Başbakan Yıldırım: 15 Temmuz demokrasi bayramıdır

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile kameraların karşısına geçti. Başbakan, 15 Temmuz’un bir demokrasi bayramı olduğunu belirtti.

Başbakan Yıldırım: 15 Temmuz demokrasi bayramıdır

Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin bilançosunu açıkladı. Şu ana kadar 161 şehit ve 1440 yaralı olduğunu, 2839 askerin ise gözaltına alındığı söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım’a Çankaya Köşkü’nde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ eşlik etti. İşte Başbakan’ın açıklamasından satır başları:

Sevgili vatandaşlarım, aziz milletim. 15 Temmuz Cuma gecesi Türk demokrasisi için kara bir lekedir.

Akşam darbe girişiminde bulunan paralel terör çetesine karşı demokrasi nöbeti tutan, sabah da normal hayatına dönen asil milletin adı Türk Milleti’dir.

Milletimin bütün fertlerine bayraklarıyla meydanlara koşan, bu paralel terör çetesine karşı dimdik ayakta duran bütün milletimin alnından öpüyorum.

15 Temmuz artık demokrasimizin bayramı olmuştur

Ay yıldızlı bayraklarını dalgalandırarak terör çetesine en güzel cevabı vermişlerdir. 15 Temmuz artık demokrasimizin bayramı olmuştur. Bu darbe girişiminde hayatını kaybeden güvenlik güçlerimiz, polisimiz, sivil vatandaşlarımı rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum.

Yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyor, yaralılara şifa diliyorum. Kahramanca savaşan güvenlik güçlerimizin alınlarından öpüyor. Milletimizle birlikte büyük bir belayı defettik.

Bu kalkışma Türk silahlı Kuvvetleri’nin emir kumanda hiyerarşisi ile olan bir kalkışma değil TSK içindeki paralel terör yapılanmasının bir kalkışmasıdır.

Bu alçakça girişime prim vermeyen komutanlarımızı ayrıca tebrik ediyorum. Olayın olduğun ilk andan itibaren meydanları doldular vatandaşlarımız, siyasi parti taraftarlarına da teşekkür ediyorum.

Özellikle kahramanca çarpışarak bu belayı def eden özel kuvvetlerimizi, polisimizi milletimiz adına kutluyorum. Bu yaşadığımız olay bir şeyi Türk Milleti’nin demokrasi konusunda ne kadar engin bir tecrübeye sahip olduğunu, demokrasinin ve milli iradenin ne kadar ülkemizin bağımsızlığı için önemli olduğunu bir kez daha bütün dünya gördü.

Paralel çete mensupları artık yüce Türk Adaleti’nin elindedir

Hele hele köprüyü kesen, yolları kesen, tankların önüne yatan, canını bu uğurda veren aziz şehitlerimizi bu büyük millet asla ve asla unutmayacaktır. Bu zor günümüzde bizleri arayan dost ülkelere de teşekkür ediyoruz. Bu paralel çete mensupları artık yüce Türk Adaleti’nin elindedir.

Müstahak oldukları her türlü cezayı göreceklerdir. Milletimiz bu olayda çok büyük bir basiret göstermiştir ve bu basiret milli iradenin, demokrasinin kesintiye uğramasının önüne geçmiştir. Bu kalkışmayı yapanlar bir kez daha şu gerçeği anlamalıdır.

Hiç kimse bu büyük milletin iradesiyle, demokrasi aşkıyla, özgürlük umdesiyle boy ölçüşemez. Vatandaşlarımızın bugün normal hayata dönmesi de erdeminin bir göstergesidir. Devletin silahıyla, bombasıyla, uçağıyla, helikopteriyle bu ülkenin insanının üzerine ateş açanlar PKK teröründen daha aşağılık bir terör örgütüdür.

Tankların önüne çıkarak hayatını ülke için, bayrak için, bağımsızlık için veren bütün şehitlerimi rahmetle anıyorum.


Maalesef bu kalkışma bastırılmıştır ancak toplam 161 şehidimiz vardır. 1440 yaralımız vardır. Bu aşağılık kalkışmaya karışan şu ana kadar 2839 çeşitli rütbede subay, asker gözaltına alınmıştır.

Üst düzey rütbeliler de mevcuttur. Bir belayı büyük millet basiretiyle defetmiştir. Olayın başından beri Başkomutanımız Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu memleket sevdası ve basiretiyle halkımızla bir olarak, beraber olarak, kenetlenerek bu belanın üstesinden geldik. Belki dünya tarihinde emsali, bu kadar orantısız güce karşılık emsali görülmeyecek bir başarıyı yaşatan rabbime hamd ediyorum.

Basın kuruluşlarımız, medyamız bu olayda çok büyük bir vatanseverlik ve basiret örneği ortaya koymuşlardır. Başta siyasi parti liderleri olmak üzere bütün siyasi parti taraftarları da, sivil toplum kuruluşları da görüş ve düşünce farklılıklarını bir tarafa bırakarak bayrağımızı tankların tepesine dikmeyi bırakmıştır.