Galatasaray yarını düşünerek hareket etmeli

Galatasaray, geçtiğimiz hafta İsveç’in Östersunds takımına elenerek göz kamaştırıcı tarihine kara bir leke bulaştırdı. Bir zamanlar dünyanın en büyük kulüplerini dize getiren ‘Avrupa Fatihi’ saltanat günlerini mum ile aranıyor.

Galatasaray igor tudor

Galatasaray finansal açıdan kötü yönetilmenin neden olduğu zorlukları ağır sancılar çekerek hissetmeye başladı. UEFA ölçütlerinin zorlayıcı kuralları altında eli kolu sımsıkı bağlanan sarı kırmızılılar için zor günler ağırlığını daha fazla hissettirecek gibi görünüyor. Arslan, kendisiyle ile boy ölçüşmesi mümkün bile olmayan, sıradan bir takıma elenerek sezon öncesinde taraftarlarını büyük bir hüsrana uğrattı. Teknik direktör Igor Tudor’un yere düşen takımını ayağa kaldırabilecek kapasiteye sahip olup olmadığı sarı kırmızı taraftarlar tarafından mercek altına alınmış durumda.

Igor Tudor ile devam edilmesi Galatasaray’a yarar sağlamaz.

Kadro kalitesi açısından sıkıntı yaşanan bir dönemde takımın başına Igor Tudor gibi kariyerinin başında, deneyime gereksinim duyan ve Türk futbolunu yeterince tanımayan bir hocayı geçirme kararının doğru olmadığını düşünüyorum. Kariyeri parlak, şöhretli ve deneyimli bir yabancı teknik adam ile sözleşme imzalama olanağı bulunamıyorsa, sarı kırmızılı camia içerisinde yetişmiş, kulübün ruhunu bilen bir Türk hoca ile çalışılmalıdır.

Loading...

Aksayan mevkiler için nokta atışı kaçınılmaz görünüyor.

Galatasaray yönetimi, 2014-15 sezonunu çifte şampiyonluk ile kapattıktan sonra oyuncu kadrosunun kalitesini koruyacak değişiklikleri yapamadı. Sezon başında oynanan Östersunds maçları takımın belli noktalarında ciddi aksaklıklar olduğunu gösteriyor. Mali disiplini bozmadan tribünleri yeniden heyecanlandıracak birkaç yetenekli oyuncunun takıma kazandırılması doğru bir hamle olur. Teknik direktör değişikliği ve başarılı nokta atışları Galatasaray’ın sezon sonuna kadar lig ve kupa şampiyonluğu yarışının içerisinde kalmasını sağlar.

Önemli olan, içinde bulunduğunuz zor durumun ileriye dönük ne gibi fırsatlar sunduğunu görebilmektir.

Sarı Kırmızılı taraftarlar gerçekçi olmalı ve bu sezon büyük başarılar beklememelidir. Büyük takımlar zaman zaman zor dönemler yaşarlar ve genelde rakipleri adına acı verici geri dönüşler gerçekleştirirler.

Avrupa Fatihi, namının hakkını veren bir geri dönüşü nasıl gerçekleştirebilir?

Galatasaray, UEFA ölçütlerinin zorlayıcı kuralları altında eli kolu sımsıkı bağlanmış zor bir durumda şampiyonluk mücadelesi vermeye çabalıyor. Kulübün mali durumunu daha fazla zorlayan, fark yaratmayacak sıradan oyunculara yüksek transfer ücretleri ödemek yerine, varolan az sayıdaki yıldızın korunup maliyeti düşük genç yeteneklerin transfer edilmesi yararlı olacaktır. Sarı Kırmızılı yönetim Afrika ve Türkiye sahalarındaki genç yetenekleri keşfetmeli, deneyimli oyuncular ile kaynaştırarak yarının kadrosunu oluşturmalıdır. Genç ve yetenekli bir iskelet oluşturulmasıyla birlikte gelecek sezonlarda mali açıdan hedeflenen rahatlığa da kavuşulursa, oyuncu kadrosu yıldız transferleriyle sağlamlaştırılabilir. Bunun sonucunda Galatasaray bugün özlem duyduğu, Avrupa’yı fethettiği günleri yeniden yaşayabilir.


Özkaynak sürekli başarı için vazgeçilmez bir araçtır.

Galatasaray’ın bugün yaşadığı sıkıntıların temel nedeni özkaynağın gözardı edilerek pahalı yıldız transferlerine öncelik verilmesidir. Zor durumdan kurtuluşun kalıcı çözümlerinden birisi verimli bir özkaynak sisteminin kurulmasıdır. Sarı kırmızılı camianın bünyesinde yetişen futbolcular ile sahaya çıkılması, özlenen Galatasaray ruhunun geri kazanılmasını sağlayacaktır. Galatasaray gibi yöntem bilgisi derin bir kulüp için özkaynak sistemi kurmak pahalı ve zor bir çalışma olmaz.

Zor dönemler Galatasaraylıları yıldıramaz.

Galatasaraylılar takımına sahip çıkan, duyarlı bir taraftar grubu olarak bilinir. Mali durumun düzelmesi zaman alacağı için önümüzdeki iki üç sezon sabır terbiyesiyle geçirilecek gibi görünüyor. Lige iyi bir başlangıç yapıldığı takdirde takım ilginç bir hava yakalayabilir ve Türk Telekom Stadyumu’nun çimleri yemyeşil çimleri aniden heyecan ve coşkuya boğulabilir. Sarı Kırmızılı taraftarlara inançlarını yitirmemelerini ve inatla takımlarını desteklemelerini öneririm.

Futbol transfer sezonunda neler oluyor?