sonra bomba nerede, ne zaman, kim tarafından patlatılır bilemem…”

Evet, bu cümleler çok değil yaklaşık 1 ay önce yazdığım 17 Şubat Ankara Patlaması: Ey teröristler başlıklı yazımdan…

Çok şaşırmamak gerekiyor…

Ermiş olmaya gerek var mı? Ankara’da patlama…

Lan “Abdi” neden şaşırdın, şaşırıyorsun?

Ben bunu bir ay önce yazmışım, ne demişim? “Bomba nerede, ne zaman patlar bilemem…”

Zor mu bunu bilmek, tahmin etmek?

Yooo…

Adam çıkıyor açıklama yapıyor…

“Efendim biz Ankara’ya özel önlem (!) alıyoruz” Ne yapıyor bu bizim deha vatandaşımız?

“Efendim sokakları polise zimmetliyoruz, efendim sokaklarda gelişmiş bir bekçilik sistemi getireceğiz!”

Yıl 2016 olmuş, elin adamı siber saldırı diyor; bizimki çıkmış 1970 model bekçilik sisteminden bahsediyor!

Adamlar boşuna dememiş “Artık, muhtar bile olamaz!” Olur kardeşim muhtar olur, her şey olur bu Türkiye’de adam…

İşte her şey olabildiği için bu ülkede bir adam, bu ülke de bir “Muz Cumhuriyeti”ne döner…

Suriye’den, Irak’tan ne farkımız var, ne farkımız kaldı Allah aşkına!

Bağdat’tan, Halep’ten, Beyrut’tan ne farkı var!

Ben artık yaza yaza sıkıldım, yoruldum… Dilimde tüy bitti, elim yazmaktan nasır tuttu!

MİT gitsin, beceremediği Adana’da durdurulan tırları ile kumda oyun oynasın! Devlet, gitsin terör uzmanı olan Serdar Bayraktutan gibi adamları cemaatçi diye nitelendirerek içeri tıksın!.. Sonra da sağda solda Hollywood filmlerini andıran bombalar patlasın…

Emniyet istihbaratı ve MİT, size Ankara’dan mesaj var!

Sadece bunlara mı aynı zamanda herhalde hükümete de!..

Ülke gerçekten nasıl yönetiliyor, kim tarafından yönetiliyor? Hükümetin bu olaylardan sonra yaptığı tek bir şey var! Yayın yasağı…

Kardeşim adam senin kalbinde, ciğerinde gelip üçüncü kez bomba patlatıyor; evet, çatapat değil bomba, ey hükümet, bomba!..

Kim bilir kaç kişi akşam yemeğine giderken hayatını kaybetti, kim bilir belki de biri sevgilisi ile buluşmak için otobüsteydi, kim bilir belki de bir çocuk YGS sınavından çıkmış bugün güzel geçen sınavını kutlamak için yoldaydı…

Artık yine birileri bu dünyada yok!..

Neden? Neden mi diye kendime sorayım ve yine kendim cevap vereyim?

Basiretsiz bir yönetim ile ülkeyi yönetirseniz ülkede çocuklar gülmez, yalnız ve yalnız gözyaşı döker, çığlıklar atar! Ölür kardeşim ölür!

13 mart Ankara patlaması Ülke gerçekten nasıl yönetiliyor, kim tarafından yönetiliyor? Hükümetin bu olaylardan sonra yaptığı tek bir şey var! Yayın yasağı…

ABD, boşuna ABD değil!

Adamlar daha iki gün önce açıklama yaptı Türkiye’deki vatandaşlarına. Neydi o açıklama, mesaj?

“Ankara’da Bahçelievler çevresinde bulunmayın, dikkat edin!”

Daha ne desin bu sevimli (!) ABD!..

Adam istihbarat edinmiş ve vatandaşına demiş ki “Türkiye’de her an bir b*k olabilir, orası güvenli değil; opera, bale salonuna girer gibi Türkiye’ye girmeyin!”

Hay ağzını öpeyim kapitalist, sömürgeci, uluslararası terör taşıyıcısı, emperyalist ABD!..

İlgili yazılar

Ankara Kızılay’da büyük patlama oldu

Önceki yazıAnkara Kızılay’da büyük patlama oldu
Sonraki yazıAnkara terör saldırısında son durum
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…