Ünlü dermatolog Greg Goodman ile estetik trendlerine dair söyleşi

Son yıllarda olduğundan daha iyi görünme ve genç kalma çabaları büyük bir ivme kazandı. Yeni teknikler, uygulamalar hayatımıza girdi, dış güzelliğe yatırım yapar hale geldik.

Ünlü dermatolog Greg Goodman ile estetik trendlerine dair söyleşi

Medikal estetik ürünler üreten Allergan’ın davetlisi olarak sayılı gün için İstanbul’a gelen dünyaca ünlü Avustralyalı dermatolog Doç. Dr. Greg Goodman ile tüm bu yenilikleri ve gelecekte bizi bekleyenleri konuştuk.

Avustralyalı dermatolog Doç. Dr. Greg Goodman ile röportaj

Önümüzdeki yıllarda insanları gençleştirecek ve güzelleştirecek ne gibi yeni teknik ve trendler olacak?

İnsanları mümkün olabilecek en iyi şekilde güzel gösterebilirsiniz, çok kolay bir şekilde daha fazla maskülen veya feminen gösterebilirsiniz ancak yaşlarını değiştiremezsiniz. Şimdi olan ise insanlar artık kendilerini güzel gösteren şeyleri daha fazla anlıyor. İnsanlar artık kendi yaşlarındaki insanlara oranla daha güzel gözükmek istiyor.


Eskiden kendi yaşlarındaki insanlara göre daha genç gözükmek isterlerdi. Artık bu geçerli değil, biz de güzel ve doğal ürünler sunuyoruz insanlara ve bu da çok iyi işliyor. İnsanları kendi yaşlarından beş yaş genç gösteremiyorsunuz çünkü insanın yaşını, cinsiyetini ve güzelliğini gösteren bir sürü görsel ipucu var. Cinsiyet ve güzellik konusunda insanları kandırabilirsiniz ancak yaş konusu çok farklı.

Zaman içinde anladım ki her etnik yapı, her ırk ve her ülke güzelliğin belli başlı kurallarına uyuyor. Bunlardan bir tanesi yüz şekli. Bir yüz şekliniz olmadan iyi bir bakışınız olacağına inanmıyorum. Kadın ve erkek yüz şekilleri birbirinden çok farklı. Kadın yüz şekillerinin çoğu oval şeklinde. Birisinin suratına oval koyabilirsin.

Bunu film aktrislerine ve güzellik yarışmalarını kazanan kişilere yaptım. Bu konu hakkında küçük bir araştırma yaptık. Şu ortaya çıktı, iyi görünümlü bir kadın yüzü ile oval örtüşüyor. Diğer taraftan erkeklerde ise keskinlik var. Görünüşlerinin yamuk olması, belirgin yüz hatlarına ve çeneye sahip olmaları gerekiyor. Kadınlardaysa bu daha nazik.

Açıların ve şekillerin kadınların yaşlanmasında avantaj olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Kesinlikle. Bir kadının yüzünü düzleştirirseniz, yaşı gösteren ipuçlarını da azaltmanız gerekiyor. İnsanları kendi yaş grupları için güzel göstermek istiyorsanız onları güzel gösteren şeyleri elinizden geldiğince fazla bir şekilde restore etmeniz gerekiyor.

Yanaklarda ve kaşlarda eğim yaparsanız kadınların bakışlarını güzelleştirebilirsiniz. Kadınlar yaşlanırken yaptıkları bir şey var, o da kaşlarını düzleştirmek / yassılaştırmak. Her şey göz kapaklarında bitiyor.

Kaşın altındaki eğimi oraya da vermelisiniz. Bakışınızın güzel olması için gözünüze giden eğime ihtiyacınız var. Yanaktan çıkan ve oval şekilden aşağı gelen eğime ihtiyacınız var. Yaşlandıkça eğimler inceleniyor. Dudaklarınızda doğal noktalar var. Üst dudak çizgisi var. Bütün bunlar yaşlandıkça yok oluyor.

Seneler boyunca edindiğim tecrübe şunu gösterdi ki hep en kötü gözüken yeri buluyorsunuz ve ilk orayı onarıyorsunuz. Ancak genel bir konseptiniz olması da gerekiyor. Birisine gidip yanaklarını düz hemen onaralım demeniz iyi olmaz. Bu düzenlemeyi yaparsanız o kişinin genel güzelliği nasıl değişecek bunu göz önüne almalısınız.

40’lı yaşlardaki kadınlar için ne önerirsiniz? Yaşlanmayı önlemek için ne yapmalılar?

Bence kadınlar 40’lı yaşlarında çok iyi görünüyorlar. Bazı destekleyicilere ihtiyaçları olabilir. Bu durumda dolgu kullanmalılar. Çoğu kadının yüz bölgesinde dolguya ihtiyacı oluyor. Yaş ilerledikçe yüzdeki ovallik kayboluyor ve yerini kare bir şekle bırakıyor.

