Keşke AKP’li olsaydık!

AKP’li olmak ne güzel! Düşünmüyorsunuz, sormuyor, sorgulamıyorsunuz… Sizin yerinize düşünen birileri var; sizin yerinize soran, sorgulayan birileri var… “Adam kul hakkı yedi” diyorsunuz; “Olsun!” diyor. Adama “Senin sülalene küfür ediyorlar” diyorsun. “Benim sülalem” diyor! İşte AKP’nin oluşturduğu bir toplum…

Keşke AKP'li olsaydık!

Keşke AKP’li Olsaydık!

Ne güzel olurdu değil mi?

AKP’li gibi olsaydık, onlar gibi düşünüp onlar gibi kararlar alsaydık.

Düşünsenize; hiçbir şeyi sorgulamıyor, hiçbir olanı önemsemiyorsunuz.

Neşet Ertaş’ın fukaralık yıllarındaki söylediği bir söz gibi sanki hayat onlar için “Gelene ağam, gidene paşam…”

Ne güzel bir hayat yaşıyorsunuz.

Siz düşünmüyorsunuz; sizin yerinize düşünen birileri var.

Siz sormuyorsunuz; sizin yerinize birileri soruyor.

Siz görmüyorsunuz; sizin yerinize birileri görüyor.

İnat ediyor birileri ve “Kararlarınızı alırken düşünün, anlamaya çalışın!” diyorsun. Onlar “Yok, öyle takdir edilmişse; bize, ona boyun eğmek düşer!” diyorlar…

AKP’li seçmenin içinde de bazı AKP’li milletvekilleri gibi tam biatçı insanlar var! AKP’li seçmen öyle olmuş çok mu?..

Sonra mı?..

Geleceği, gelecek nesilleri düşünmüyorsunuz.

Ülke yangın yerine dönüyor, umursamıyor, hala muhalefeti suçluyorsunuz.

Ülkede bilmem kaç tane patlama olmuş, yüzlerce can yitip gitmiş, sen hala eğlence programları ile vur patlasın çal oynasın diyorsun.

Adamlar birbirlerini “Parsel parsel sattı memleketi!” diye suçluyorlar, sen hala seyirci kalıyorsun.

Adamlar işini yürütüyor be kardeşim, onlara da helal olsun!

Adamlar yalan söylüyor; eviriyorlar, çeviriyorlar bu halkı kandırıyorlar.

AKP’li de kanıyor ama…

Oh ne ala memleket!

Halk açlıkla boğuşurken, İslam ‘israf haram’ derken, koca bilmem kaç odalı bir saray yapılıyor; bizim AKP’liler bir anda İslam’ı bir kenara bırakıp “Saray gerekliydi” diyorlar.

Adamlar, kendi iş adamlarına teker teker devlet arazilerini peşkeş çekiyorlar, kendi yandaş iş adamlarını daha zengin yapıyorlar, tabiri caizse kendi zenginlerini yaratıyorlar. Okumayan AKP’liler “Sana ne kardeşim; adam senin cebinden mi çalıyor?” diyorlar.

Ya da “Öncekiler çaldı; bunlar da çalıyor. Olsun, ama bunlar dindar” diyorlar.

“Ama nerede kaldı İslam?” diyorsun…

Devletin arazisinden çalanı Hz. Muhammed bile “Onun cenaze namazını kılmam!” diyor.

O zaman İslam’ı, Allah’ın kelamını, Hz. Muhammed’in sözlerini, sünnetini ne yapacağız?

Olsun, onlar Müslüman!..

Ah ne güzel şu yeşil şey!

Kağıttan ama sesi bile yetiyor değil mi?..

“Kul hakkı en büyük günah değil mi?” diye soruyorsun bir AKP’liye…

Adam önce hiddetleniyor; “Hani kanıtla, söz bir daha oy vermeyeceğim!” diyor.

Kanıtlıyorsun, “Buna mı inanacağım?” diyor.

Diyorsun ki; “Milletin cebine girecek parayı, kendi yandaş iş adamlarına pay ediyorlar, adamların vergilerini bir kalemde siliyorlar, hem de milyonlarca lirayı…” diyorsun. “Olsun, onlar Allah adına, İslam adına yapıyorlar” diyor…

“IŞİD de Allah adına kafa kesiyor!” diyorsun, “O başka!” diyor…

Hakikaten ne güzel, içmeden bu kafayı yaşıyorsun. Doğru ya milli içkimiz ayran değil mi? O yüzden uyku etkisi yapıyor ve mışıl mışıl insanı uyutuyor.

Adamların, adamlarından biri diyor ki; “Bu milletin a… koyacağız!”

Bre deyyus, senin hiç mi anan yok, bacın yok; anne yarısı dediğin teyzen de mi yok da bu lafı yüce Türk milletine söylüyorsun?!

Halkına küfür ettiren bir zihniyet var karşınızda!..

Bu millet ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün övgü dolu sözlerine mazhar olmuş yüce bir millet!..

Bu ülkenin çağdaş insanları olarak senden özür diliyoruz, “Büyük Önder”!

Bu millete küfür ettirecek bir partiyi başa getirdiğimiz ve bu millete küfür ettirecek partiyi seçtiren bir kesim oluşturduğumuz için!..

‘Teşekkürler AKP’

PAYLAŞ
Önceki yazıDemokrasi mi? Ne olur bu işlerin sonu ülkem?
Sonraki yazıDünyayı etkisi altına alan Pokemon Go çılgınlığı nedir?
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…