Arda Turan ile Fatih Terim arasındaki buzdağı

Arda Turan ile Fatih Terim arasında gittikçe büyüyen sorun artık iyileşemeyecek bir yaraya dönüşmek üzere…  Sorunun çözümü için Türkiye Futbol Federasyonu’nun devreye girmesi şart…

arda turan fatih terim

Ulusal Takım, büyük ümitlerle katıldığımız Euro 2016’da ciddi bir düş kırıklığı yarattı. Sahada sergilenen kötü performansın yanında futbolcular ile Fatih Terim arasında yaşanan gerginlikler futbolseverlerin keyfini kaçıran en önemli olumsuzluklardı. Fransa’da başta takım kaptanı Arda Turan olmak üzere bazı futbolcuların prim talebinde bulunduğu iddiaları medyaya yansımış; Fatih Terim şampiyona sona erdikten sonra Kaptan Arda ve bazı futbolcuların performansları ve davranışları ile ilgili eleştirilerde bulunmuştu.

Fatih Terim ile Arda Turan arasındaki gerginlik gittikçe artıyor.

2016-17 sezonunun başlamasının ardından Ulusal Takımımız dünya kupası eleme turunda ilk maçını 5 Eylül 2016 tarihinde Hırvatistan’a karşı oynadı ve 1-1 berabere sonuçlandı. Fatih Terim’in kadroya çağırmaması nedeniyle Arda’dan yoksun oynadığımız maçta 2 puan kaybetti. Ulusal Takımlar Teknik Koordinatörü Fatih Terim, takım kaptanı Arda Turan’ı Hırvatistan maçının kadrosuna davet etmeyerek Euro 2016’da alevlenen ateşin hala sönmediğini açıkça ifade ederken, yıldız futbolcu geçen hafta sonu NTV’ye verdiği röportajda Fatih Terim’e yönelik eleştirilerde bulunarak ünlü futbol adamına tepkisini dile getirdi. Arda Turan’ın sözleri arasında en dikkat çekici olanlar, şüphesiz ki, ulusal formaya bağlılığını ve sevgisini ifade ettiği ‘Ben orada olmasam da o takımın kaptanıyım. Takımın maçları varken konuşmak bana yakışmazdı. Kampta olmasam da Türk Milli Takımı’na hizmet etmek zorundayım.’ sözleriydi.

Arda Turan, Türk Futbolunun En Büyük Yıldızı…

Arda Turan ile Fatih Terim arasındaki buzdağı

Arda Turan; 1987 yılında İstanbul’da doğdu, Galatasaray altyapısında futbola başladı. Henüz 19 yaşındayken A Ulusal Takım formasını giydi, 22 yaşında Galatasaray Futbol Takımı’nın kaptanlığına yükseldi. Sarı-Kırmızılı forma altında kazandığı başarılar ile dikkati çeken genç yıldız, 2011 yılında İspanya’nın büyük kulüplerinden Atletico Madrid’e transfer olarak Türk futbolu adına büyük bir adım attı. Atleti’nin yeniden şaha kalktığı dönemde La Liga ve uluslararası arenada kazanılan göz kamaştırıcı başarıların ortaklarından birisi olarak tüm dünyanın takdirini toplayarak 2015 yılında Barcelona’ya transfer oldu; Türk futbol tarihine altın harflerle geçti.

Bir futbol takımının en değerli kaynağı klas futbolcudur.


Uzun yıllardır Türk futbolunun kulüpler ve ulusal takımlar seviyesinde buhranlı günler geçirdiğini görüyoruz. Özkaynak yetersizliği ve mali sorunlar nedeniyle yıldız futbolcu yetiştirmekte zorlanan futbolumuzun şu anki en büyük yıldızı Arda Turan’dır. Dolayısıyla, Fatih Terim’in başarılı günlerinin hasretiyle yanıp tutuşan Türk futbolunun en büyük yıldızını kadro dışında tutması büyük bir hatadır. Teknik Koordinatör Fatih Terim’in Türk futbolundaki yeri futbolseverler tarafından çok iyi bilinmekle birlikte, maçın sahada kazanıldığı ve hiçbir oyun taktiğinin klas bir futbolcunun vuruşları kadar etkili olamaz. Futbol tarihinin unutulmazları arasına adına yazdırmış olan birçok teknik direktörün yıldız futbolculardan kurulu kadrolar ile elde ettikleri başarıları, zayıf oyunculardan kurulu kadrolar ile elde edemediklerini tüm futbolseverler bilir.

Arda Turan ile Fatih Terim arasındaki sorun nasıl çözülebilir?

Türkiye Futbol Federasyonu sessizliğini bozup bir an önce iki taraf arasındaki gerginliği sona erdirecek adımları atmalıdır. Türk futbolunun en önemli iki ismi birbirleriyle anlaşmazlığa düştüyse, Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri ipleri eline almalı, Arda Turan ulusal formayı giymekte hala bu derece arzuluyken, iki taraf arasındaki buzları hızla eritmelidir. Önemli olan, Fatih Terim ve Arda Turan arasındaki sorunda haklı olan tarafı bulmak değil, varolan karşılıklı kırgınlığın sona ermesidir. Fatih Terim ile Arda Turan’ın el ele vermesi kırmızı-beyazlı formamızın gücünü arttırır ve Türkiye’ye Rusya yolunu açar. Ulusal Takımımız yeniden kazanmaya başlamalı ve 2002 yılından bu yana hasretini çektiğimiz dünya kupası finallerine katılmalıdır.

Drogba – Adanmışlık: Fildişi Sahili’nden bir futbol efsanesine