Durugörü nedir? Sezgiler, astral seyahat ve içsel uyanış

İçsel uyanış ve dönüşüm nedir? Spiritüel uygulamalar boyutunda neyi para normal olarak adlandırabiliriz? Durugörü nedir? Gerçekle illüzyon arasındaki fark belki düşündüğümüz kadar büyük değil!..

Durugörü nedir? Sezgiler, duru görü ve içsel uyanış
Durugörü nedir? Sezgiler, duru görü ve içsel uyanış

Durugörü nedir? Sezgiler, duru görü ve içsel uyanış

Sezgi, temiz bir kalp ve aydınlanmış bir aklın sentezidir…

Son yıllarda, durugörü önümüze sıklıkla çıkan kavramlardan birisi oldu ya da başka bir deyişle durugörü yetisine sahip olan ya da bu konuyla ilgili olan kişilerin sesini daha fazla duyar olduk.

Hepimizin iyi kötü, rüyalar ve beş duyunun ötesinde yaşadığımız sıra dışı deneyimleri olmuştur. Fransızca kaynaklı bir sözcük olan “Clairvoyance” yani durugörünün temelindeki gerçeklik nedir? Bazı şeyleri gerçekleşmeden önce olduğu gibi görmek, hissetmek hatta duymak nasıl mümkün olur?

Bu yetiye sahip olan insanlar, en kibar tabiriyle “uçmuş” mudur? İyi haber kimsenin bir yere uçtuğu yok. Aslında uçmanın ötesinde olan bu deneyim, bu deneyime açık olan ve kendini geliştirmek isteyen herkes için var olan bir gerçeklik. Şeytanın avukatlığını yaparsak eğer, belki de içinde yaşadığımız sınırlı gerçeklik, uçuşa geçmeden önceki bekleme salonundaki dinlenme molasıdır.

Sezgiler, duru görü ve uyanış

İyi, doğru,bütün dinlerin temel öğretisidir ancak zaman içinde bazı kavramlar yozlaşmaya uğramıştır. Tarih boyunca, içsel dönüşümü yaşayan ve kendini gerçekleştiren az sayıda birey, dinlerin hedeflediği yola başka şekilde çıkmayı başarmışlardır.

Tanımları zorlayan bu kavramı anlamaya çalışırken; ilahi olanla bir olmayı, en yüksek noktada doyuma ulaşmayı, bilincin özünü (çıplak bilinç, ego merkezli bilinç, aydınlanmış bilinç gibi kavramlar) ve en önemlisi sevginin kaynağını göz önünde bulundurmalıyız.

Spiritüel deneyimden bahsederken bazı kavramlardan söz etmek gerekir. Sorgulayıcı düşünmek (dualistik dengesizliğin yarattığı düşünce saptamalarını ve yozlaşmayı görme) ve gölgede kalanı anlamak (cehalet, bilinçsizlik, acı bedeni, kendinin ve diğerlerinin acı çekmesinin nedeni) kapalı kapıları açmaya yardımcı olur.

Her zaman varoluşa saygı duymak, şükür içinde kalmak ve sonsuz sevgi kaynağına varmaya çalışmak yaşamın başka bir yüzünü ortaya çıkarır. Belli bir olgunluk ve doygunluk aşamasından sonra uyanma sürecine girmek, derin uykulardan gerçeğe uyanmak gibidir.

Yaşanılan boyutun, bir noktada illüzyon olduğu hissine varırsan, diğer gerçeklik boyutlarına doğru yolculuğa çıkmak mümkün olabilir. Zen der ki, “Başta dağ dağdır, orman orman. Sonra dağın dağ, ormanın orman olmadığını anlarsın. Nihayetinde yine dağı dağ, orman orman olarak görürsün.”

Uyku, düş ve uyanma halleri

Bu benzetme bütünün üç haline bir gönderme yapar. Uyku, düş ve uyanma halleri. Bütün uykuda iken, dağlar dağdır ve ormanlar orman. Bu sıradan (ego bilinci) bilincin gerçeğidir.

Sıradan bilinç üç şekilde uyuyabilir.

1. Ağır uyku ki bunda ego derin gece uykusundadır.

2. Gri uyku ki bunda ego rüya görür.

3. Hafif uyku durumu ise egonun uyandığı durumdur.

Bu üç durum, bütünün özetidir ve benzer şekilde zaman algısıyla birebir eşleştirilir. Kişisel zaman, kolektif zaman ve evrensel zaman üç ayrı kavramdır. Bu zaman ve uyanış aşamaları birbirinin karşılığıdır bir anlamda. Öte yandan, zaman ve geçmiş, düşünme şeklin altındaki yapıyı şekillendirir.

Derin uyku hali kapalı devre bir sistem gibi kişisel zamana denk gelir. Egonun rüya gördüğü gri uyku boyutunda, kolektif zamana karışırız. Hafif uyku durumu aslında, gözümüzü bir uyanışa kapatıp uyandığımız gerçekliktir ve etkili olan evrensel zamana karşılık gelir.

Astral düzlem veya astral dünya

Bu yapıya aynı zamanda astral düzlem veya astral dünya da denir. Bu varoluş düzlemi; hem klasik, ortaçağ, oryantal hem de ezoterik felsefeler hem de dinlerin gizemi boyutunda kabul görür. Astral boyut, akaşik kayıtlarla bağlantılıdır.

