Türkiye’deki göç ve göçmen konusunun sosyal ve hukuki boyutu nedir?

22 Şubat 2017 tarihinde Hilton İstanbul Bosphorus Otel’de gerçekleştirilen konferansta Türkiye’de Yaşanan Göç ve Göçmen konusunun Sosyal ve Hukuki Boyutu, alanında uzman konuşmacılar ile değerlendirildi.

Türkiye'deki göç ve göçmen konusunun sosyal ve hukuki boyutu nedir?

İstanbul Gedik Üniversitesi İHUAM Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Berrak Kurtuluş ve İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik’in açılış konuşmaları ile başlayan konferans

Tarihte Göçler ve Sorunlar, Göç Hukuku – Ulusal ve Uluslararası Kaynaklar, Göç, Göçmen Haklarının Sosyal ve Politik Değerlendirmesi, Sosyal ve Sağlık Açısından Göç Sorunu konulu başlıklarında 4 oturumlu olarak gerçekleştirildi.

Konferans konuşmacıları

İstanbul Gedik Üniversitesi İHUAM Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Murat Erdoğan, Yeditepe Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nuray Ekşi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Münasebetler Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bahadır Erdem’in moderatörlüklerinde gerçekleşen oturumlarda,

Tarihçi Hakan Bayrakçı, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Genel Başkanı Av. Uğur Yıldırım, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günseli Öztekin Gelgel, Prof. Dr. Nuray Ekşi, Prof. Dr. Bahadır Erdem,

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Ana Bilim Dali Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Adıgüzel, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Kerem Giray,

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği Hukuk Müşaviri Av. Reyyan Kavaklıoğlu, MEF Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayfer Uyanık Çavuşoğlu konferans konuşmacıları olarak yer aldılar.

Göçün Tarih Perspektifi Bağlamında Dünya ve Türkiye’deki etkileri

Türkiye'deki göç

Tarihçi Hakan Bayrakçı’nın Göçün Tarih Perspektifi Bağlamında Dünya ve Türkiye’deki etkileri konusunda yaptığı konuşma ile başlayan ilk oturumda son dönemde Suriye’den Türkiye’ye göç ve bu süreçte mültecilerin kültürel ve toplumsal entegrasyonu konularının örnekleri ile insan hakları temelinde tarihsel, sosyal, ekonomik ve politik açılardan ele alındı.

Gerçekleştirdiği sunumda Türkiye’ye göç eden mültecilerin demografisi, eğitim ve kültürel statüleri konularında istatiksel bilgiler veren Doç. Dr. Murat Erdoğan göç’ün uluslararası platformlarda ele alınış şekilleri ve krizin yönetilmesi konularında yapılması gereken konuları sıraladı.

Türkiye’ye gelen mültecilerin sayısının son yapılan sayımlar sonucunda 3.5 milyonun üzerinde olduğunu ve bu sayının sadece %8’inin kamplarda misafir edildiğini de belirten Erdoğan, gelinen noktada bu popülasyonun ülkelerine dönme olasılığının düşük olduğunu uyum sürecinde entegrasyonun önemine değinerek anlattı. Av. Uğur Yıldırım ise Göç politikalarının önemi ve insan hakları boyutunda karşılaşılan sorunlardan bahsetti.

Türk hukukunda göçmenler

Konferansın ikinci oturumunda konuşan Prof. D. Günseli Öztekin Gelgel, Türk Hukukunda Göçmenler, Hukuki Statüleri ve Cenevre Konvansiyonu konusunda gerçekleştirilen uluslararası müzakereler ile ilgili katılımcıları bilgilendirdi.

Prof Dr. Nuray Ekşi yaptığı konuşmada Türkiye Avrupa Birliği Geri Kabul Antlaşması başlığında Yasal Göç -Yasadışı göç ve vatandaşsızlık konusuna değindi, Avrupa ve Türkiye arasında yapılan anlaşmanın uzun vadede Türkiye için sıkıntılar yaşatabileceğini belirtti.

