Sınav stresi konusunda öğrenciler ve aileler ne yapmalı?

Sınav dönemi boyunca ağır bir yükü sırtlayan çocuklar, aynı zamanda farklı duygu durumlarını da bir arada yaşarlar. Sınav stresi konusunda öğrenciler ve aileler ne yapmalı?

Korku ve endişenin karakterize ettiği sınav döneminde ailelerin tutum ve davranışlarının çoğu zaman bu ağır yükü beslediğini ifade eden Doğru Cevap Eğitim Kurumları Eğitim Koordinatörü Yusuf Yıldırım, sınav döneminde ailelere düşen görevleri anlatıyor.

Hayatımızın en önemli sınavı hangisidir?

Öğrencilerin sınavlara karşı olumsuz duygu ve düşünceler geliştirmesinin en önemli nedeni sınava yüklenen abartılı anlamlardır. Öğrencilerin çoğu hayatlarının en önemli sınavına gireceklerine inandırılır. Aslında bu algının oluşmasında ebeveynlerin ve genel olarak toplumun payı büyüktür. Oysa insan hayatı oldukça uzun bir yolculuktur ve bu yolculuk boyunca çok daha önemli sınavdan geçer. Sadece okul sınavlarına odaklanıp yaşam sınavı ile ilgili hiçbir hazırlık yapılmaması, ebeveynlerin çocuklarına yapacakları en büyük haksızlıktır.


Sınav algınızı değiştirin!

Sınav döneminde öğrenciler, anne babalarının yanlış yönlendirmeleri sebebiyle ağır bir stres yaşayabilir. Bu durumu önlemek için öncelikle anne babaların sınav algılarını düzeltmeleri gerekmektedir. Çocuklarının sınava olduğundan daha fazla anlam yüklemelerine neden olabilecek söylem ve eylemler, bir ailenin en son yapması gereken davranışlar arasındandır. Çocukların sınavı sadece zihinsel etkinlerinin ölçüldüğü ve planlı çalışıp, düzenli tekrar yapmayla artırılabilecek bir başarı olduğunun fark ettirilmesi gerekir. Anne babaların sınava ilişkin doğru algıları ve çocuklarını düzenli ders çalışma ve tekrar yapmaya yönlendirmeleri onlara yapacakları en büyük katkıdır. Bu noktadan hareketle ebeveynler çocuklarına doğru yolu gösteren bir rehber olmalı ve attığı her adımda güç vermelidir.


Sınav dönemi öğrencileri hassaslaştırır?

Birçok aile çocuğuyla ilişkisinin sınav dönemlerinde bozulduğundan şikayet eder. Bu durum, şartlar düşünüldüğünde normal ve anlaşılırdır. Çünkü çocuklar, sınav döneminde daha hassastır ve anne babasıyla yaşayacağı duygusal çatışmalar nedeniyle ilişkilerde ciddi hasarlar görülebilir. Bu nedenle sınav döneminde anne babaların çocuklarına karşı çok daha sabırlı olmaları gerekir. Mevcut şartlarda anlayış gösterilmeyecek birçok davranış ve söylemler bu dönemde daha fazla anlayışla karşılanmalıdır. Bu durum kesinlikle hiçbir kuralın, prensibin olmaması anlamına gelmemelidir. Kurallar ve prensipler her zaman olduğu gibi sınav döneminde de gereçli ve yürürlükte olmalı ancak uygulamalar konusunda daha esnek ve sabırlı olmak gerekir.

Çocuğunuzla güçlü bir iletişim kurun

Sağlıklı ve mutlu bir ailenin ön koşulu iletişim ve sevgidir. Özellikle ergenlik dönemiyle birlikte çocuk ile anne-baba arasında normal karşılanabilecek bir mesafe oluşmaya başlar. Bu dönemde yapılan yanlış tutum ve davranışlar, mesafenin artmasına neden olabilir. Üstelik daha da ileriye giderek iletişimin azalmasına ve hatta tamamen kopmasına neden olabilir. Çocuğuyla iletişim halinde olan aileler, problemleri zamanında ve doğru şekilde tespit edebilir ve gerekli çözümleri çocuğuyla birlikte üretebilir. İletişimin kopuk olduğu ailelerde genellikle problemler ya çok geç ya da hiç fark edilemez. Bu sebeple geri döndürülemez sonuçlarla karşılaşmamak için çocuğunuzla iletişim halinde olun.

Onu sevginizle kuşatın


Sağlıklı çocuklar sevgiyle gelişir. Çocuklarınıza her durumda koşulsuz olarak değerli olduklarını hissettirmeli ve onları sevginizle kuşatmalısınız. Sevilen ve kendini değerli hisseden çocuklar, sınav döneminde karşılaşabilecekleri tüm sorunlara karşı daha güçlü olacaktır. Kendilerine olan güvenle her sorunla mücadeleye girecek ve aynı zamanda gücünün yetersiz kaldığı durumlarda ailesinin desteğinden emin olacaktır. Ailesinin destekleri ile yeniden ayağa kalkıp sınav kaygısı dahil birçok sorunu tek başına göğüsleyecektir.

LYS öncesi sınav kaygısını nasıl engellersiniz?


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.