Bu akaşik kayıtlar ise fiziksel olarak var olmayan astral boyut ile kodlanan mistik bilginin özüdür. Bu kayıtların insanoğlunun deneyimleri ve kozmosun tarihine dair tüm bilgileri içerdiği var sayılır. Bu kayıtlar, olan veya olacak olan tüm olay, düşünce ve duyguların kayıtlarını içerir.

Akaşa, spirütüel varlıkların astral hisleri veya bedenleri ile algılayabilecekleri tüm esrarengiz kayıtları içeren astral bir ışıktır. Durugörü, spritüel his, kehanet ve diğer metafizik ve dini nosyonlar bu akaşik kayıtlara ulaşmak yoluyla mümkün olur. Bu kayıtlar bir anlamda evrensel bir kütüphaneye benzetilebilir.

Buraya erişim; astral projeksiyon, meditasyon, ölüme yakın deneyim, bilinçli rüya veya diğer başka yollarla mümkün olabilir. Bu kayıtlar bütünü temsil eder. Bütüne varma hali ise spiritüel uyku, düş ve uyanış ile kişisel, kolektif ve evrensel zaman eşlemesi ile birebir örtüşür.

Kolektif zaman

Kolektif zaman içine temkinli ve bilinçli bir şekilde girilmesi gereken bir zaman boyutudur. Bu konuda yeterli olmayan kişilerin rehberliği spritüel krizlere ve travmalara neden olabilir.

Durugörü, kişinin kendi benliğinin dışındaki geçmiş ve gelecek hakkında görsel, işitsel veya duyusal bilgi edinmesini sağlayan parapsikolojik bir açılımdır. Duru görürler ölüm, ruhlar veya yüksek plandan gelen mesajlar için kanallık yaparlar ya da başka bir deyimle “okumalar” yaparlar.

Durugörü aynı zamanda, astral yolculuk veya astral projeksiyon (beden dışı deneyimler) ile bağlantılıdır. Örneklemek gerekirse bu deneyim medyumun ya da psişik kişinin hayatta olmayan birinin veya başka birinin ruhunu bedenini kanal olarak kullanmasına izin vermesi şeklinde ortaya çıkar. Ancak şunu göz önünde bulundurmak gerekir.

Kimse, bir başkasının karmik yapısına yani kaderiyle ilgili yönlendirme yapmaya niyet etmemelidir.  Bu konuda, yetilerinden dolayı  başka birinin ego patlamasının esiri olunmamalıdır. Aydınlanma içten gelen, bilinçle taçlanan ruh ve bedende kendini bulan kişisel bir yolculuktur. Başkasının hayat deneyimleri, acılarından geçen uyanışı sizin yol haritanızı ortaya koyamaz.

Ödünç enerjiyle, hayat boyu ilerlenmez ancak belli bir noktaya kadar ilerleyip durmak zorunda kalırsınız. Hepsinden öte, gerçek karma yapıları (ilerleyen karma veya  kader) astral boyutun kollektif zamanında yer almaz. Bu sadece Şimdi  ile eş zamanlı ilerleyen evrensel zamanda saklıdır. Yaşanacak gerçeklik uzaklarda, geçmişte değil, bugünde yaşanacak olan kişisel yoğun deneyimlerin içinde gizlidir.

Gerçek olan Şimdi veya An’da içinizdeki potansiyeli en güçlü şekilde ortaya çıkarmaktır. Geçmişin izlerini bilmek ya da geleceğe dair ipuçları almanın mistik ya da heyecan veren yanını yadsımadan resmin bütünün görme yetisini kaybetmemek gerekir.

Uyanışlara gebe uykular, sevgi, bilgi ve iyi niyet üzerine olsun…

Benzer yazılar:

Homo Sapiens’e doğru bir insanlık yolculuğu: Bilincin 7 seviyesi

İnsanın kendini anlatması zor. Ezcümle, bahar gibi her daim içimde umut taşıyan ve iki soyadım gibi gerçek ve doğru bir insan olmaya çalışan bir bireyim. Hümanist, yenilikçi, özgürlüğüne düşkün ve adalet duygusu gelişmiş tipik bir kovayım. Ankara Koleji mezunuyum. Hacettepe Üniversitesi'nde İngilizce Mütercim Tercümanlık Bölümünden mezun olduktan sonra Main Üniversitesi'nde Pre-MBA yaptım. Yale Üniversitesi ve Leiden Üniversitesi'nde pozitif psikoloji, farkındalık ve meditasyon hakkında eğiimler aldım. İngilizceden Türkçeye teknik kitap çevirleri yaptım.İstanbul'da çok sesli korolarda uzun yıllar korist olarak yer aldım. "Nehir" ve "Kübra adlı öykülerim iki öykü seçkisinde yer alarak yayımlandı. Fantastik bir kurguya sahip olan "Zamansız" adlı ilk romanım 2018 yılında yayınlandı. 2014 yılından beri Abu Dabi'de yaşıyorum. Dijital medyada yazılar yazmaya devam ederken, yabancılara Türkçe öğretmenliği yapıyorum.