RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya: Son dakika yasak değil!

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya, yayın yasağı getirilen haberlerde “son dakika” görüntüsünün yasaklanması yönündeki iddialara açıklık getirdi.

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya: Son dakika yasak değil!

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya: Medyanın yayıncılık sorumluğu ve bilinci çerçevesinde, terörün amacına hizmet etmeden yayın yapması gerekir.

RTÜK Başkanı Yerlikaya, yayın yasağı veya kısıtlaması getirilen olaylara dair haberlerde “son dakika, sıcak haber” gibi yazıların yasaklandığı yönündeki iddialara ilişkin, “Son dakika yasak değil. ‘Son dakika’ diye olayı verirsiniz. Bir saat, iki saat, beş saat hatta iki gün ‘son dakika’ diye veriyorlar. Sürekli değişik görüntülerle de olunca da sanki yeni bir haber gibi görülüyor. Dolayısıyla biz buna karşıyız” dedi.

Yayın yasaklarına uymayan TV kanallarının kapatılmasını düzenleyen KHK’nin ardından hafta başında TV kanallarının yöneticileri Başbakanlık talimatı ile RTÜK’e çağrılmış ve olağanüstü dönemlerde olay yerinin görüntüsü, ambulans ve itfaiye görüntüsü, tanık anlatımları, görevlilerin çalışması görüntüleri ile olaya ilişkin eleştiri ve yorum, olayın sıcaklığı geçmesine karşın “sıcak haber” ve “son dakika” yazıları gösterilmeyeceği belirtilmişti.

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya, yayın yasağı veya kısıtlaması getirilen olaylara dair haberlerde “son dakika, sıcak haber” gibi yazıların yasaklanmasıyla ilgili açıklama geldi. 

“Son dakika yasak değil”

Yerlikaya “Son dakika yasak değil. ‘Son dakika’ diye olayı verirsiniz. Bir saat, iki saat, beş saat hatta iki gün ‘son dakika’ diye veriyorlar. Sürekli değişik görüntülerle de olunca da sanki yeni bir haber gibi görülüyor. Dolayısıyla biz buna karşıyız” dedi.

RTÜK Başkanı Yerlikaya, olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yayınlanan 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) ilişkin yayıncılara yönelik bir bilgilendirme toplantısı yaptıklarını söyledi. Yerlikaya, bu KHK’ya göre, mahkeme veya başbakanlıkça getirilen yayın yasağı ve kısıtlamalarına aykırı yayın yapılması halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşlarının programlarının bir gün, bir yıl içinde aykırılığın tekrarı halinde 5 güne kadar, ikinci kez tekrarı halinde ise 15 güne kadar yayınlarının durdurulacağını, üçüncü kez tekrar halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilebileceğini hatırlattı.

“Sınırı aşmak, milli güvenliğe zarar veriyor”

Medyanın yayıncılık sorumluğu ve bilinci çerçevesinde, terörün amacına hizmet etmeden yayın yapması gerektiğini belirten Yerlikaya, ancak medyanın haber atlamamak için yarış yapar gibi program yaptığını ve sınırı aştığını söyledi. Başkan Yerlikaya, “Bu sınırı aşmak neticede milli güvenliğe zarar veriyor. Bu çok önemli sıradan bir şey değil. Reyting kaygısıyla gözden kaçırılacak bir şey değil. O bakımdan, hassas bir konu. Yayıncılarımızla bazen bu tür bilgilendirme toplantıları yapıyoruz. Yayıncılar bu toplantıyı kendileri istedi. Yeni KHK çıktı, müeyyideler de çok ağır, nasıl yapacaksınız bilgi veri.” diye konuştu.

“Bilgilendirme toplantısıydı, sansür değildir!”