Hukuki sosyal ve politik açıdan göç sorunu ve vatandaşlık hakları 

Konferansın 3. Oturumunda ilk sözü alan Prof. Dr. Bahadır Erdem, Hukuki Sosyal ve Politik Açıdan Göç Sorunu ve Vatandaşlık hakları ile ilgili bilgiler verdi.

Vatandaşlık kanununun genel politikasından bahseden Prof Dr. Bahadır Erdem, Türkiye’nin Suriyeli mültecilere sınırını kapatamayacağını, göç sorununun yönetiminin önemli olduğunu belirtti.

Türkiye’de 5 yıl içinde 200 bin’e yakın Suriye kökenli çocuk doğduğunu söyleyen Prof. Dr. Bahadır Erdem, özellikle entegrasyonda bu çocukların eğitiminin ve genel asayişin sağlanmasının önemli olduğunun altını çizerek, uyum noktasında devletin bu duruma uygun gerçekçi politikalar üretmesi gereğini ortaya koydu.

Devletin uzun süreli politikalar yerine dönemsel söylemler gerçekleştirilmesi gereğinden de bahseden Erdem, özellikle toplumsal tepkilerin ortaya çıkmaması adına devlet politikalarının özellikle vatandaşlık kanunu ile ilgili daha şeffaf olması gerektiğini söyledi.

Suriyelilerin demografik özelliği, doğumlar ve vatandaşlık hakları

Doç. Dr. Yusuf Adıgüzel ise Suriyelilerin Demografik Özelliği, doğumlar ve Vatandaşlık Hakları ile ilgili bilgiler verdi. Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasında hem kültürel hem de sosyolojik olarak bir köprü olduğunu söyleyen Adıgüzel, özellikle mevcut Suriyelilerin bundan sonra bizimle yaşayacağının düşünerek devletin öncelikle entegrasyon ve uyum konularında hızlı politikalar üretmesi gerektiğini belirtti.

Doç. Dr. Adıgüzel bu noktada devletin ayrıca okul çağında eğitim almayan çocukların eğitimi konusuna konsantre olması gereğinden bahsetti.

Türkiye’de Göçmenler ile ilgili hak ihlallerine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararlar

Oturumun son konuşmacısı Doç. Dr. Faruk Kerem Giray ise Türkiye’de Göçmenler ile İlgili Hak İhlallerine İlişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Verdiği kararları anlattı.

Konferansın son oturumunda söz alan Av. Reyhan Kavaklıoğlu Göçmenler ile ilgili sorunların çözümünde Türkiye’nin yetki ve Yükümlülüklerin Sınırı konusunda tebliğini sundu.

Oturumun ve konferansın son konuşmacısı Prof. Dr. Ayfer Uyanık Çavuşoğlu ise mültecilerin sağlık hakları üzerinde durdu.


Sağlık sorunlarına yol açan etmenlerden bahseden Çavuşoğlu, bu etmenlerin başında mültecilerin kötü yaşam koşulları düşük sosyo-ekonomik durum, yetersiz ve sağlıksız beslenme, hijyen ve düzenli barınma ihtiyaçlarının geldiğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütünün sağlık konusunu bir hak olarak gördüğünü ileten Çavuşoğlu, Türkiye’nin milletlerarası sağlık belgelerine taraf olan bir ülke olarak kendi bünyesinde barındırdığı 3.5 milyon Suriyeli mültecilere de temel hak ve özgürlükler kapsamında bir kısıtlamaya gidemeyeceğini belirtti, dolayısıyla mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma sahiplerinin genel sağlık sigortasından faydalanmaya haklarının olduğunun altını çizdi.

Konferans genel değerlendirme ve sonuç bildirgesi sonrası sona erdi.


Kimliksiz göçmenler Türkiye için büyük tehdit!