Milli içecek ayrandan sonra üzüm suyu olsun

Manisa’da tarımla ilgili kurum ve kuruluşları ziyaret eden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, “Ayrandan sonra milli içeceğimiz üzüm suyu olsun” dedi.

Milli içecek ayrandan sonra üzüm suyu olsun

Fakıbaba Şehzadeler Canlı Hayvan Borsası, Beydere Tohum ve Sertifikasyon Test Müdürlüğü, Bağcılık Araştırma Enstitüsü ve Damızlık Hayvan Tesislerini ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı.

Enstitüde bölgedeki bağcılık hakkında bilgi alan Fakıbaba’ya üzüm suyu ikram edildi.

“Kebap yanında üzüm suyu ikram edilsin”

Üzüm suyunun lokantalarda yemekle ikram edilmesi gerektiğini ifade eden Fakıbaba, şöyle konuştu:

“Ayran kadar üzüm suyu da milli içeceğimizdir. Üzüm suyunda hiçbir katkı maddesi yok. Tadı çok güzel ve doğal. Çok kızdığım şey, içeriği belli olmayan ne olduğu bilinmeyen özellikle dışarıdan getirilen ürünler.  Mis gibi bizim ürettiğimiz kendi içeceklerimiz varken başka içecek içmek, sadece marka olması beni çok rahatsız ediyor. Ayrandan sonra milli içeceğimiz bu olacaktır. Samimi olarak söylüyorum. Kebap veya diğer yemeklerin yanında ayran ve üzüm suyu ikram edilsin.”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, “Bu çok güzel bir şey. Doğal ve tamamen katkısız. Bundan sonra kebap ve çiğköfte ile birlikte ayran, diğer her şeyle üzüm suyu tüketeceğim. Asitli içecekler yerine herkes üzüm suyunu tüketmeli” dedi.

Manisa’da bir otelde düzenlediği toplantıda 2017-2018 sezonu çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesini açıklayan Fakıbaba, geçen yıl 4 milyon ton yaş üzüm, 313 bin ton çekirdeksiz kuru üzüm üretildiğini hatırlattı.

Milli içecek ayrandan sonra üzüm suyu olsun

2017 yılında yaş üzümde rekolte 4,2 milyon ton

“Yaş üzümde geçen yıl rekolte 4 milyon tondu, bu sene 4 milyon 200 bin ton. Kuru üzümde ise geçen yıl rekolte 313 bin tondu, bu sene ise 310 bin ton. Bunlar güvenilir rakamlardır.” diyen Fakıbaba, üreticinin ürünününü değerinde satamayacağı yönünde kaygılanmasına gerek olmadığını ifade etti.
Fakıbaba, şöyle konuştu:

“Sayın Cumhurbaşkanımız bana talimat verdi, ‘üzüm 4 liranın altında olamaz, gideceksin bu işi çözeceksin’ dedi. Üzümünüzü 4 liranın altında sattırmayacağız. Şu an hazırlıklarına başladık, depo arayışımız devam ediyor, 9 numara kalitedeki üzümü istediğimiz kadar 4 liradan alacağız ve 15 gün içinde paranızı ödeyeceğiz. Bu, AK Parti hükümetinin, Sayın Cumhurbaşkanınızın, Başbakanınızın ve Tarım Bakanınızın size sözüdür. Güven her şeyin üzerindedir. Rahat olun, üzümünüzü alacağız, sınırsız bir şekilde alacağız, sizi kimseye muhtaç etmeyeceğiz.”

Fındık fiyatı açıklaması: Rekolte yüksek olmasına rağmen fiyat düşmedi

Açıklanan fındık fiyatlarının ardından bazı kesimlerin mutsuz olmasını da değerlendiren Bakan Fakıbaba, şunları söyledi:

“İnsanların tümünü yönetimde mutlu etmek mümkün değil. Eğer insanların yüzde yüzü bir şeyden mutluysa orada bir yanlışlık da vardır. Fındığı depo edenler eğer yüksek fiyattan depo etmişse bu sefer açıklanan fiyatı beğenmemiş olmaları gayet doğaldır. Ama biz genele bakıyoruz. Halkın yüzde 80’i bundan mutlu mu? Biz 3 bakanımızla birlikte geçen hafta Giresun’daydık. Aynen üzümde olduğu gibi gerçekten mutlulardı.


Biz Levant’a 10 lira dedik, Giresun’a 10,5 lira fiyat verdik ve hemen alımlara başladık. Biz bir şey söylüyorsak o doğrudur ve gereğini de yerine getiririz. Daha önceden stok yapmış 13 liradan almış insanlar varsa yani geçen seneki rekolte 420 bin tonsa bu seneki rekolte 675 bin tonsa, devlet olarak biz herkese paralar dağıtmak isteriz ama neticede bu paralar da milletten alınan vergilerle toplanan paralar.

Fındık üreticisi şuna emin olsun; biz onları mağdur etmedik. Geçen sene verilen fiyat 10 lira 10,5 liraydı. Bu sene de rekolte 675 bin ton olmasına rağmen yine aynı fiyatı verdik. Onun için halkın, üreticinin çoğu memnun ama dediğim gibi elinde stoku olan insanlar haklı olarak, ben de olsam 13 liradan mal almışım o stoktaki mal çok yüksek olduğundan dolayı onlar rahatsızlar. Biz onların da rahatsız olmasını istemeyiz ama bu bir ticarettir neticede. Çok kar edebilirlerdi ama zarar etmelerini de istemeyiz. Zarar ettikleri zaman da onların o karar verme kabiliyetidir.”

Zehirli yumurta alarmı: Türkiye etkilenir mi?