Meclis’teki dört partiden ABD’ye Fethullah Gülen çağrısı

TBMM’deki dört parti (AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti), ortak bir açıklama yaparak; FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in Türkiye’ye en yakın zamanda iadesi için gerekli adımların atılması konusunda ABD’ye ortak çağrıda bulundu. HDP çağrıya katılmadı.

Meclis teki dört partiden ABD ye Fethullah Gülen fetö iade çağrısı

Meclis’teki dört partiden ortak çağrı:

“Bizler, Türk milletinin iradesini TBMM çatısı altında temsil eden dört siyasi parti grubu olarak; terör örgütü FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına yönelik büyük bir tehdit olduğunu ifade ederek, 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’nin maruz kaldığı bir darbe girişimi ile en kanlı terör eylemini planlayan ve uygulamaya koyanların bu örgütün elebaşları ve mensupları olduğu gerçeğinin Türk yargısı tarafından tescil edildiğini vurgulayarak, 15 Temmuz gecesi FETÖ mensubu hainlerin saldırısına maruz kalan Gazi Meclisimiz tarafından Türk milletinin egemen iradesini ve demokratik kazanımlarını korumak uğruna verilen mücadeleyi dikkate alarak, FETÖ’nün darbe girişimine kahramanca direnen ve bu uğurda canlarını veren 251 şehidimizi rahmetle ve binlerce gazimizi minnetle anarak, başta örgüt elebaşı Fetullah Gülen olmak üzere, FETÖ mensuplarının işlemiş oldukları suçların hesabını Türk adaleti önünde evrensel hukuk ilkeleri temelinde vermeleri yönünde Türk milletinin güçlü iradesini yinelemek isteriz.”

“Gerekli adımların atılması çağrısında bulunuyoruz”

Açıklamada, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in halen ABD’de serbestçe yaşamaya devam ettiği, terör örgütünü ABD’den yönetmeyi sürdürdüğü, örgüt mensuplarına talimatlar verdiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“FETÖ elebaşı, DAEŞ ve El Kaide gibi terör örgütlerinin taktiklerini kullanarak sapkın görüşlerini yaymayı sürdürmektedir. Fetullah Gülen’in ve terör örgütünün diğer yöneticilerinin adalet önünde hesap vermeleri için Türkiye’ye iade edilmeleri yönündeki adalet kurumlarının müteaddit taleplerine bugüne kadar olumlu yanıt verilmemiş olması kabul edilemez.

FETÖ terör örgütüne ve elebaşı Gülen’e karşı ABD makamlarının harekete geçmemesi Türkiye ve ABD arasındaki güven ilişkisini olumsuz etkilemektedir. Bunun, Türk toplumunda yol açtığı büyük tepkiyi TBMM’de grubu bulunan dört parti olarak paylaşmaktayız.

TBMM, Türk milletinin demokrasiye, temel insan haklarına ve özgürlüklere yönelik sarsılmaz inancına sahip çıkmaya devam edecektir. Meclisimizde bulunan dört parti grubunun evrensel değerler temelinde FETÖ’ye karşı ortak tavrının başta ABD olmak üzere tüm dost ve ortaklarımız tarafından dikkate alınmasını bekliyor; Fetullah Gülen ve FETÖ mensuplarının Türkiye’ye en yakın zamanda iade edilmeleri için gerekli adımların atılması çağrısında bulunuyoruz.”

HDP çağrıya katılmayarak açıklama yaptı

HDP, TBMM’de bulunan dört siyasi parti tarafından Fethullah Gülen’in Türkiye’ye en yakın zamanda iadesi için gerekli adımların atılması konusunda ABD’ye yaptığı çağrıya katılmama nedenine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada “Tutarlı yaklaşım, FETÖ’nün siyasi ayağının da yargılanması için çabayı gerektirir” ifadelerine yer verildi.

“Tutarlı yaklaşım siyasi ayağın yargılanmasını gerektirir”

“İade edilmeleri gerektiği tartışılmaz bir doğrudur” denilen yazılı açıklamada, FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması için 5 adet Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergesi verildiği belirtildi ve “Tutarlı yaklaşım, FETÖ’nün siyasi ayağının da yargılanması için çabayı gerektirir” ifadeleri kullanıldı.

“Konu iadelere sıkıştırılmamalı”

HDP tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan dört siyasi parti tarafından FETÖ ile ilgili ortak bir açıklama yapılmıştır. Açıklamada Fethullah Gülen ve FETÖ/Paralel Yapı mensuplarının Türkiye’ye iadesi ile ilgili ABD’ye yönelik bir çağrı vardır. Bu açıklamaya imza atmamamızın nedenlerini kısaca belirtmek istiyoruz:

Elbette bir darbe girişiminde bulunmuş ve bunu yönetmiş olanların evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde yargılanmaları ve bu nedenle iade edilmeleri gerektiği tartışılmaz bir doğrudur. Ancak FETÖ/Paralel Yapı ile mücadele, Fethullah Gülen ve diğer mensupların iadesine sıkıştırılamayacak kadar önemli bir sorundur. Çünkü bu yapı bilindiği gibi devletin birçok kurumunda ve siyaset alanında ayaklarını ve uzantılarını oluşturmuştur.

İktidara geldiği 2002’den 2014 sonuna kadar Cemaate her türlü desteği sunan, bu desteği defalarca en üst düzeydeki temsilcileri tarafından dile getiren AKP iktidarının, bu yapının büyümesindeki sorumluluğunu kabul etmesi ve bu kapsamda adaletin tecellisini sağlaması gerekmektedir.

Parti olarak siyasi ayak ve uzantılarının açığa çıkarılması için 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana TBMM’de defalarca girişimde bulunduk. Bu yapının tüm boyutları ile araştırılması ve özellikle siyasi ayağının ortaya çıkarılması için 5 adet Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergesi verdik. Verdiğimiz tüm önergeler AKP-MHP ittifakına mensup milletvekilleri tarafından ret edildi. Diğer muhalefet partilerinin aynı yöndeki önergeleri de AKP-MHP ittifakının tutumu nedeniyle akamete uğratıldı.

TBMM’yi bu konuda irade oluşturmaya ve tutum almaya çağıran toplamda 10 adet Meclis araştırması açılmasına dair önerge Meclis belgeleri arasındadır ve güncelliğini korumaktadır. Ne yazık ki, AKP-MHP ittifakının tutumu nedeniyle TBMM iradesi engellenmiştir. Bugüne kadar, söz konusu tutuma ilişkin AKP-MHP ittifakı tarafından doyurucu tek bir açıklama bile yapılmamıştır.

Bu kapsamda parti olarak; FETÖ’nün, başta siyasi ayak olmak üzere karanlıkta kalmış bağlantılarının ortaya çıkarılması için TBMM’de ortak bir araştırma komisyonu kurulmasını tekrar öneriyoruz. AKP-MHP ittifakı bu yapı ile mücadelede tutarlı olmak istiyorsa, bu çağrımıza kulak vermelidir.

Konuyu iadelere sıkıştırmak, AKP-MHP ittifakının siyasi ayağı ortaya çıkarma konusunda üzerine düşen sorumlulukları gözlerden kaçırma amacından başka bir şey değildir. Meclis açıkken verilen tüm önergeleri ret edip, Meclis kapalıyken bu konuda açıklama yapmak siyasi tutarlılık olmadığı gibi, siyasi ayağın ortaya çıkarılması gerekliliğini de örtbas etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.”

Kıbrıs konusunda hiçbir ülke ve şirket Türkiye’nin yanında olmayacak!