Kariyer Merkezi meselesi

Kariyer merkezleri, öğrencileri akademik bombardımandan biraz uzaklaştırıp iş becerilerine yönlendiren birimlerdir. Bu sebeple akademik olmayan yapılar olarak örgütlenmişlerdir ve kadrolarında mümkün olduğunca az akademisyen yer alması arzu edilir.

Kariyer Merkezi Meselesi

Değerli okurlar, 2018 Aralık ayı içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından üniversitelerde kurulacak kariyer merkezleri hakkında yapılan bir açıklama oldu. Bu açıklamanın içeriğinde özetle tüm üniversitelerimizde kariyer merkezleri kurulmasından söz edildi.

Doğrusunu söylemek gerekirse, toplamda iki farklı üniversitede kariyer merkezi kuruluşunda görev almış halen de bir üniversitenin kariyer merkezinde emek veren bir eğitmen olarak bu haberi duymak beni mutlu etti.

Diplomalı işsiz kavramının hemen her gün bir ana haber bülteninde haber yapıldığı günümüzde kariyer merkezlerinin önemi giderek artmakta. Bu haber vesilesiyle kariyer merkezleri ne tür yapılardır, neden ihtiyaç duyulur, kariyer merkezi örgütlerinin nasıl başarılı olabilir gibi konularla alakalı sizlerle fikirlerimi paylaşmak isterim.

Kariyer Merkezi nedir?

Üniversitelerde kariyer merkezleri, öğrencilerin çeşitli iş becerileri kazanması, anahtar yetkinliklerini arttırması, bireysel farkındalık kazanması, staj ve part-time olarak iş dünyası ilişkilerine ilk adımı atması için eğitim temelli organizasyonlar düzenleyen akademik olmayan birimlerdir.

Bu birimler devlet üniversitelerinde KPSS ile atanan kamu çalışanları, bazen sözleşmeli çalışanlar veya üniversite içi görevlendirmeyle atanan akademisyenlerden oluşan kadrolarla örgütlenirken vakıf üniversitelerinde bunun yanı sıra bazen özel sektörlerden yapılan transferler ile de örgütlenebilmektedir. Kariyer merkezleri, görebileceğiniz üzere öğrencileri akademik bombardımandan biraz uzaklaştırıp iş becerilerine yönlendiren birimlerdir.

Bu sebeple akademik olmayan yapılar olarak örgütlenmişlerdir ve kadrolarında mümkün olduğunca az akademisyen yer alması arzu edilir. Öğrencilerin akademisyenlerden meslekleri veya alanları ile alakalı öğrendikleri bilimsel bilgileri iş sahasında, mülakatlarda gösterebilmesi ve 21.yüzyıl gerekliliği olarak sürdürülebilir insan ilişkileri kurmayı öğrenmesi adına çalışmalar yürüten kariyer merkezleri şuan pek çok üniversitede var ve yukarıda bahsettiğim amacı gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Kariyer merkezi sorunsalı

Kariyer merkezleri anlamlı amaçlarla kurulmuş olsalar bile hatırı sayılır sayıda kariyer merkezine baktığımızda kurumsallaşmak yerine kurumlaştığını, vizyon oluşturmak yerine misyonunu yerine getirmekle yetindiğini üzülerek söyleyebiliriz. Bunun göze ilk çarpan nedenleri öğrencilerin kariyer merkezlerine en çok iş bulma, staj bulma gibi beklentilerle geliyor olması.

Almanya’nın en büyük kariyer merkezlerinden birine 2015 yılında yaptığım ziyarette kanaat getirdiğim üzere; Kariyer merkezleri üniversitelerin kurum bağlantılarını ve mezun ilişkilerini kullanarak veya kendisi kurum bağlantıları yaratarak öğrencilere iş sahası anlamında bir imkan yaratma çabasında olmalıdır.

Ancak bahsettiğim kariyer merkezinde 12 kişi çalışıyordu. Ülkemizdeki kariyer merkezlerine baktığımızda bu şekilde bir kadronun kurulması konusunda çok umudum olduğunu söyleyemem.

Üstelik kariyer merkezlerinin Avrupa’nın tamamında iş veya staj yeri bulmadığını sadece iş veya staj bağlantısı sağladığının da altını çizmek gerekir. Üniversite statüsünü ve kurum bağlantılarını fırsata çevirmek başka bir mesele ancak öğrencilere işi ya da stajı hazır vererek öğrencinin iş arama provası yapmasına engel olarak bir nevi kaş yaparken göz çıkarmak ayrı mesele.

