Emekçilerin AKP’ye güvenmesi saflık olmaz mı?

AKP iktidarı her daim jakoben takımının yanında yer alarak işçi sınıfının sömürülmesine önayak olmuş bir iktidardır. Bu yüzden AKP’ye güvenmek ağır bir saflık olur!..

emekçilerin akp ye güvenmesi

Emekçilerin AKP’ye güvenmesi saflık olmaz mı?

AKP iktidarı, daha önceki yazılarımda da çokça ifade ettiğim gibi hiçbir zaman emekçi proletaryanın yanında yer almış bir iktidar değildir, olmamıştır, olmayacaktır da!

Her daim jakoben takımının yanında yer alarak işçi sınıfının sömürülmesine önayak olmuş bir iktidardır. Geçen yıllara baktığımızda da parti yetkilileri Meclis’te verilen araştırma önergeleri ile bunu çokça göstermişlerdir. Halkın yararına olacak, emekçi kesiminin pragmatik fonksiyonuna giden yolu tıkayan AKP’nin ta kendisi olmuştur.

Başlı başına AKP’nin siyasi, ekonomik, sosyokültürel, sosyopolitik hiçbir eylemine güven duyulmamalıdır. Bugüne kadarki, 17 yıllık AKP iktidarının emekçilerle olan savaşı güç kazanarak devam etmektedir.

AKP iktidarının o kadar yıl geçmesine rağmen emekçilere verdiği sözleri tutmaması iktidarın nasıl bir yol izlediğini ortaya koymaktadır.

2002 yılında AKP seçimlere girerken partinin en tepesindeki kişi İzmir ve Kocaeli’deki  mitinglerinde “60 bin atanamayan öğretmen olur mu, bu kişilerin yuvası okullarıdır. Biz iktidara geldiğimizde bu kişileri atayacağız” demişti. Şu an atanamayan öğretmen sayısı 400 bin civarında!

Geçtiğimiz ay Mardin’in Midyat ilçesindeki 35 yaşındaki öğretmen Güler Adam intihar etti. Neden? Çünkü 12 yıldır atanamıyordu!

Haziran ayının başında Kastamonu’da 21 yaşındaki Matematik öğretmeni Kevser Abdülkadiroğlu atanamadığı için kendini asarak intihar etti.

Daha öncesinde de çokça öğretmen intihar etti… Devletin tepesindekilerden kimi “Öğretmenler dikkat çekmek için intihar ediyor” dedi, kimi ise “Devlet her öğretmen mezununa iş vermek zorunda değil” dedi.

Bizi yönetenleri görüyor musunuz? Bu insanlar bu ülkeyi yönetiyor işte!

Geçmiş yıllara bakıldığında en fazla eğitim bakanlığında bakan değişti. Neden? Çünkü beceriksiz bir iktidardan bahsediyoruz!

Bu iktidarın derdi nedir? Gençleri üniversitelere gönderip yöre halkı kazansın. ‘Onlar kazanırsa bize oy verir, biz de bu kervanı yürütürüz’ zihniyetinin AKP iktidarında kronikleşmiş olması! Sonrası ne olursa olsun! İşte bugün gelinen noktada yığınla üniversiteli işsiz. AKP’nin umurunda mı? Hayır!

Ya geçen yıl ocak ayında kendini Meclis önünde yakan Sıdkı Ayan için ne diyeceğiz? “5 yıldır işsizim. Sesimi duyurmak için kendimi yaktım” dedi.

Şubat ayında Tekirdağ’da yaşayan 34 yaşındaki bir genç ‘işsizlikten bunaldım’ diyerek intihar etti.

“Bu insanlar intihar ederken AKP iktidarının çocukları ne yapıyorlar?” sorusunun cevabını sizlere bırakıyorum…

Halbuki AKP yeşili sever!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…