Bu ülke AKP ile devam edemez!

23 Haziran seçimleri, daha doğrusu AKP’nin Ekrem İmamoğlu korkusu öyle bir hale getirdi ki AKP’yi, şu kısa sürede çok ilginç günlere şahit olduk. Neden mi?..

Bu ülke AKP ile devam edemez!

Bu ülke AKP ile devam edemez!

Neye üzülüyorum biliyor musunuz?

Bu ülkeyi hala AKP gibi bir partinin yönetiyor olması; bu talihsiz ülkenin AKP ile beraber olması.

Acıyorum, bu ülkeye iç çekerek acıyorum…

Ülkeyi yöneten bu iktidarı, nereden tutsanız elinizde kalır!

Bakın… Hatırlıyor musunuz, 18 Mart günü bir etkinlikte Atatürk anılmayınca etkinlik programına tepki koyup programı terk eden bir yiğit komutan vardı. O komutanın adı Albay Önder İrevül’dü. Ne oldu dersiniz yiğit komutana?

Avcılar’da görev yaparken Hatay’a Sürgün edildi!

Bir başka yiğit komutan da Yarbay Ali Alkan’dı. Kardeşi şehit olunca cenaze töreninde isyan edip ‘bu terörün sorumlusu kim’ diyerek halkı uyandırmaya çalışmıştı.

23 Haziran seçiminden önce Eski Bakan, Başbakan, Meclis Başkanı Binali Yıldırım daha önceki seçimlerde AKP’nin yaptığı gibi yine Doğu’da Kürtçülük yaptı, Batı’da Turancılık rolünü üstlendi.

‘En tuhaf olanı neydi’ derseniz Öcalan’ın kırmızı bültenle aranan kardeşinin ekrana çıkıp (ya da çıkartılıp) HDP’ye karşı eleştirel bir tavır sergilemesiydi. Daha ilginç olanı neydi peki? Bu adamın kırmızı bültenle arandığını bilmeyen devleti yöneten (!) kişilerin varlığıydı!

Seçimden yine kısa bir süre önce Selahattin Demirtaş’ın tahliye haberlerinin konuşuluyor olmasıydı.

Şehit tabutunun başında siyaset yapanlar nabza göre şerbet vermeye çalıştılar. Bir gün Türkçü oldular, bir gün Kürtçü oldular ama Kürt halkı da artık AKP iktidarının oyununa yahut bu oyunun parçası haline gelmemek için ciddi anlamda gayret gösterdiler.

Peki bu olayların arkasından Milliyetçi (!) Devlet Bahçeli herhangi bir tavır gösterdi mi AKP iktidarına? Hayır!

Ama Bahçeli, 23 Haziran seçiminden kısa bir süre önce ne yaptı? HDP’yi “kaka çocuk” ilan ederken terör örgütü lideri APO için sert bir açıklama yapmaktan uzak kaldı.

Bu olaylar gösteriyor ki, önümüzdeki (2023’e giderken) yıllar içinde AKP’nin Kürt oylarını tekrar kazanmak için bir açılım sürecine doğru evrilirken Devlet Bahçeli’nin bu açılıma destek verebilme ihtimalinin olması!

Burada şunu söylemekte fayda olacağını düşünüyorum; ya Devlet Bahçeli büyük bir siyasi evrim geçirdi yahut da büyük bir oyun içinde Türk halkı debelenip duruyor!

AKP gibi bir parti de Atatürk’ü, Atatürkçüleri seviyor mu yahut daha önce dedikleri gibi, demokrasinin trene benzetilmesi gibi “Atatürk” de birileri için sembolik bir kavramdan öte bir şey değil mi?..

Görünen o ki, bu ülke AKP ile daha fazla devam edemez!..

Kabe Duvarı, köpek ve sahte şıh

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…