Terör Türk Futbol dünyasına da darbe vurdu

Terör, Türkiye’de çalışan profesyonel sporcu ve çalıştırıcıları kaygılandırıyor. Türkiye sahalarının cazibesi kaldı mı? Yüksek ücret politikası önümüzdeki sezon yabancı yıldızları ikna etmeye yetecek mi?

Terör

Ortadoğu’daki huzursuz ortamın ülkemiz üzerindeki acı dolu etkileri 13 Mart Pazar günü bir kere daha hissedildi. Ankara”da teröristler tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısı sonucunda 35 kişi yaşamını yitirirken, 19’u ağır olmak kaydıyla 125 kişi yaralandı. Kızılay’ı kana bulayan hain patlamada yaşamını yitiren insanlarımız içerisinde Galatasaraylı milli futbolcu Umut Bulut’un babası da vardı. Ünlü sporcunun yaşadığı büyük acı Türkiye’de çalışan yabancı sporcu ve çalıştırıcıların endişe duymasına neden oldu.

Fenerbahçe’nin Portekizli teknik direktörü Vitor Pereira terör eyleminin gerçekleştiği gün oynanan Kayserispor maçının ardından Hiçbirimizin ailesi güvenli değil bu şartlar altında. Kafamda değer mi burada, bu şekilde devam etmeye? sorusu var.” şeklinde konuştu. Galatasaraylı futbolcu Wesley Sneijder ise 13 Mart’ta gerçekleşen terör olayının kendi üzerinde yarattığı etkiyi “Enteresan bir haftayı geride bıraktık. İnsan tabii ki etkileniyor. Ailemin sıkıntı yaşamasını istemiyorum. Kim ister ki? Hep diyorum, ben burayı çok seviyorum. Oğlum, İstanbul’da doğdu. Fakat tehlikenin ne kadar yaklaştığını da bizzat Ankara’da yaşadık.” şeklinde dile getirdi.

Türkiye yıldızlar tarafından tercih edilen bir ülke değildir

vp

Türkiye’nin sosyal yaşam koşullarının gelişmiş ülkelerinkinden düşük olması ve Türk futbol liglerinin teknik kalite, kurumsallık ve tesisleşme açısından lider ülkelere kıyasla yetersiz kalması nedeniyle, ülkemiz yıldız sporcular tarafından kariyerlerinin parlak dönemlerinde tercih edilmediği futbolseverler tarafından bilinir. Genç oyuncular Avrupa’nın üst düzey liglerinden daha iyi teklifler alamadıkları takdirde Türkiye’ye sıcak bakarlar. Emekli yıldızlar ise yaşlarının ilerlemesi nedeniyle üst düzey liglerde yer bulmakta güçlük çektiklerini görünce, yüksek ücret ödendiği takdirde Türk kulüplerinden gelen teklifleri değerlendirmeye alırlar.

Transfer teklifi yapılan yabancı sporcu ve çalıştırıcıların ikna sürecinde, eş ve ailelerin görüşünün çok etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Ailevi duruma ek olarak kariyer hedefi ve teklif edilen ücret de son derece etkilidir. Türkiye’nin sosyal koşullarını kendileri ve çocukları için yetersiz bulan eşler Türkiye’de yaşamak istemediklerinde transfer suya düşer. Ayrıca, Avrupa”nın prestiji yüksek, köklü bir takımında forma giymek futbolcunun kariyeri açısından daha ümit verici bir gelecek vadeder.

wesley sneijderEn geçerli ikna yöntemlerinden birisi olan yüksek ücret politikası, bir sporcu veya çalıştırıcının kendisinin ve ailesinin yaşam güvenliğini ikinci plana atıp profesyonel spor yaşamını Türkiye’de sürdürmesini sağlar mı? Vitor Pereira ve Wesley Sneijder’in yaptığı açıklamalar bu sorunun yanıtının olumsuz olduğunu gösteriyor.

Artık, ikna sürecine “terör eylemlerinin sanıldığı kadar korkutucu olmadığı” şeklinde bir açıklama da eklenmesi gerekecek ki, son bir yılda gerçekleştirilen eylem sayısına ve eylemlerin neden olduğu kayıplara göz attığımızda, elinde daha iyi bir seçenek olan tüm çalıştırıcı ve sporcuların Türkiye’den gelen transfer tekliflerini geri çevireceklerini düşünmek son derece mantıklı görünüyor.

Terörün ana amaçlarından birisinin tedirginlik yaratmak ve insanları sosyal yaşamdan uzaklaştırmak olduğu gerçeği üzerinden konuya yaklaştığımızda, terör örgütlerinin Türkiye’de spor yapan yabancı sporcu ve çalıştırıcılar üzerinde olumsuz etki uyandırmayı başardıkları sonucuna varabiliriz. Spor dünyasında yaşanan etkiler, önem sıralamasında alt sıralarda kaldığı için küçümsenmemeli, domino taşı etkisi dikkate alınarak Türk spor dünyasının saygınlığı ve dış ülkelerdeki imajının korunmasına gayret edilmelidir.

Ayrıca, yetkili organlar spor dünyamızda gözlemlenen bu kaygının sosyal yaşamın diğer parçalarına sıçramasına da engel olmalıdır. Türkiye, bölgenin en güçlü ve en büyük ülkesidir. Terör örgütlerinin üstesinden gelecek olanağa da fazlasıyla sahiptir. 19 Mayıs 1919″da Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde bir araya gelen Türk halkı çok daha büyük zorlukları aşmış, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra dış dünyada hayranlık uyandıran birçok ilki başarmıştır. Sporun birleştirici gücü, bugünkü zorlukların aşılması doğrultusunda araç olarak kullanılabilir. Türk gençleri bir araya gelip ülkelerine sahip çıktıkları takdirde çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur.