Penguen: Bazı komiklikler fark yaratır

Yaklaşık bir ay önce içindeki esprileri paylaştığımız, tepkilerimizi oluşturan karikatürler yaratmış, bir dönemin hayatını değiştiren derginin kapatılacağı ilan edildi.

Penguen: Bazı komiklikler fark yaratır

Olmaz denilen oldu ve Penguen bile uçtu

Dört bir elden yardımlar bulunmak istendi, herkes aldı sayıları. Bazıları için aldığı yüzlerce sayıdan biriydi bu sayılar bazılarının hayatlarında aldığı ilk sayıydı belki de. Ama denendi, uğraşıldı ve bu sefer güldürmedi ne yazık ki. Her film güzel bitmiyordu ama bitiyordu ve bu devir de taraflarımızın şahitliğinde, hüzünlü bir fon müziği eşliğinde kapatılmış oldu. Olmaz denilen oldu ve Penguen bile uçtu.

Ben daha çok küçüğüm ve bu yüzden yaşanılan gergin dönemlerde nasıl ayakta kalınır yeni yeni öğreniyorum ve bu ne yazık ki, acı bir şekilde, yaşanarak öğrenilen bir bilgi olduğundan da hala şaşırarak gelişiyorum. Bu yaşanmışlıklardan birisi de elbette benim kuşağımdaki herkeste olduğu gibi bende de Gezi dönemi oldu. Bu dönemde sinirli mi olmalıydım gururlu mu umutlu mu? Karmakarışıktım, bilmeden yaşıyor ama yaşıyordum bir şekilde, bir ucunda. Yıl dönümünü ağırıncı kez gördüğüm ölümler oldu, bu ölümlerin sonrasında haksızlıklar oldu, acılara su dökülmek bir yana korundan evler kül oldu.

Biz de büyüme evresinin bir köşesinden izleyedurduk. Canımız acıyor ama elimiz tutmuyordu, bir zor haldeydik, öyle bir hal. Yine de bu acı yakarken yüreğimizi kafa tarafı gülebiliyordu. Nasıl yaptıklarına hayran kaldığım bir şekilde yaratılan karikatürler ve yazılarla gülüyorduk. Karşıdan sıkılan sulara çiçek uzatmak kadar masumken duruşlar, acıtılan bedenlerimize inattı beyinler ve yaratıyorlardı komiklikleri. En çok da uçan Penguen’de yaratılıyordu. O günlerde kızabilirdik o hayvancağıza ama bir hayvanın namı susanların simgesi olmaktan haftalık çıkarılan bir avuç kâğıtla kurtarıldı.

Unutulmaz kapakları, yüzlerimizde bıraktığı hüzünlü gülümsemeleri ve içimize sinen mizahıyla kapattı son sayfasını da Penguen. Cümle yapılarım bile onlarla oluşmuşken hayatımın gelen kısmında beynim de hep mekanizmasında saklayacak ondan öğrendiklerini. Bir yandan da kalbim umut etmekten yorulduğunda hatırlayacak benim büyümeye başladığım günlerde bedenlerindeki acıya rağmen komik üretebilen kalemleri ve yeniden hatırlayacak umut edebilmenin gücünü. Çünkü kütüphanemde bir rafın zor taşıyacağı kadar ağır bir Penguen yığını hiçbir zaman oradan kalkmayacak.

Ülkeyi mizah kurtaracak

Önceki yazıTansu Çiller hakkında 28 Şubat davasına zorla getirme kararı
Sonraki yazıKılıçdaroğlu’ndan Yeni Şafak’a taziye telefonu
1997 yılında temmuz ayının yirmi ikisinde İstanbul’da doğdum. Hatta babam tarafından İstanbulluyum bile ama neyse ki Şile’den. Annem tarafından Rizeliyim. İki çocuklu ailemin ikinci çocuğuyum. Eğitim hayatım Türkiye’de okuyan bir genç olmama rağmen şansım sayesinde olacak hep iyi yerlerde geçti. Mahallemdeki ilkokulum Cenap Şahabettin’den sonra yine mahallemdeki Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Şimdi Boğaziçi Üniversitesi’nde psikoloji bölümündeyim. Hayatımda bir şekilde sanatı bulundurmayı sevdiğim için olacak flüt çalıp tiyatro yapmayı ve birkaç kelimeyi bir araya getirerek bir şeyler yazmayı denemeyi seviyorum. Bunların hepsini yeteneklerimden değil de sevgimden yaptığım için olacak uzun yıllardır devam ettiriyorum. Bu nedenle de olmayan yeteneklerime ve olan kocaman sevgime teşekkür ediyorum.