Ortadoğu denkleminde Katar krizi analizi

Katar krizi ile ‘Ortadoğu kaynamaya başladı’ dersek yanlış olmaz. Bir yanda okyanus ötesindeki “büyük abi” ABD ve ABD’nin yanında yer alan Mısır, Suudi Arabistan’ın olduğu blok; diğer yanda ise Katar ve Katar’a destek veren Türkiye ve İran…

katar krizi hedef iran türkiye mi

Ortadoğu denkleminde Katar krizi

Ortadoğu’nun hatta dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Katar’a yönelik, kimsenin beklemediği bir hamle geldi. Ortadoğu’nun önemli ülkeleri olan Suudi Arabistan ve Mısır olmak üzere birçok ülke Katar’ı siyasi, ekonomik bir yaptırımla karşı karşıya bıraktı…

Ülkenin tarım ürünlerine yönelik ithalinden tutun da hava yollarına kadar birçok noktada Katar’ın eli kolu bağlandı…

Katar’ın 2,5 milyona yakın nüfusu var ve Ortadoğu coğrafyasında bölge aktörleri tarafından askeri güç olarak görülebilecek böyle bir hakimiyeti yok. Mısır ve Suudi Arabistan’ın oluşturduğu muhalefet bloğuna karşı ciddi bir tehdit unsuru değil. Durum itibariyle coğrafyada, Katar’a yönelik bir konsensus oluştuğu görülmektedir.

Katar’a karşı bu bloğun oluşturulması, küresel büyük aktör ABD’nin bölge ülkelerine verdiği talimatın yerine geldiğini gösteriyor.

“Büyük abi”, Katar’da yapmak istediğini önce “ifade gücüyle” anlatarak Katar’a mesaj vermeye çalışıyor. Mesajın içeriği net aslında:

  1. İran’la olan yakınlık…
  2. Müslüman Kardeşlere yönelik barışçıl tutumun terk edilmesi…
  3. Yemen’de Husiler’e yönelik verilen destek…

Bu nedenlerin arkasında yine Katar‘ın sahip olduğu petrol, doğalgaz kaynağı, yani enerji kaynaklarının varlığı Katar’ın, ABD tarafından bölgede (kısa veya uzun vadede) yalnızlaşmasına neden olmuştur. Bunun yanında geçtiğimiz haftalarda Suudilerle yapılan büyük ekonomik hacimli silah anlaşmasının benzerinin Katar’dan istenilmesi, bunun sonucunda Katar’ın, ABD’ye 30 milyar dolarlık yatırım teklifinin ABD tarafından kabul edilebilir bulunmaması Katar’ın siyasal konjonktürde grubun dışında kalmasına neden olmuştur.

Bunun yansımalarını da İran’da gördük. Önce İran Meclis’ine ve Humeyni’nin türbesine yapılan saldırı; ardından Tahran’daki asitli saldırı bölgede (şuan için) ufak çaplı taşların hareket ettiğini gösteriyor. Bu saldırının ardından İran, Suudi Arabistan’ı sorumlu tutarak intikam yemininde bulundu.

Müslüman Kardeşler faktörü

Bilindiği üzere Mısır’da Müslüman Kardeşler’in üyesi olan Mursi’nin darbe ile indirilip yerine Sisi’nin gelmesi Türkiye’yi de rahatsız etmiş ve Müslüman Kardeşler‘e destek mesajları ortaya çıkmıştı. Burada dikkat edilecek konu şu: ABD; Katar’a, Müslüman Kardeşler’e verdiği destekten dolayı bu hamleyi, bölgedeki yardımcı aktörlerinin aracılığı ile gerçekleştirdi. Türk hükümetinin de bugün Müslüman Kardeşler’e yönelik tutumu ortadadır…

Katar, bölge ülkelerinin hareketinin ardından İran ve Türkiye’den destek istedi ve bu desteği de buldu dersek yanlış olmaz. İran gıda yardımında bulunacağını açıkladı; Türkiye ise, asker göndereceğini…

Sorulması gereken soru şu: İran bu bataklığa mı sürükleniyor; ikincisi, İran’dan sonraki hedef Türkiye’deki iktidar mı?

Türk hükumeti bu coğrafyada dikkatle hareket etmeli ve sürece hassas yaklaşılmalıdır. Aksi durumda, Türkiye’nin itidal dışı davranışı bölgede yeni çözümsüzlükleri de beraberinde getirecektir…

‘Katar krizi’ nasıl oldu? Adım adım neler yaşandı?