üniversitelerde Kariyer Merkezi sorunsalı

Kariyer Merkezlerine en çok hangi konuda ihtiyaç var?

Öğrencilerin pek çoğu popüler gibi gözüken; getirisi yüksek olacak gibi gözüken meslekleri okumak üzere üniversite tercihi daha doğrusu üniversite bölümü tercihi yapıyorlar. Üniversiteler arası rekabetin artması artık üniversite tercihini ayrı üniversite bölümü tercihini ayrı birer seçim haline getirdi.

Öğrenciler bölümlerinde başarılı olarak mezun olabilir ve kendilerini alanlarında donanımlı gösterecek bir ortalama ile mezun olabilirler. Fakat kabul edilmesi gereken bir gerçek var ki, “artık her bölümden eğitim veren üniversite ve her işi yapabilen çok mezun var”. Artık herkesten çok var. Üniversite sayısının artması eğitime ulaşım imkanlarını artırmış olabilir ancak eğitim niteliğini aynı oranda arttırmış mı tartışılır. Herkesten artık ‘çok’ olması sadece diploma sahibi olmanın bizi bir yere taşımayacağı anlamına geliyor.

İşte kariyer merkezleri tam da bu noktada devreye giriyor.

Öğrencilerin iş hayatında diplomalarını işe yarar hale getirebilmesi için mutlaka bilmesi gereken; zaman yönetimi, CV oluşturma, mülakatı kontrol altında tutma, stresle başa çıkma, 21.yy yetkinlikleri gibi akademik olmayan alanlarda öğrencilerin kendilerini geliştirmesi gereklidir.

Önümüzdeki 20 yıl içerisinde yani şu an üniversiteye yeni girmiş bir öğrenci kariyerinde olgunluk aşamasına geldiğinde var olacak mesleklerin en az yarısı bugün yok ve 20 yıl sonra bugün var olan mesleklerinde en az yarısı olmayacak.

Bu şartlar altında bir meslekle derinlemesine bilgi sahibi olmak yerine kendini keşfetmek, çoklu alanlarda çalışma yapabilmek; becerilerinin farkına vararak mesleğini geliştirebiliyor olmak son derece önem arz ediyor. Kariyer merkezleri öğrencilerin bireysel farkındalıklarını kazanacağı, kendilerini keşfedeceği kişisel gelişim ve dönüşümlerine aracılık edecek merkezlerdir.

Tüm bu paylaşımlarımın ışığın var olan kariyer merkezlerinin bazılarının vizyoner yapılanmalarla kurulmuş ve kariyer merkezinin ruhuna uygun çalışmalar yürütmekte olduğunu söyleyebilsek bile; birçoğunda salt iş imkânı yaratmakla yükümlü bir birim olarak yapılandığını üzülerek söylemek isterim. Yeni kurulacak kariyer merkezlerinde öğrencilerin kendilerini yeniden bulacağı ve 21.yy yetkinliklerini özümseyebilecekleri hayaliyle…

Çalışmayan çalışanlar meselesi

İşletme ana bilim dalında lisans, Eğitim Bilimleri ana bilim dalında yüksek lisans eğitimi aldı. Romanya'da sinerji iletişimi ve takım çalışması, Almanya'da kariyer ve yetenek yönetimi konularında araştırmalar yaptı. İki adet AB projesinde kolaylaştırıcı olarak görev aldı. Türkiye Etik Değerler Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi. Bu kapsamda çeşitli üniversitelerde etik üzerine konferanslar verdi. Firmalarda ve iş profesyonellerinde etik bilincinin arttırılmasına yönelik uygulama ve seminerler geliştirdi. Çeşitli eğitim ve danışmanlık firmalarında Proje Müdürü olarak, İstanbul'da iki farklı vakıf üniversitesinde Kariyer Uzmanı olarak görev aldı. Kendisi halen İndigo Dergisi’nde Yönetim Meselesi adlı köşesinde yazmaktadır. Motivasyon, Markalama, Liderlik, Etik, Satışta Bütünlük Sistemleri eğitimleri veriyor. Kısaca, yönetim sanatına gönül vermiş bir konuşmacı, danışman ve yazar.