Ekrem İmamoğlu duyurdu: İBB Halk Ekmek’te pide fiyatı 1 TL

İBB şirketlerinden Halk Ekmek, Ramazan’da satışa sunulacak 300 gramlık pide fiyatına zam yapmadı ve 2018 yılında olduğu gibi 1 TL’den satma kararı aldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz günlerde İstanbulluların makul fiyatlarla pide alabilmesi için Halk Ekmek ile çalışma yürüttüklerini duyurmuştu.

Ekrem İmamoğlu duyurdu: İBB Halk Ekmek pideye pide fiyatı zam yok! 1 tl

İstanbul Fırıncılar Odası, İstanbul’da 350 gram yumurtalı ve susamlı pidenin fiyatını 3.5 TL, 300 gram sade pidenin fiyatını 2.5 TL, 350 gram sade pidenin fiyatını 3 TL olarak açıkladı. Bu fiyatlara göre İstanbul’da pide fiyatlarına 50 kuruşluk zam yapıldı.

Ramaza pidesi Halk Ekmek’te zamsız fiyatı ile 1 TL

Ramazan ayı boyunca İBB şirketlerinden İstanbul Halk Ekmek’in (İHE) büfelerinde satışa sunulacak pidenin fiyatı da 3 Mayıs günü İBB Genel Sekreterlik Koordinasyon Toplantısı’nda belirlendi. Alınan karara göre Ramazan pidesi geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da 1 TL’den satılacak. Halk Ekmek, pide fiyatı ile ilgili alınan kararı sosyal medyadan paylaşarak tüm İstanbullulara duyurdu.

Ramazan’da satılacak pide fiyatları ile ilgili İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Pide fiyatları ile ilgili yetkili olan kurum belediye değil. Ancak belediye olarak şunu yapabiliyoruz. En azından vatandaşımızın makul fiyatlarla pide alabilmesini sağlamak adına Halk Ekmek bu konuda çalışma yürütüyor. Umuyorum vatandaşımızı memnun edecek makul fiyatla vatandaşımıza pidesini sunacağız. Biz Halk Ekmek ile vatandaşımızı daha önceki yıllarda nasıl hizmet veriyorsa vermeye devam edeceğiz” demişti.

Ekrem İmamoğlu İstanbullulara indirim müjdeleri verdi

— ‘Öğrencilerimizin kartı 50 TL’ye inecek’ dedik. Ne dedik? ‘0-4 yaş arası bebeklerin anneleriyle İstanbul seyahati ücretsiz olacak’ dedik. Ne dedik? ‘Aynı şekilde, 12 yaşına kadar çocuklarımız toplu taşımadan ücretsiz yararlanacak’ dedik. Vaatlerimiz var bizim. Ne dedik? ‘Yüzde 40 ve yüzde 50’lik dilimlerle indirime kavuşacak’ dedik. Hem UKOME’ye hem İSKİ’ye yazılarımızı gönderdik. Süreçlerimizi başlattık” dedi.

İBB’den indirimler

— Bakın bugün, UKOME’ye yazılarımızı yazdık. Ne dedik biz? “Öğrencilerimizin kartı 50 TL’ye inecek” dedik. Ne dedik? “0-4 yaş arası bebeklerin anneleriyle İstanbul seyahati ücretsiz olacak” dedik. Ne dedik? “Aynı şekilde, 12 yaşına kadar çocuklarımız toplu taşımadan ücretsiz yararlanacak” dedik. Vaatlerimiz var bizim. Ne dedik? “Yüzde 40 ve yüzde 50’lik dilimlerle indirime kavuşacak” dedik. Hem UKOME’ye hem İSKİ’ye yazılarımızı gönderdik. Süreçlerimizi başlattık. Biz, vatandaşımıza hizmet için uğraşıyoruz. Bazıları boş işle uğraşıyor. Millet, hizmet bekliyor. Türkiye’nin, şehrin sorunları var. Bunlara çözüm bulacağız. Hem de milletimizle bir arada bulacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi, endişesi olmasın. İstanbul emin ellerde.

Ramazan yaklaşıyor. Sultanahmet Meydanı’na kurulan fuar alanları ve Diyanet Vakfı’yla ilgili bazı haberler yer aldı. Kesin bilgiyi sizden alalım. Nedir durum?

