Naçizane bir menü: Kol böreği, Çükündür turşusu, Şıllık tatlısı

Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız diyor ki; baharat kullanmayınız, ketçap yemeyiniz, asansöre kadın-erkek binmeyiniz ve yatağınızın şeklini sizi gıdıklamayacak biçimde tercih ediniz.

Naçizane bir menü: Kol böreği, Çükündür turşusu, Şıllık tatlısı

Ne olmuştu?

Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız’ın, “Kadınların; ‘Allah, erkeklere dövün rahatlayın’ diye müsaade etmesinden dolayı sabaha kadar şükretmeleri gerekiyor.” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan tepki gecikmemişti.

“Diyanet İşleri, alanı boş bırakmamalı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nurettin Yıldız üzerinden başlayan tartışmaya ilişkin olarak şöyle konuşmuştu:

“Bir insan olarak dinime getirilen bu zafiyete de tahammülümüz yok. Burada bildiğimizi, inandığımızı da söylemek zorundayız. İnşallah şu anda Başbakan Yardımcımız da burada, Din İşleri Yüksek Kurulumuz, Diyanet İşleri Başkanımız alanı boş bırakmamalı. Bu tür adamlar konuşur, alanı boş bırakırsa ortaya böyle zaaflar çıkar. İlahiyatçılarımızın, muteber âlimlerimizin ise ya sesleri çıkmıyor ya da sesleri duyulmuyor. Ya da korkuyorlar. Niye korkuyorsun be kardeşim? Çıkacaksın gerçek neyse söyleyeceksin. Hiç kimsenin dinimizi böyle karikatürize etmeye hakkı yoktur.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri alanı boş bırakmamalı dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Güler ise Nureddin Yıldız’ın sözlerinin medya tarafından cımbızlanarak çarpıtıldığını iddia etti.

Sayın Cumhurbaşkanımız, alanı Diyanet İşleri Başkanlığına değil de Türkiye’nin önde gelen psikiyatristlerinden Doğan Cüceloğlu, Üstün Dökmen, Kemal Sayar gibi isimlere bıraksaydı daha mı doğru olurdu sanki?

Ve Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız demiş ki;

  • baharat kullanmayınız,
  • ketçap yemeyiniz,
  • asansöre kadın-erkek binmeyiniz
  • ve yatağınızın şeklini sizi gıdıklamayacak biçimde tercih ediniz.

Genç insanlar baharat kullanmamalıymış, şehvet uyandırıyormuş ya ne yani şimdi yemeklere tuz da mı dökmeyelim?!

Ketçaplı şeyler de yemeyecekmişiz. Peki ya mayonez?!

Uykuyu beklerken geçirilen her boş dakika şehvete doğru kayan bir dakikaymış. O zaman vaktimizi boşa harcamasak da Yunan mitolojisindeki Eros’u okusak mesela?!

Bir erkekle bir kadın asansörde yalnız kalmamalıymış. İki kadın bir erkek kalsak?!

Yatağın şekli bilhassa erkeği gıdıklayan, cinsel dürtüleri rahatsız eden bir yapıda olmamalıymış. Yatağı duvara dikine koyup yatsak?!

Velhasıl, bırak da reçeteleri doktorlar yazsın. Hani hastası için gerekli görülen ilaçların miktarlarını ve kullanılış biçimlerinin yazılıp verildiği kâğıt; reçete.

Ben de doktordan bilhassa rica ettim; ‘ketçaptan şehvet duyan hastamız var, bir reçete yazar mısınız?” diye. Ne dese beğenirsiniz? Kol böreği ile Çükündür turşusu yesin. Bir de üstüne Şıllık tatlısı çekti mi değme başkanın keyfine!

Diyanet fetvası: Sol elle şeytanlar yemek yer

1993 Ankara doğumlu yazar Antalya’da ikamet ediyor. İnteraktif bir sinema ve dizi blogu olan SineTürkiye'de genel yayın yönetmeni olarak görev alan yazar, Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünde ön lisans; Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Şu an Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Anabilim Dalı'nda Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Medya, kadın araştırmaları ve toplumsal cinsiyet konularıyla ilgilenen yazar ayrıca hayvan hakları savunucusudur; sokak hayvanlarının daha iyi koşullarda yaşayabilmeleri için çeşitli kampanyalara imza atmaktadır.