Brexit Referandumu: Brexit FED’in faiz artışını engeller mi?

Piyasalar bugün FED’in yapacağı faiz kararına odaklandı. Bu yıl için 4 faiz artışı öngören ancak bu güne kadar bunu yalnızca bir defa gerçekleştirebilen FED’in elini, küresel risklerin daralttığı biliniyor. Düşük büyüme, terör gibi konuların yanı sıra bu akşam faiz kararını açıklayacak FED için en önemli konulardan biri de İngiltere’nin Avrupa’dan çıkıp çıkmayacağı konusu yani “Brexit referandumu” oluşturuyor. Peki Brexit oylamasından ne bekleniyor? Piyasalar süreçten nasıl etkilenecek?

Brexit Referandumu: Brexit FED'in faiz artışını engeller mi?
Janet Yellen

Destek Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdürü Murat Tufan değerlendirdi.

Brexit süreci kolay olmayacak

Küresel piyasalar son zamanlarda İngiltere’nin 23 Haziran günü gerçekleştireceği referandumun olası sonuçlarını fiyatlamaya başladı. Guardian gazetesinin son anketine göre bölgeden ayrılmasını isteyenlerin oranı % 53, kalması yönünde oy kullananlar ise % 47 olarak görülüyor. Bölgeden ayrılmak isteyenlerinin oranı artması piyasaları oldukça tedirgin etti. Riskli varlık olarak adlandırabileceğimiz hisse senetleri piyasasından kaçış yaşanırken güvenli varlık olan tahvillere yönelişin hızlandığını görüyoruz. Almanya 10 yıllık tahvil faiz oranları rekor düşük seviyelere gerileyerek getirisi negatif oldu. Görüldüğü gibi piyasalar Brexit senaryosunu fiyatlıyor ancak İngiltere’nin Avrupa Birliğinden ayrılma süreci çok kolay olmayacak gibi görünüyor.


Referandum olumsuz sonuçlanması halinde Avrupa Birliği yasasına göre bölgeden ayrılmak mümkün. Ancak ayrılma süresi için öngörülen en kısa süre 2 yıldır. Bu 2 yıl süresince İngiltere Avrupa Birliği anlaşmasına ve yasalarına sadık kalmaya devam edecek ancak Avrupa Birliği’nin herhangi bir karar alma sürecinde yer almayacak. Aynı zamanda Brexit’in olabilmesi için İngiltere parlamentosunun da kendi içinde bu kararı onaylaması gerekecektir. Parlamento içinde çoğunluğun İngiltere’nin bölgeden ayrılmasını istemiyor. Bu da düşükte olsa referandum kararının parlamento tarafından onaylanmamasına neden olabilir. Böyle bir senaryo da muhafazakar parlamento üyeleri genel seçim talep edip, İngiltere’yi Avrupa Birliği’nde tutacak bir partiyi destekleyebilir. Bu durumun gerçekleşmesi için parlamento üyelerinin 3’te 2’si genel seçimin 2020 yılından daha önce yapılması yönünde oy kullanmalıdır. Özetle, Brexit’in gerçekleşmesi halinde siyasi anlamda da önemli bir süreç devam edecektir.

Brexit piyasaları olumsuz etkiler

Piyasalar ise böyle bir kararı olumsuz fiyatlayacaktır. İngiltere’nin Avrupa Bölgesi’nden ayrılması halinde hisse senedi piyasalarında sert satışlar yaşanabilir. Bununla beraber gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kayıplarına hızlandırdığını görebiliriz. Brexit sürecinin gerçekleşmesi halinde TL varlıkları olumsuz etkilenebilir. BIST100 endeksi küresel satış baskısıyla birlikte 70000 seviyelerine doğru gerileyebilir. Dolar TL ise yeniden gözünü 3 ve üzerine dikebilir. İngiliz sterlini ise küresel olarak değer kaybını daha da hızlandıracaktır GBPUSD paritesi son 30 yılın en düşük seviyesi olan 1,35 bölgesine yönelmek isteyebilir. Aynı zamanda İngiltere’nin dış ticaret hacminin daralması ekonominin resesyona yönelmesine neden olacaktır. Bu da İngiltere’ye yapılan yatırımların olumsuz etkileneceği anlamına gelebilecektir.

Avrupa’da domino etkisine yol açabilir

Brexit’in gerçekleşmesindeki en büyük tehlikelerden biri Avrupa’da bir domino etkisi yaratma ihtimali olarak karşımıza çıkyor. AB ile ilgili bu olumsuz algıdan Yunansitan, İspanya ve Fransa’nın da etkilenebileceği belirtiliyor. Dolayısıyla İngiltere’den gelecek olası “ayrılmaya evet” cevabı Avrupa’da Brexit, Spexit, Grexit ve Frexit’in biraraya geldiği bir kaos ortamı da yaratabilir. Ancak bizim ana senaryomuz İngiltere’nin bölgede kalacağına yönelik şekilleniyor. Yine de belirtmek gerekir ki önümüzdeki süreçte Avrupa Birliği’ndeki mülteci sorunu, terör saldırıları gibi konular nedeniyle artan endişe piyasaların sürekli tetikte kalmasına neden olacaktır.