Tam zamanında gelen adalet yürüyüşü

Bugün bir gün hepimizin ihtiyacı olacak bir şey uğruna yürünen bir yolun sonuna gelindi. Adalet yürüyüşü…

Tam zamanında gelen adalet yürüyüşü kemal kılıçdaroğlu

Adalet yürüyüşü, adalet güvercini

Bir kelimenin anlamını düşünün çok uzun zamandır sallantıda olsun ve unutturulmak istensin. Kelime kendi anlamından çok farklı olarak birileri için adalet olmaya başlasın. İşte tam da böyle bir durumdayken bir yürüyüş başlatıldı, binlerin ve hatta milyonların desteğiyle kilometreler bitti. Adalet güvercini tüm ihtiyaç sahibi bizler için gökyüzüne bırakıldı.

Heyecanlanacak sebeplerimiz elimizden daha biz farkına varamadan tek tek uçup gitti. Ben de dahil olmak üzere çok fazla insan sindirildiğimizi ve artık resmi olarak önemsenmediğimizi düşünüyorduk. Ama bir hareket hala kalan heyecanı gösterdi. Bazı geceler Nuriye ve Semih için uykumu alıp giden gözyaşlarını yalnızca benim akıtmadığımı kanıtlayan bir birliktelik oluşturan bir hareketten bahsediyorum.

“Umut tebessümü bu yürüyüş”

Tam zamanında gelen adalet yürüyüşü

Başka başka ideolojiler de savunuyor olsak başlatan kişiye saygı duymak için oy kaşemin onunla aynı sütunun altına basmasına gerek yokmuş. Adaletsiz bir ülkede adalet arayışıyla yürümenin cesaretini takdir etmek için de buna ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum. Madem bu bir adalet ve hak yürüyüşü o zaman bu girişimi destekleyerek hakkını vermek gerekiyor kesinlikle. Evet, hakkını vermeliyim ki bana güç veren, yüzüme ürkek bile olsa bir umut tebessümü koyan bir hareket oldu bu yürüyüş.

Bugün aradığımız adaletin bize birinci elden dokunup dokunmaması değil olay. Olay, adaletsizliğin başladığı ve kanıksandığı yerlerde arkasının çorap söküğü gibi geldiği. Kesin bir sonuç olarak bir gün onu kapımızın önünde gördüğümüzde adalet için arayışa geçmemiz gerekeceği. Bunun için bir şeyler yapılıyor, birileri açlıktan kaslarını eritmeye başlıyor hem de parmaklıkların arkasında, birileri ellerinde beş yaşında çocuklarıyla yol tepiyor tabana kuvvet, birileri şarkılar söylüyor, danslar ediyor…

“Her kim hiçbir şey yapmadığını düşünüyorsa onlar bile bu yapılanları görüp bir an üzerine düşünerek aslında büyük bir eylem yapıyorlar”

Çünkü adaletsizlik için asıl korkacağımız gün o koltuklardan gelen hırlamalar sonrası tepkisiz bir şekilde işlerimize gidip hiçbir şey yok gibi davrandığımızda olacak.

Asıl adaletsizlik, boşaltılan hafızalarla her gün içi boş laflarla çaresizliğimizden yakınmaya başladığımızda kendini gösterecek. Ve şu an adaletsizliğe teslim olmama sebebim gördüklerim sayesinde kendimi çaresiz hissetmekten vazgeçmem. Eminim ki az önceki cümledeki ben öznesini yüzlerce kişi benimseyerek okudu.

Adalet Buluşması: Tarihi yürüyüşe dev katılım

PAYLAŞ
Önceki yazıNeyse: Haykırmadan Anlatamam (Özel Röportaj)
Sonraki yazıAdalet Mitingi için 15 bin polis görev başında
1997 yılında temmuz ayının yirmi ikisinde İstanbul’da doğdum. Hatta babam tarafından İstanbulluyum bile ama neyse ki Şile’den. Annem tarafından Rizeliyim. İki çocuklu ailemin ikinci çocuğuyum. Eğitim hayatım Türkiye’de okuyan bir genç olmama rağmen şansım sayesinde olacak hep iyi yerlerde geçti. Mahallemdeki ilkokulum Cenap Şahabettin’den sonra yine mahallemdeki Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Şimdi Boğaziçi Üniversitesi’nde psikoloji bölümündeyim. Hayatımda bir şekilde sanatı bulundurmayı sevdiğim için olacak flüt çalıp tiyatro yapmayı ve birkaç kelimeyi bir araya getirerek bir şeyler yazmayı denemeyi seviyorum. Bunların hepsini yeteneklerimden değil de sevgimden yaptığım için olacak uzun yıllardır devam ettiriyorum. Bu nedenle de olmayan yeteneklerime ve olan kocaman sevgime teşekkür ediyorum.