Türkiye’de 11 banka vergi dışı 142 milyar TL yönetiyor

Panama Belgeleri ile 11,5 milyon belgenin deşifre edilmesinin ardından Derin Ekonomi dergisi, vergi cennetleri olarak bilinen Lüksemburg, Malta ve Bahreyn’deki hesaplarda 11 Türk bankasının 142 milyar lirayı yönettiğini iddia etti.

Türkiye'de 11 banka vergi dışı 142 milyar TL yönetiyor

Derin Ekonomi Dergisi’nde yayımlanan yazıya göre; bu tutar, Türkiye’nin GSMH’sinin yüzde 5’inden biraz daha fazla bir rakama tekabül ediyor. Borsa İstanbul’da işlem gören pek çok şirketin de off shore’de bulunan bağlı şirketleri var.

Dünya ticaretinde bir yılda oluşan küresel para trafiği 72 trilyon dolar. Bunun yarısı da off shore merkezlerinde dönüyor. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) yayınladığı Panama belgelerine göre, bu operasyonunun finansal destekçileri arasında, George Soros, ABD Hazine Bakanlığı, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler bulunuyor.

Bu nedenle belgeleri sızdırmanın iki amacı olduğu anlaşılıyor.

Birincisi; Orta ve büyük ölçekli şirketlerin vergi kaçırması nedeniyle ABD, İngiltere, Almanya gibi devletlerin azalan vergi gelirleri.

İkinci neden; Tek kutuplu dünyada güvenlik ve ekonomik hegemonyasını pekiştirmek isteyen ABD’nin, kendi kontrol alanındaki menfaatlerine zarar vermeye başlayan ülkelere ve siyasi liderlere karşı yürüttüğü düşük yoğunluklu finansal savaş.

Vergiden kaçınan Türkler; “vergi barışı” kampanyası

Devletler vergi toplayamadığında, vergi yükü büyük şirketlerden milyonlarca işçi ve memurun omuzlarına geçiyor. Türkiye geçmişte bu parayı getirmek için iki kez “vergi barışı” kampanyası düzenledi. 2009’daki kampanyada 48 milyar lira kayıt altına alındı; 1,9 milyar lira vergi geliri elde edildi. Ancak vergiden kaçınanların sayısı hiç de küçümsenecek gibi değil. Mali Suçları Araştırma Komisyonu (MASAK) yıllık raporlarına göre ABD 2015’te Türkiye’den 10 bin 98 kişi ve şirket hakkında bilgi talebinde bulundu. Panama belgelerindeki Türkler konusunun, Maliye Bakanlığını harekete geçirdiği de belirtiliyor.

“Asıl savaş merkez ülkeler arasında yaşanmaktadır ve daha da büyüyecektir”

Panama Belgeleri’yle deşifre edilen hesapları yazısında değerlendiren Yeni Şafak Gazetesi ve Derin Ekonomi Dergisi Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, bunun dünyadaki örgütlü savaşın küçük bir sahnesi olduğunu hatırlattı. Analizinde, “Asıl savaş merkez ülkeler arasında yaşanmaktadır ve daha da büyüyecektir” açıklamasıyla vurgu yapan Karagül, “Suudilerle ABD arasındaki 100 milyarlarca dolarlık para kavgası, küresel ölçekte devam eden örtülü ekonomik savaşın sadece bir kısmıdır. ‘Merkez’in kontrolü konusunda ABD öndedir, ancak hep önde olamayacaktır. Çok kısa zaman içinde Merkez’deki savaşların kaybedeninin sadece bölge ülkeleri olmayacağını da göreceğiz. Ancak cephe orası olsa bile, ortada bir dünya savaşı vardır. Soğuk Savaş’tan hemen sonra başlamıştır. 11 Eylül, belki de bu savaşın ilan edilişi olmuştur” şeklinde ifade etti.

Gizemli yapının mimarları

Kesin gizlilik prensibiyle çalışan finansal endüstrinin ayakta durmasını, küreselleşmesini sağlayan üç temel saç ayağı bulunuyor.

1. Visa, MasterCard, Cirrus, Axxess gibi kredi kartı şirketleri.

2. HSBC, Barclays, Standard Chartered, UBS gibi uluslararası ve yerel bankalar.

3. PWC, KPMG, E&Y ve Deloitte büyük denetim şirketleri ile offshore şirketleri konusunda hukuki ve finansal aracılık hizmeti veren Londra gibi merkezlerde ya da offshore ülkelerinde kurulu danışmanlık firmaları.

Panama Leaks’i yayınlamayı reddeden Türk medya kuruluşu kim?