Julia Roberts gibi bazı artistler bu kareleşmeyi çok iyi taşıyorlar, bu da geniş dudaklara sahip olmalarına bağlı. Dolgular hem karşıdan hem de yandan bakıldığından önemli. Ön tarafınızı aynadan görebilirsiniz ama fotoğraf çekerken yana dönüp gülümsediğinizde kendinizi profilden görebilirsiniz. Her iki taraftan da güzel görünmelisiniz.

Yani kadınlar plan yapmalılar?

Yapabildikleri en kısa zamanda, 25-30 yaşlarında. 25 yaşından sonar yapı bozulmaya başlıyor. 25’den sonra her şey yokuş aşağıya gidiyor. Gelişmeye devam ediyorsunuz. Düşüşe geçmeden önce insanlar plan yapmalılar.

Gelecek 5 yılda doktorlarıyla ne yapmak istediklerini planlamaya başlamalılar. 35’de küçük, basit uygulamalar olabilir, 45’de belki daha fazlası. 55’de bütün dükkan olabilir.

Her on yıl kendi problemleriyle geliyor. Erkekler için de öyle. Erkekler de tüketici popülasyonunda büyümekteler. Hiç böyle olacağını düşünmemiştik. Bazen cinsiyet değişimi isteyen hastalarımız oluyor ve bu popülasyon git gide artıyor.

Cilt yaşlanmasında güneş ne kadar etkili, bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? B3 vitamini cilt kanserini gerçekten azaltıyor mu?

Avusturalya ile ABD’yi karşılaştırdığımızda veya Kanada ve İngiltere’yi. Avusturalyalıların cilt sıkılığını, hacmini çok etkiliyor, güneş, diğer ülkelere kıyasla. Yani güneş hacim için çok kötü. Size güneş hakkında yaptığımız araştırma üstüne bazı küçük bilgiler vereceğim.

Bence güneş çok şaşırtıcı çünkü her zaman için cildinize kötü olduğu var sayılmıştı. Ve Avusturalya’dan geldiğimiz için güneşin ne kadar zararlı olduğunu biliyoruz. Ve bu doğru, kırışıklıklar için çok zararlı. Son zamanlarda yapılan bir çalışmada güneşin aynı zamanda cilt hacmi için de kötü olduğu ortaya çıktı.


Çevre kirliliği de çok önemli, hatta ikinci önemli faktör. Örneğin geçen yıl yayınlayan New England tıp Dergisindeki bir yazıya göre B3 vitaminin 12 ay boyunca ağız yoluyla alınması cilt kanseri oranını %22 oranında düşürüyor. Bu antioksidanlara ne kadar ihtiyaç duyulduğunun göstergesi. Antioksidanlar cilde kolaylıkla girebiliyor. Topikal veya ağız yoluyla antioksidan kullanımı çok önemli.

Anlıyoruz ki kirlilik de iyi değil. Hepsi aynı şekilde işliyor. Hücrelerimiz çok fazla fabrikaya benziyor. Birçok iyi enerji üretiyorlar, aynı zamanda nötralize ettiğimiz birçok toksin ürün de üretiyor. Böylece bizim günlük nefes alışımız bu kötü ürünleri azaltabilmek için yeterli. Bu nötrleştirmemiz gerekenler kirlilik, günışığı ve sigara içmek (tam bir felaket).

Bunların hepsinin cilde olan etkisini azaltmak için antioksidanlara ihtiyaç duyuluyor. Bizim hepimizin bu etkileri etkisizleştirmeye yarayan antioksidanlarımız var ama bu antioksidanlar kolayla bitebiliyor. Bu sebeple de cildimizi toksinlerden arındırabilmek için topikal olarak veya cilde yedirerek dışarıdan antioksidan almamız gerekiyor.

O zaman A,C,D gibi vitaminlerin, antioksidan ilaçların cilt için alınması gerekiyor…

Bu sıralar buna daha da çok inanıyorum. Bu makale mihenk taşı görevi görüyor. C vitamininin pek ilgi çekici olduğunu düşünmüyorum. Biliyorsunuz C vitamini bir dönem çok önemsendi. C vitamini cilde yeteri miktarda nüfuz etmiyor.

Bugün yapılmayan neler yapılır hale gelecek?

Eskiden dolgu kırışıklıkları ortadan kaldırmak için kullanılırken, şimdi yüze şekil vermek ve yüz gerdirmek amacıyla da kullanılabiliyor. Bu da ameliyata gerek kalmadan çok kısa bir sürede yüze şekil vermeye olanak sağlıyor. Örneğin burun ameliyatına gereksinim duymadan buruna şekil vermek mümkün hale geldi.