Yerlikaya, toplantıya kendisinin ve üst kurul üyelerinin “baskı yapıldığı” düşünülmesin diye katılmadığını, bilgilendirmeyi hukuk müşaviri ve hukukçu olan başkan yardımcılarının yaptığını aktararak, “Toplantı bir bilgilendirme toplantısıydı. Asla sansür değildir. Ama bu konu çok hassastır. KHK da bunun göstergesidir” ifadelerini kullandı.

“İki gün önceki haberi son dakika şeklinde vererek terörün amacına hizmet ediyorsunuz”

Teröristlerin amacının eylemlerini daha fazla kişiye duyurmak olduğunu, bu çerçevede bazı yayınların adeta teröre oksijen taşıdığını belirten Yerlikaya, terör olayının ardından, bazı televizyon kanallarının konuya ilişkin yayınları bir iki gün sürekli ekranda tuttuğuna dikkati çekti. Yerlikaya, “Eylemi gerçekleştirmiş arkasından yayın yoluyla eğer biz bunu bir gün iki gün, sürekli gündemde tutarsak terörün aleyhine konuşsak da lehine oluyor. Çünkü burada terörün amacı zaten gündem oluşturmak, kaos yaratmak ve toplumu endişeye sürüklemek. Siz iki gün, ‘son dakika’ diye bunu anlatırsanız tam da terörün amacına hizmet etmiş oluyorsunuz” değerlendirmesinde bulundu.

Bu konuda vatandaşlardan da sürekli telefon ve mail aldıklarını anlatan Yerlikaya, sürekli ekranda “son dakika” yazısını gören yaşlıların tedirgin olduğunu ve kendilerini arayarak, “Ben kalp hastasıyım, kalp krizinden öleceğim ne olur öyle yapmasınlar” dediklerini aktardı.

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya, bu konunun terör eylemleri kadar önemli olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Adeta teröre oksijen pompalamak gibi oluyor. ‘Son dakika’ yasak değil. ‘Son dakika’ diye olayı verirsiniz. Ondan sonra bunu, bir saat, iki saat, beş saat hatta iki gün ‘son dakika’ diye veriyorlar. ‘Son dakika’ diye bir gün önceki haberi veriyorlar. Sürekli değişik görüntülerle de olunca da sanki yeni bir haber gibi görülüyor. Dolayısıyla biz buna karşıyız. Yani ilk olduğunda geriden görüntüyle ‘son dakika’ diye verdin, ondan sonra çık, yayın akışını değiştirme.”

Toplantının gizli olmadığını, tüm üst kurul üyelerinin de bilgisi bulunduğunu kaydeden Yerlikaya, toplantının içeriğinin çarpıtıldığını ve RTÜK’ün baskı altını alınmaya çalışıldığını söyledi. Buna izin vermeyeceklerini dile getiren Yerlikaya, “Bu tür şeylerle baskı altına alınmayız. Yasalar neyi gerektiriyorsa onu yapacağız. Çünkü terörün bu ülkeden kovulup, gönderilmesini ülkemizin huzur ve refah içerisinde olmasını istiyoruz. Yasaların bize verdiği yetkiyi de bu anlamda kullanacağız. Ondan sonra, ‘bu cezalar niye böyle oldu, ağır oldu’ şeklinde sızlanmasınlar diye bunu anlatmaya çalıştık. Ama bunun başka noktalara çekilmesi bizi üzdü.” diye konuştu.

Yayıncıların toplumsal sorumluluk bilinci içerisinde yayın yapması gerektiğini vurgulayan Yerlikaya, özellikle terör olaylarına ilişkin haberlerde reyting kaygısını bir tarafa bırakmak gerektiğine işaret etti. Avrupa’daki yayıncılar nasıl dikkatli veriyorsa Türkiye’deki yayıncıların da bu haberleri özenli vermesi gerektiğini anlatan Yerlikaya, bir-iki saat sonra haberin “son dakika” niteliğini yitirdiğini kaydetti.


RTÜK’ten sansür tebligatı: Son dakika bile yasak!