11.5 milyon belge arasında Türkiye hakkındaki belgelerin henüz hiçbirine dokunulamadı, ne çıkacağı bilinmiyor. Bunu ICIJ Başkanı Gerard Ryle söylüyor. Türkiye belgelerini yayınlamama gerekçesi olarak, Türkiye’den bazı medya kuruluşlarıyla irtibata geçtiklerini ancak söz konusu Türk medya şirketinin kendileriyle çalışmayı reddettiğini açıkladı.

Ryle, “Türkiye hakkında belgeler açıklayacak mısınız?” şeklindeki soruyu ise “Hayır, Türkiye hakkında haber yapmayacağız” şeklinde cevapladı. Derin Ekonomi’nin; Türkiye hakkında yapılacak sızıntıyı yayınlamayı reddeden Türk medya kuruluşunun hangisi olduğuna ilişkin soruya Ryle henüz cevap vermedi.

Vergiden kaçınmanın 15 yolu

  1. Leasing anlaşmaları.
  2. Yurtdışındaki grup şirketinden borçlanmak.
  3. Acente Anlaşması yapmak.
  4. Grup şirketleri arasında ticari aktivite sağlamak.
  5. Yurtdışındaki inşaat işlerine tedarikler.
  6. Borsada yabancı görünümlü hisse senedi ve tahvil alım satımı.
  7. Fikri mülkiyet, marka hakları ve bayiler adına ülke dışına yapılan ödemeler.
  8. Sigortacılık faaliyetlerine para transferi.
  9. İhracat İthalat işlemlerinde kârı vergisiz ülkede bırakma operasyonu.
  10. Kâr payı ödemelerinde vergiden kaçınma.
  11. Offshore’da şirket birleşmeleri ve satın alma.
  12. Proje hizmetleri ve Ar-Ge Ödemelerini Offshore’a kanalize etme.
  13. Lojistik firmaları aracılığıyla aktarımlar.
  14. Yurtdışında imalat yaptırma.
  15. Kurumsal yapılanma yöntemi.

Sır ise örtülü kâr transferinde; Temel hedef, vergiye esas teşkil edecek gelir kalemini mümkün mertebe azaltmak.

Şirketler vergiden kaçınabilmek amacıyla, satış gelirlerinden elde ettikleri kazancı, Gelir Tablosunun en başında yer alan Satış Gelirleri ile Vergi Öncesi Kar / Zarar kalemi arasında yer alan diğer kalemler arasında buharlaştırmak zorunda. Aksi halde vergiden kaçınması mümkün değil. Temel hedef, vergiye esas teşkil edecek gelir kalemini mümkün mertebe azaltmak. Bunun için en sık kullanılan yöntem ise, yurtdışından yapılan mal ve hizmet tedariğini, şirketin off shore merkezlerinde kurmuş olduğu grup şirketleri aracılığıyla yapması.

8 adımda vergiden kaçınma ya da vergi kaçırma

Adım 1: Türkiye’de merkezli A Şirketi Afrika’dan hammadde satın alacak.

Adım 2: A şirketinin sermayedarı olan Ticari Grup, vergilerin sıfır olduğu Panama’da B adında ve Hollanda’da C adında 2 tane offshore şirketi kurar.

Adım 3: B şirketi Afrika’dan 10 milyon dolara hammadde satın alır.

Adım 4: B şirketi Afrika’dan 10 milyon dolara satın aldığı hammaddeyi Hollanda’da kurulu diğer bir grup şirketi olan C’ye 20 milyon dolara satar.

Adım 5: Hollanda’daki C şirketi aynı hammaddeyi Türkiye’deki ana şirket olan A’ya aynı fiyata, yani 20 milyon dolara satar.


Adım 6: A şirketi 20 milyon dolara mal ettiği hammaddeyi işleyerek iç pazarda 22 milyon dolara satar,

Adım 7: A şirketinin bilançosunda malın maliyeti 20 milyon dolar, satış bedeli ise 22 milyon dolar olacağından vergiye esas olan kazancı (kârı) 2 milyon dolar olarak belirlenir.

Adım 8: A, B,C şirketlerinin gerçek sahibi olan Ticari Grup bu operasyon sonucunda 10 milyon dolara satın aldığı hammaddeyi 22 milyon dolara satarken aradaki 12 milyon dolarlık farkın Türkiye’deki vergi otoritesine ise sadece 2 milyon dolarlık kâr beyan etmiş. Eğer, Türkiye’de kurulu A şirketi hammaddeyi Afrika’dan doğrudan kendisi 10 milyon dolara satın alıp 22 milyon dolara satmış olsaydı, Türkiye’ye 12 milyon dolarlık kâr beyan edecekti. Ancak offshore’da kurduğu B ve C şirketlerini sayesinde Türkiye’deki ana şirketin elde ettiği kârın 10 milyon dolarını Türkiye dışındaki vergi cennetinde bıraktığı için vergiden kaçınmış oldu ya da dünyada oluşan yeni yeni yaklaşıma göre vergi kaçırmış oldu.