Sporda ve özellikle futbolda altyapılara ilişkin mali model önerisi

Türk futbolunun geleceği için çalışmalara başladık. Amacımız Türk futbolunu geliştirmek ve düzlüğe çıkarmak diyebilmek için, gündelik ve kısa süreçli çözüm ve yararcı uygulama ve politikalardan vazgeçmek gerektiği açıktır.

Sporda ve özellikle futbolda altyapılara ilişkin mali model önerisi

Örneğin gerçekçi ve kalıcı bir çözüm için işe başlanması gereken yer ve yol şu olabilir ve olmalıdır:

Türkiye futbolunu kurtarmak için transfer kısıtlaması yapmak veya yabancı oyuncu yasağı veya sınırlaması gibi yaklaşımlar çözüm değil diyenlere katılıyoruz. Ama yabancı oyunculara ve sadece transfer politikalarına bağlı olarak götürülen futbol da çözüm değil diyoruz. Bu bağlamda, “ülke futbolunun gelişiminde altyapıların mali modeli” konusunda bir model öneriyoruz:

  1. Tüm kulüpler transfer ettikleri “yabancı oyuncu” başına ödediği ve ödeyecekleri paranın %3’ü, 5’i veya 10′ u oranında kendi kulüplerinin altyapı bütçelerine para aktarsınlar (oran tartışılabilir).
  2. Yabancı oyuncu sayısı arttıkça, altyapılara ve altyapı bütçelerine aktarılacak tutar belli düzeylerde arttırılsın.
  3. Bu paralar sadece altyapı oyuncularının sağlıklı yaşamı ve gelişim giderleri, tesis yatırımları, antrenörlerinin özlük hakları, diğer gelişim projelerine ayrılsın.
  4. Bu paraların söz konusu amaçlar dışında kullanılmayacağı yasal ve hukuki prosedüre bağlansın. Ve bu harcamalar o yılın altyapı bütçe kalemine yönelik olarak mutlaka harcansın, kamu ve ilgili federasyon denetimine açık olarak, yılın sonunda kamuoyu ile paylaşılsın. O yıl altyapı için bitirilemeyen meblağlar, sonraki yılın altyapı bütçesine aktarılsın.
  5. Altyapı bütçeleri katma bütçeli ve özerk olsun. Kesinlikle hiç bir koşulda üstyapı takımları ve harcamaları için kullanılamasın. Altyapı bütçelerine yayın hakları başta olmak üzere, diğer gelir kalemlerinden belli oranlarda pay ayrılsın.

Ne kadar çok yabancı oyuncu transfer edersen, altyapılarına o kadar çok para yatırma zorunluluğu modeli, söz konusu kulüplerin ilk 5 yılda dönüşümüne, ilk 10 yılsonunda tamamen değişimine yol açacak kadar etki yaratacak bir modeldir.

Sonuçta kulüplerin ve Türkiye futbolunun sorunu “borç” değil midir? Bu borcun nedeni de genel olarak dış transfer harcamaları değil midir?

İlk etapta değil ama ilerleyen süreçte bu derdin çözümü önerdiğimiz veya benzer türde modellerin hayata geçirmesinden başka çözümü olmadığını yaşayarak öğrenmiş bulunmaktayız. 

Elbette kabaca ve çerçeve olarak sunulmuş ve detaylara girilmemiş bir modeldir. Modelin gerekçesi yabancı oyuncuyla devam etmek ve bu şekilde başarı peşinde koşan “zengin ve ayrıcalıklı” kulüplerin Türkiye futboluna bu yönüyle de katkı vermelerini sağlamak, uzun vadede kendi geleceklerine yatırım yapmalarına neden olmak ve özkaynak yaklaşımı ile devam eden kulüpleri bu ödemeden ayrı tutarak bir anlamda ödüllendirmek.

TFF ve Kulüpler Birliği, eğer gerçekten Türkiye Futbolu ve Türkiye Futbolunun geleceği ile ilgili kaygı duyan ve amaçları olan bir düşüne ve anlayışı içindeyse işe başlayacakları yer Türkiye’nin çalışkan, akıllı, üretken, yaratıcı ve özellikli Antrenör ve Futbolcularına sunulan fırsat ve imkanlar arttırmak ve kendi özüne dönmeyi sağlamaktır.

Bu ve benzer proje ve modelleri uygulamaya koymaları, üzerinde düşünmeleri bize şunu gösterir; Üstyapı dediğimiz şey, yani Futbolun yönetimi altyapı dediğimiz şeyi, yani futbol özkaynaklarını ve geleceğine yatırım yapmakta kararlı ve samimi…

Aksi ise yani, bu ve benzer modelleri hayata geçirmeyen bir üst tapının amacı sadece rantiyeci spor ve futbol düzenidir.

Sorunsuz kulüpler ve sorunsuz bir Türkiye futbolunda “kurtarıcılara” gerek yoktur. Sorunu ve çözümü uzaklarda aramanın anlamı da yoktur.  Sorunun asıl kaynağı bağımlı, üretmeyen ve işlevsiz, siyaset ve siyasal iktidarlar ile hemhal olmuş, tüccar yöneticilerin elinde savrulmuş spor ve özellikle futbol düzenidir. Çözümü de haliyle bunlardan arınmak ve yeni bir düzen kurmakla olasıdır.

Spor ve futbol kültürü pratikleri