Petrol kuyusu azalıyor; üretim artıyor

Petrol kuyusu sayısı 2013 yılından bu yana yüzde 73 azaldı ancak ABD ham petrol üretim gücünü korudu. Petrol sektörü üzerindeki kara bulutlar henüz dağılmadı. Jeopolitik riskler bir süre daha petrol fiyatlarında belirleyici güç olmaya devam edecek.

Petrol kuyusu azalıyor; üretim artıyor

Petrol kuyusu 3 yılda yüzde 73 azaldı

Her ay küresel petrol ve gaz piyasalarındaki gelişmeleri analiz eden KPMG Türkiye’nin çalışmasından dikkat çekici başlıklar şöyle:

• Petrol kuyusu sayısı 2013’ten bu yana yüzde 73 azaldı ama ABD ham petrol üretim gücünü korudu. Baker Hughes’un verilerine göre, petrol çıkarma ve petrol hizmetleri sektörünün en önemli ticari göstergelerinden biri olan ABD’deki petrol kuyusu sayısı Aralık 2014’ten itibaren azalmaya başladı. Şu anda petrol kuyusu sayısı Kasım 2009’dan bu yana en düşük seviyede. Ham petrol üretimi ise Haziran 2015’e kadar artmaya devam etti. Mart 2016 itibarıyla geçen yıl ulaşılan zirveye kıyasla sadece yüzde 6 azaldı.

• Petrol kuyusu sayısındaki keskin düşüşe ve çok sayıda Kuzey Amerikalı kaya petrolü üreticisinin iflas etmesine rağmen ham petrol üretim seviyeleri şaşırtıcı bir şekilde güçlü kaldı. Diğer taraftan, petrol üretimi merkezlerindeki kesintisiz rekabet, ABD’nin yüksek miktarda ham petrol üretimi ve umut vermeyen küresel ekonomi, uluslararası ham petrol fiyatlarının belirlenmesinde etkili oluyor.

• Ham petrol fiyatları Mart ayının başında üç aylık dönemin en yüksek seviyesine çıkarak daralan arz karşısında canlandı.

• OPEC ham petrol üretimi, İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve sevkiyatın ciddi oranda artmasına rağmen Irak, Nijerya ve BAE’nin yaşadığı kayıplarla birlikte Şubat ayında 90 bin varil/gün azalarak 32,61 milyon varil/gün’lük güçlü bir seviyeye geriledi. OPEC’in en büyük üreticisi olan Suudi Arabistan, arzları istikrarlı bir seviyede tutuyor.

• Dünya rafineri üretimlerinin 2016’nın ilk çeyreğinde 79,1 milyon varil/gün seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum OECD rafineri üretiminin zayıfladığını ve ilk çeyrekte bir zirve kayması yaşanacağını gösteriyor. 2015’in son çeyreğinde yıllık büyüme, stok birikimlerinin arasında ve dünya petrol talebindeki büyümenin yavaşlamasıyla birlikte 1 milyon varil/gün değerinin altına düştü.

• OPEC’in aylık raporunda, ham petrole duyulan talep artışına dair genel tahminin 2016’da günlük 1,25 milyon varil seviyesinde kalarak değişmeyeceği öngörülüyor. OPEC dışındaki üreticilerden gelen, ‘arzın 700.000 düşeceği’ne dair tahmin daha şüpheli bir duruma girdi.

• Başta ABD ve Çin olmak üzere talep artışındaki keskin yavaşlamalar, küresel büyümeyi bir önceki yıla kıyasla 2015’in dördüncü çeyreğinde 1,2 milyon varil/gün seviyesine düşürerek, 2015’in üçüncü çeyreğindeki – beş yılın neredeyse en yüksek seviyesi olan – 2,3 milyon varil/gün’ün oldukça altına itti. 2016 için yaklaşık 1,2 milyon varil/gün artışı tahmin ediliyor.

• Brent tahminlerinde, tahmin dönemi boyunca son aydan bu yana pek hareket görülmedi. Analistler 2017’de piyasanın dengelenmesinden önce arz yönündeki tehditlerin 2016’da devam edeceğini ve sermaye giderleri kesintilerinin ve düşük atıl kapasitenin Brent’i desteklemesiyle, orta vadede fiyatların eski haline geri döneceğini öngörüyor. Artan stokların yarattığı tehdit, artan OPEC arzı ve küresel ekonomideki muhtemel talep düşüşü ciddi risk alanları olarak görülüyor.

• Gazda ise Henry Hub tahminleri, geçtiğimiz aydan bu yana çok az değişti. Pazarda arz fazlası yaşanıyor ve bunun yakın gelecekte devam edeceği öngörülüyor. Rekora ulaşan stok seviyeleri, 2016 yılında yavaşlayan arz artışı ve yüksek gaz talebinin önüne geçerek büyüyen stok fazlalığıyla birlikte gaz fiyatları üzerinde tehdit unsuru olacak.

Türkiye’nin yeni enerji kaynağı kaya gazı mı?