Toprağa ekilip bitkiye dönüşen gazete

Bir gazete düşünün. Ağaç kesilmeden yani doğaya zarar verilmeden üretilmiş. Bu yönüyle dahi takdiri hak ediyor. Ancak bununla da bitmiyor. Bu gazete toprağa ekildiğinde filizler veriyor. Nasıl mı?

Toprağa ekilip bitkiye dönüşen gazete

Teknoloji alanında yaptıkları yenilikler ile sık sık isimlerinden söz ettiren Japonlar bu kez de ağaç kesilmeden üretilen ve sonrasında toprakla buluştuğunda filizlenip çiçeğe, sebzeye ya da ağaca dönüşen gazeteleri ile gündemdeler.

The Mainichi Shimbunsha isimli gazete, çevrecilik adına öyle itinalı bir çalışma yapmış ki, kağıdından mürekkebine, üretiminden doğaya dönüştürülmesine kadar her detay büyük özen gösterilerek gerçekleştirilmiş.

Gazetenin kağıdına yerleştirilmiş olan tohumlar toprağa gömüldüğüne filizlenip doğa ile bütünleşiyor. Gazete mürekkebi sebzelerden sağlanıyor. Böylece gazete toprakla buluştuğunda herhangi bir zehirli madde toprağa gönderilmemiş oluyor.

Sebzeden üretilen mürekkebin başka bir olumlu yönü daha var. Gübre görevi görmesi ve filizlenen tohumların daha hızlı büyümesini sağlaması.

İyi ama neden The Mainichi Shimbunsha, böyle bir projeye imza attı? Bir gazetenin böyle bir projeden ne gibi kârı olabilir?

Bir gazete düşünün. Ağaç kesilmeden üretilmiş. Ancak bununla da bitmiyor. Bu gazete toprağa ekildiğinde filizler veriyor. Nasıl mı?

The Mainichi Shimbunsha, yaptığı çevre çalışmaları ile tanınan Dentsu Inc. ajansı ile çalışarak bu projeye imza attı. Proje, bir gazetenin yalnızca bilgi vermek ile kalmasının yeterli olmadığına dikkat çekiyor.

Gazetenin bu proje ile insanları küresel sorunlara karşı kayıtsız kalmamaya ve harekete geçirmeye yönelik bir amacı bulunuyor.

Toplumsal sorumluluk projesi olarak nitelendirilebilecek olan proje, beklenenin üzerinde bir ilgi ile karşılaşınca gazetenin satış adedi muazzam biçimde artış gösterdi. Gazetenin tirajı 4 milyona ulaştı.

Böylece 1872 yılından beri yayın hayatına devam eden The Mainichi Shimbunsha‘nın tirajı %10 oranında artış göstermiş oldu. Yani gazete yaptığı sosyal sorumluluk projesinin yanında maddi olarak da kara geçmiş oldu.

Neden biz akıl edemeyiz, neden burada böyle şeyler yapılmaz, yapılsa Japonların gösterdiği şekilde ilgi ile karşılaşır mı? Sorulabilecek çok soru var ama cevapları az buçuk tahmin edebiliyoruz. Çünkü biz okumayız pek. Doğayı da pek önemsemeyiz. Hem bize ne canım Japonlardan. Biz de her yeni gün bir bina ekmiyor muyuz beton tarlalarımıza…

Geri dönemeyenler: Ağacın yuttuğu bisikletin hikayesi

14.03.1985 tarihinde Kadıköy'de dünyaya geldim. Kadıköy'de doğdum, Kadıköy'de büyüdüm. Yazma sevdası içime düşünce önce 2 roman yazdım, sonra da sinemaya dair yazılar yazmaya başladım. 2011'in başından beri bloğum cagrigirlangic.blogspot.com da 500'ü aşkın filme dair yazdım. Hala da devam ediyorum. Sonra metin yazarlığı yapmaya başladım ve yazarlık mesleğim haline geldi. Yazımına devam ettiğim Türk Sinema Tarihi Ansiklopedisi, emek ve zaman isteyen bir proje. Sabırla yazımına devam ediyorum. Bir sinema yazarı olarak yazmaya başladığım, sonrasında ise deneme, gündem, kritik, yaşam ve kişisel gelişim yazıları yazmaya başladığım İndigo Dergisi ise hem beni geliştiren, hem de bir parçası olmaktan haz aldığım yer.