Osmanlı’yı diriltme hülyaları beyhudedir

Ünlü akademisyen ve yazar Prof. Dr. Yümni Sezen, İstanbul Aydın Üniversitesinde verdiği konferansta, son zamanlarda yükselen Osmanlı hayranlığını değerlendirdi.

Prof. Dr. Yümni Sezen: Osmanlı'yı diriltme hülyaları beyhudedir!

Prof. Dr. Sezen, “Sosyolojide geriye dönüş yoktur. Osmanlı ile Türkiye’yi kıyaslamak mantıklı değildir. Bu yüzden de Osmanlı’yı diriltme hülyaları beyhudedir” dedi.

Daha çok din sosyolojisi, toplum ve kültür konularında yaptığı çalışmalarla tanınan, “Dinlerarası Diyalog İhaneti” kitabının yazarı, ünlü akademisyen ve araştırmacı Prof. Dr. Yümni Sezen, İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nün düzenlediği bir konferansa konuk oldu.

Konferansta Ziya Gökalp ve Niyazi Berkes’in çalışmalarından hareketle Türklük, Osmanlılık ve doğu kültürü üzerine bir konuşma yapan Prof. Dr. Sezen, “Son zamanlarda bir Osmanlı hayranlığı, Osmanlı’yı diriltme hülyası ağırlık kazanıyor. Oysa sosyolojide geriye gitmek, nehri tersine akıtmak mümkün değildir. Dolayısıyla da Osmanlı’yı yeniden diriltmek hayalden öteye geçemez” dedi.

Osmanlı’yı diriltme hülyaları beyhudedir

Osmanlı devlet yönetiminin, sosyal bilimler tarafından ortaya konan monarşi, teokrasi veya demokrasi gibi tanımlardan hiçbirine uymadığını ifade eden Prof. Dr. Sezen, “Osmanlı Devleti, kendine özgü, geleneksel bir despotik idare biçimine sahipti. Dini kutsallığının yanında, birtakım siyasi kutsalları da vardı. Ancak zaman zaman, örneğin ‘devletin bekası için kardeş katline cevaz’ meselesinde olduğu gibi, siyasi kutsal uğruna, dini kutsaldan vazgeçebilen bir yapısı da vardı. Zira ne İslam’da, ne de eski Türk kültüründe sabit görülmeyen bir suçun cezası olamaz” diye konuştu.

Ziya Gökalp’in “millet” tanımının “dilce, dince, ahlakça ve estetikçe müşterek olan sosyal bir zümre” şeklinde olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sezen,

“Osmanlı ise, ne Türk, ne Arap ne de Farisi olmayıp, neslin geleneklerinden sıyrılmış, her türlü sosyal içtihat ve harekete uymuş yeni bir milletti. Ayrıca Osmanlı da, kendi geçmişini oluşturan Selçuklu ve kadim Türk kültürünün üzerinde durmadı. Bir anlamda geçmişini inkar etti. Oysa geçmişi inkar ederek gelecek kurulamaz. Osmanlı eski Türk kültürünü özümsemedi. Zaten özümsemeye çalışsa da başarılı olamazdı, çünkü Turan benzeri bir ülküsü yoktu” şeklinde konuştu.

Başkanlık sistemi Osmanlı Devleti’ne dönüş mü?