Sık seyahat edenler daha toleranslı ve açık görüşlü

Araştırmaya göre sık seyahat edenler daha açık fikirli ve daha toleranslı hale geliyor. Aynı zamanda sıkça yollara düşenler, farklı ülkelerden insanlara daha fazla güveniyor.

Araştırmaya göre sık seyahat edenler daha açık fikirli ve daha toleranslı hale geliyor. Aynı zamanda sıkça yollara düşenler, farklı ülkelerden insanlara daha fazla güveniyor.

Momondo’nun yaptığı “Seyahatin Değeri” araştırması, ‘seyahat’ ile açık görüşlülük ve güven duygusu arasındaki ilişkinin gücünü ortaya koyuyor. Türkiye dahil 18 ülkeden yaklaşık 7 bin 300 kişinin katıldığı araştırmanın ilk sonuçlarına göre, seyahat etmek ciddi ölçüde daha toleranslı ve açık görüşlü olmamızı, başkalarına daha fazla güvenmemizi sağlıyor.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçları şöyle:

  • Sık gezenler, cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir düzeyi fark etmeksizin, daha az yolculuk yapanlara göre daha açık görüşlü hale geliyor, tanımadıkları kişilere daha fazla güveniyor.
  • Katılımcıların yüzde 76’sı, seyahat etmenin, kendilerini “farklı olana” karşı daha toleranslı yaptığını söylüyor.
  • Katılımcıların yüzde 75’i ise, ziyaret ettikleri ülkelerdeki insanlara karşı daha hoş görülü yaklaştıklarını ifade ediyor.
  • Yine katılımcıların yüzde 76’sı, ‘seyahat’ sayesinde genel olarak tüm kültürlere karşı daha açık fikirli hale geldiklerine inanıyor.
  • Araştırmaya katılanların yüzde 48’i, bundan beş yıl öncesiyle kıyaslandığında insanların farklı kültürlere göre daha az toleranslı oldukları konusunda hemfikir. Sadece yüzde 16’lık bir bölüm bu fikre katılmıyor.

Seyahat ve güven ilişkisi üzerine ilk büyük araştırma

Loading...

Konuyla ilgili bir açıklama yapan momondo Halkla İlişkiler Müdürü Lasse Skole Hansen, “İnsanlara duyduğumuz güveni ve ne kadar açık fikirli olduğumuzu belirleyen birçok farklı faktör bulunuyor. Ancak örneğin ‘Çok seyahat eden mi, iyi eğitimli olan mı karşısındakilere daha fazla güven duyar?’ sorusuna sorduğumuzda, çok seyahat etmenin güven duygusunu çok daha fazla pekiştirdiğini görüyoruz” diyor ve ekliyor: “Bu da çok seyahat etmek ile insanlara güvenmek arasında yakın bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor.”


Hansen, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Nitekim Stanford Üniversitesi’nin araştırması dahil, daha önce yapılan birçok akademik çalışma da insanların yabancılara karşı açık fikirli olmasıyla sık sık yolculuk yapmak arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Ancak hiçbiri momondo’nun araştırması kadar geniş kapsamlı ve doğrudan bu konuyu araştırmaya yönelik değildi. Bu raporda seyahatin pozitif etkisine ve çok önemli bir konu olduğuna inandığımız farklı kültürler arasındaki bariyerleri yıkabilme potansiyeline odaklanıyoruz. Küresel araştırmamıza katılanların neredeyse yarısı, beş yıl öncesine kıyasla günümüzde insanların yabancı kültürlere karşı daha az toleranslı olduğunu düşünüyor.”

Prof. Dr. Nilüfer Narlı: Seyahat etmek zihinlerdeki kilitleri açıyor!

“Seyahatin Değeri” araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise şöyle konuştu: “Ünlü edebiyatçı Jorge Luis Borges, ‘Anlar’ adlı şiirinde yaşamaya yeniden başlayabilseydi, daha fazla gezi yapabileceğini söylüyor: “Seyahat ederdim daha fazla”, “Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim”, “Görmediğim bir çok yere giderdim”. Seyahat etmek, insanın kendini tanımasını sağladığı kadar, farklı insanları ve kültürleri tanımasına da vesile oluyor. Farklıkları keşfetmek insanların zihinlerindeki kilitleri açıyor, duvarlarını yıkıyor ve meraklarını kamçılıyor. İşte bu nedenle, seyahat eden kişinin bilgisi, hoşgörüsü ve iletişim becerileri gelişiyor.”

Cennetten kaçış: Yurt dışında tatil neden daha cazip?