Önümüzdeki yıllarda bu uygulamaların daha uzun etkili olacağını söylemiştiniz…

Hiç şüphe yok ki antioksidanları 10 yıl içinde dolguların içine enjekte edilmiş olarak göreceğiz. Çünkü kullanışlı olduğunu açıklayan birçok teorik neden var. Antioksidanı birçok kremde kullanıyoruz. Eğer antioksidanı dolgunun içine enjekte edersek kesinlikle dolgunun ömrünü uzatacaktır.

Birini beş- on yıl gençleştirmek isteseniz en zor bölge neresidir? Kolay olan nedir?

Bence en kolay yanaklar ve çene hizasına kadar tüm bölge. Küçük şeyler için kolay diyorum. Özellikle de dolgular için göz çevresi içinse daha zor. Teknik olarak o bölgede olmak daha zor aynı zamanda hasta için de o bölgeye çok veya az dolgu alması sebebiyle zor.

Bu bölge daha hassas bir bölgedir. Ve pek affedici olduğu söylenemez. Burun da bir derece zor. Burun da bazı dolgularla düzeltilebiliyor. Siz yaşlandıkça her şey değişiyor. Burnunuzun arkası yaşlandıkça genişliyor. Burun çeri ve aşağı doğru düşmeye başlıyor, bu sebeple de profiliniz değişiyor.

Bunu yaparken yemek tarifi kitabı gibi bir şeyiniz de yok. Burada dolgu firmasının desteğiyle harika bir konferansımız oldu. Bunlar çok iyi dolgular ve dolgularının farklı karakteristikleri var. Ben onların beş dolgu tipinden en az dördünü kullanıyorum. Her zaman bu dolguların dudak ve kaş için çok iyi özellikleri oluyor. Cilt için de çok iyi ürünleri var. Bu tamamen doğru ürünü doğru amaç için kullanmakla ilgili.

Eski teknikler ile yeni teknikler arasındaki en belirgin fark nedir?

Eski hastalarım çok daha mutlular. Çünkü eskiden daha büyük operasyonlarla büyük değişimler görüyorlardı. Şimdi ise trend daha az acılı, daha küçük girişimlerin, daha sık uygulanması. Ama bunlar da eskisi gibi büyük değişimler oluşturmamız belki aylar sürüyor, bir anda çok büyük değişimler olmuyor.

Estetikte örnek alınan insanlar var mı?

Kim Kardashian’ın vücudunun arka tarafı iyi değil ama insanlar aynen buna sahip olmak istiyor. Bazı şeylerin sadece aşırı olduğu için istenmesi ne kadar da acayip. Zaman zaman bir moda dalgası oluşuyor.

İnsanlar geliyorlar ve ‘ben bu dudaktan istiyorum’, ‘ben bu yanaktan istiyorum’ diyor. Şu an spesifik bir isim aklıma gelmiyor ama öylece gelip ben bu yüze sahip olmak istiyorum diyemezsiniz. Sizin yüzünüz o şekle uygun olmayabilir. Bazen hastalara bunu anlatmak pek kolay olmuyor. Onlara bir plan hazırlamanız ve sadece istedikleri şeyi uygulayamayacaklarını, beraberinde başka şeylerin de değişmesi gerektiğini anlatmanız gerekiyor.

Greg Goodman kimdir?

Doktor ve cerrah olan Greg Goodman 20 yıldan fazla zamandır pratisyen dermatolog olarak çalışmalarına devam ediyor. Goodman’ın uzmanlık alanları ise cilt kanserleri, Mohs prosedürü, dermotolojik lazer, kozmetik dermatoloji, yüz yaşlanması, sivilce ve sivilce yaralar.

Monash Üniversitesi Melbourne Avustralya’da doçent doktor olan Goodman, Victoria Cilt ve Kanser Vakfında da baş cerrah. Her zaman için cilt bakımına ve cilt tedavisine derin ilgi duymuş olan Greg’in sivilce ve sivilce yaraları konusunda, botulinium toksini, dolgu ve lazer kullanımında çokça yazısı bulunmakta.


Şu andaki araştırma ilgisi cilt yaşlanmasına yönelik ve bu ilgi web sitesi de bulunan “My Beauty Potential/ Benim Güzellik Potensiyelim” programını geliştirmesini sağlamış. Çeşitli dermatolojik konularda konuşma yapmak için dünyayı dolaşan Doçent Doktor Goodman Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri, Singapur, Yeni Zelanda, Tokyo, Malezya, Filipinler ve Meksika gibi yerlerde konuşmalar yapmış. Doç. Dr. Greg Goodman son olarak geçtiğimiz günlerde Allergan’ın eğitim kadrosuna çeşitli bilgiler vermek için İstanbul’a gelmişti.

‘Estetik trendleri’ neler? Dış güzellik mi, iç güzellik mi?


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.