— İstanbul’da Ramazan’a dönük çok hassasız. Bir kere onu iletelim. Ramazan da veya her manevi ortamda, sıfır siyaset. Tüm çalışma arkadaşlarım bilir. 5 yıllık belediye başkanlığımda da sıfır siyaset. Ramazan sofrasının siyaseti olmaz. Ramazan’la ilgili ortamların siyaseti olmaz. Bu kadar net. Nokta. Sadece Sultanahmet Meydanı’yla ilgili biz, bütün İstanbul’da, İBB’nin eski yönetimine, şu an mevcutta hala görevdeler, “Ne yapıyorsunuz” diye sorduk. “Nerelerde, hangi uygulamaları yapıyorsunuz” diye sorduk.

Bazı uygulamaları, mevkii ve alan olarak artırdık. Özellikle iftar çadırlarını, insanların gel-geç noktalarında, acil durumlarında ulaşabilecekleri iftar sofralarını artırdık. Epeyce artırdık hatta. İstanbul’un her noktasında yine hassas davrandık. “39 belediyenin çadır açtığı yerde İBB, ilçe belediyesi ile yarışmaz, siyasi yok” dedik. Ayrı yerlerde çadır açtık. Bu kadar hassasız. Kimse bu anlamda bizim yol haritamıza siyaset karıştırmaya, öyle manevralar yapmaya kalkmasın, bizde geçmez.

“Kurulması yanlış dediler, ben de kabul ettim”

— Sultanahmet Meydanı’nda mevcut yönetim, yani geçmiş dönemden gelen yönetim, itfaiyenin, emniyetin, Sultanahmet Meydanı’nda bu tarz fuar alanının kurulmasına karşı olduğunu söylediler. Özellikle oradaki esnafın, bu tür kurulumların işlerine zarar verdiğini, toplumun orada sağlıklı bir şekilde buluşamadığı konusunda geniş tespitleri olduğunu söylediler. “Peki, ne ön görüyorsunuz” dedim. “Kurulması yanlış” dediler. “O zaman kurmayın” dedim. Ben, o anlamda hiç irade koymadım.

Esnaf, emniyet, itfaiye rahatsızsa kurmayın, tamam. Ne diyorlarsa, kabul ettim. Artı, orada kurulacak olan Diyanet Vakfı diye ismi adlandırılıyor ama orası, yazı yazan özel bir fuar şirketidir. Onu da ifade edeyim. Bana da yazısı gösterildi. Ben de, “Yönetime gönderin. Yönetimin, gerekli ve lüzumlu cevapları var, onlar versinler” dedim. Onun için biz, Diyanet Vakfı ile her türlü iş birliğini yaparız, Diyanet kurumuyla da her türlü iş birliğini yaparız. Her türlü manevi ortamda oluruz. Aradaki özel şirkettir ve söylediğim gerekçelerden dolayı önceki yönetim, burada kurulmasının kesinlikle yanlış olduğu konusunda bize brifing verdi. Sebebi budur.

“İBB, İstanbul’un Belediyesi”

— Kaldı ki, daha özel durumlar söz konusu. Biz, sayın valimizin çağrısıyla, pazartesi günü, Ramazan’ın ilk iftarında, İstanbul’daki şehit aileleriyle buluşma konusunda bizden talepte bulunulmuştu. Biz de memnuniyetle, “Onur duyarız” dedik ve kendilerine İstanbul protokolü olarak eşlik edeceğimizi söyledik. Şimdi alelacele bize karar bildiriliyor, “Efendim, 6’sı değil, 7’si olsun”. Niye? “6’sında Fatih Belediyesi’nin şehit aileleriyle yemeği var.”

Neyse, ben, bu tür manevi ortamları böyle konuşmayı istemiyorum. Şehit ailelerimizle biz her zaman buluşuruz. Ama 6’sı akşamı, yani pazartesi, yani önemli bir toplantının olduğu gün, iftar programının değiştirilip, 7’sine alınmasını ben, manidar buluyorum, sorgulayın diyorum. Sadece basına duyuruyorum. Sorgulayın. Niçin?

Fatih Belediyesi, bizim belediyemiz. Ama İBB, İstanbul’un belediyesi. Sayın valimizin bu konuda bir iradesi olduğunu düşünmüyorum, düşünmek istemiyorum. Bunun, niye oradan oraya alındığı konusunu basın sorgulasın. Medya, internet siteleri bunu sorgulasın. Acaba, niye? Ne var? Niye alındı? Bunlar hep yapılır, algı yaratma vesaire konusunda ama kurumlar böyle süreçlere alet olmamalı. Bu kötü. Biz, bu işlerle uğraşmıyoruz.

Kılıçdaroğlu’nu linçten kurtaran korumalar hakkında soruşturma