ABD, Türkiye’ye karşı vekalet savaşına mı hazırlanıyor?

ABD’nin zaman kazanmak için “müttefik” dediği Türkiye’yi, Suriye’de gün geçtikçe pasifize etmeyi mi amaçlıyor?

ABD, Türkiye karşı vekalet savaşına mı hazırlanıyor?

ABD, Türkiye’ye karşı vekalet savaşına mı hazırlanıyor?

Suriye’de bir cadı kazanı yaşanıyor. Yaşanan kriz, silahlı mücadeleden artık diplomasiye kendini bırakacak gibi görünüyor…

Bunun yanında Ortadoğu’da, özellikle Suudi Arabistan‘da yaşanan görünürde “yolsuzluk” nedeniyle başladığı iddia edilen sivil darbe, ABD’nin Ortadoğu konjonktüründe yeni yol ayrımına geldiğini de gösteriyor. Tabii bu da, Suudi Arabistan özelinde yeni değişimleri de beraberinde getireceğini gösteriyor…

ABD, kendine Ortadoğu’da değişerek yeni kanallar açmaya devam ederken bir yandan da Suriye’de oyun kurucu rolünü Rusya’ya bırakmak istemiyor…

Bu noktada Türkiye’nin ABD’ye karşı tutumu da dikkatli analiz edilmelidir. Özellikle S-400 füzelerinin Rusya’dan alınması ABD’nin de Türkiye’ye karşı tutumunu ciddi anlamda değişime uğratmıştır. Türkiye ile ABD arasında tıkanan çözüm yolları, tarafları da stratejik hareket etmeye sevk ediyor. Türkiye’nin, bugün okyanus ötesiyle diplomatik bir savaş yürüttüğü ortadayken yine Suriye’de bir vekalet savaşına da sahne olabilir…

Türkiye’nin, ABD elçiliğinde çalışan kişiyi gözaltına almasıyla başlayan taraflar arasındaki “vize krizi” bu iki ülkeyi tarihte nadir görünen bir soruna kanalize etti.

Türkiye, doğu bloğuna yöneliyor!

Vize krizinin arkasında belki de en büyük sorun ABD’nin Türkiye’ye iade etmediği terör örgütü lideri Fethullah Gülen ile Rıza Sarraf dosyası; Türkiye’yi, ABD’ye karşı doğu bloğuna yöneltiyor.

Aslına bakılırsa ABD ile AKP iktidarının yönettiği Türkiye arasında kısa bir zaman öncesine kadar çok yakın bir politik ilişki geliştirilmişti. Özellikle 15 Temmuz’un getirdiği siyasi iklim Türkiye’yi, ABD’den uzaklaştırmıştır.

ABD’nin PKK uzantılı Suriye’deki Kürt unsurlarına (PYD/YPG) verdiği binlerce tır dolusu silah yardımı ABD’nin, bu yerel unsurları gelecekte Türkiye’ye karşı kullanacağını işaret ediyor. ABD’nin zaman kazanmak için “müttefik” dediği Türkiye’yi, Suriye’de gün geçtikçe pasifize etmeyi amaçladığını gösteriyor…

Kuzey Irak’ta bağımsız Kürdistan’a şimdilik vize vermeyen ABD’nin, önceliğinin Suriye’nin kuzeyindeki Kürt oluşumunu tamamlamayı amaçladığı da görülüyor. Tabi ABD, bu stratejisini, bulunulan konjonktüre göre de yine biçimlendirmesi mümkündür…

ABD ve bağımsız Kürdistan için uzun yıllar çaba sarf eden Mesut Barzani‘nin durumu da bugün bakıldığında Kürt politikası içerisinde ABD’nin Barzani’yi pasifize ettiğini gösteriyor. Tabi, yine bugün için bu geçerli bir durum. Yarın belki, tekrar görevine geri dönebilir veyahut da Barzani’nin yeğeni Neçirvan Barzani Kürt politikasında bayrağı devralabilir.

Türkiye bu noktada dikkat etmelidir. ABD’nin Ortadoğu’daki Kürt politikası gün geçtikçe gelişerek büyüyor ve güçleniyor. Suriye’de zaman kazanan ABD, Türkiye için Kürt politikası konusunda tehlike arz edebilir…

O yüzden yakın gelecekteki günlerin, Türkiye için çok zor günler olacağı görülüyor…

Erdoğan ile Trump telefon görüşmesinde 3 detay!

Erdoğan ile Trump telefon görüşmesinde 3 detay!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…