Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye Raporu’nun onaylanmasının ardından AB Bakanı Ömer Çelik yaptığı açıklamada, “Rapor yok hükmünde, geçersiz sayıyoruz” ifadelerinde bulundu.
Avrupa Parlamentosu müzakereleri askıya alan raporu kabul etti
Avrupa Parlamentosu’nda dün görüşülen Türkiye Raporu bugün oylandı. Avrupa Parlamentosu müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporu kabul etti. Bu tavsiye niteliğinde bir karar. Direkt uygulama ve yaptırım yetkisi yok. Ancak kritik bir girişim olarak kabul ediliyor. Raporun gerekçesi olarak; Türkiye’de 16 Nisan 2017 Referandumu’nda oylanan anayasa değişikliğinin Kopenhag kriterleri ile uyumlu olmadığı beliriliyor. Rapora göre eğer anayasa değişikliği hayata geçerse Avrupa Birliği’nin Türkiye ile üyelik müzakereleri askıya alınması gerektiğine vurgu yapılıyor.
Oylamaya 638 parlamenter katıldı. Oylamaya katılanlardan 477 parlamenter Türkiye ile müzakerelerin dondurulması yönünde oy kullanırken, 64 parlamenter müzakerelerin devam etmesi yönünde tercih kullandı.
Hükumetten ilk açıklama
AB ile Türkiye arasında müzakerelerin askıya alınması kararın ardından AB Bakanı Ömer Çelik, kararın aynen iade edileceğini vurguladı. Ömer Çelik, ‘Rapor yok hükmünde, geçersiz sayıyoruz’ dedi.
AP’nin raporunu “objektif ve güvenilir değil” olarak nitelendiren Çelik, “Maalesef bu rapor, objektif olmayan bir takım ifadeler içeriyor. Bu rapor esas olarak AB Komisyonu’nun yayınladığı raporun AP tarafından değerlendirilmesidir. Bir bağlayıcılığı yoktur, siyasi niteliktedir. Burada objektif ve dengeli olmasını gözetiriz. Eleştirilerden faydalanmanın yollarına bakarız. Ancak bu rapor bu objektiflikten uzak. Özellikle 1915 olaylarının 100. yılıyla ilgili tek taraflı yaklaşım gündeme getirilmiştir. Raporda 15 Nisan 2015 kararına yapılan atıf sadece tarihi çarpıtmakla kalmıyor.” dedi.
Rapor için ‘vizyonsuzluk belgesidir’ ifadelerini kullanan Çelik, “Karşılıklı tartışmaya açığız. Ama halk iradesinin geçersiz sayılması gibi anti demokratik bir vizyonu tartışma konusu yapmamız söz konusu değildir” diye konuştu.
Çelik’in konuşmalarından satır başları:
– Raporu yok hükmünde kabul ediyoruz. Rapor bize ulaştığında aynen geri gönderilecektir. Maalesef bu raporlar artık değerlendirme kriteri olmaktan çıkmıştır. Gerçekler saptırılmaktadır, önyargılarla ifade edilmektedir.
– Bu raporda AP tarafından, anayasa değişikliği maddelerinin uygulanması durumunda katılım müzakerelerinin askıya alınması belirtilmişti. 16 Nisan referandumu oldukça şeffaf ve yüksek katılımlı bir seçim sonucu halkın tercihini ortaya koymuştur. Türkiye’den talep edilen şey, halkın iradesine duyarsız kalınmasıdır. Referandumun neticesi tabiki uygulanacaktır. AP’nin böyle bir çağrı yapmaya hakkı yoktur. Bu antidemokratik bir yaklaşımdır. Türkiye’de bir de bu uygulama görülmeden, bu şekilde tavır alınmasının yanlış olduğunu daha önce de söylemiştik. AP’nin uygulanmasın deme hakkı yoktur. AP’yi referandum sonucuna saygılı olmaya çağırıyoruz.
– Bu ayın 25’inde Dışişleri Bakanımızla Brüksel’de olacağız. AB kurumları ile diyaloğu güçlendiren bir anlayış içerisinde olacağız. Vize serbestisi, göç, terörle mücadele ve gümrük birliği gibi konularda diyaloğu arttıracağız. Türkiye-AB ilişkisinin esası katılım müzakereleridir. Duvarları yıkmak ve köprüler kurmak bugün en önemli meseledir. Vizyon sahibi olmak bunu yapabilmektir.