TCK kapsamında çocuk istismar ve ihmal suçu nedir?

Çocuklar; istismar, şiddet, kötü muameleyi algılamayabilir, bu çok doğaldır. Peki, bu tür muameleleri gayet normal bir davranış gibi sergileyen kişilere ne demeli? Elbette ki uzmanlar bu kişiler için psikolojik ve psikiyatrik açıklamalar yapmaktadır. Peki, vatandaş ne diyor? Her birinizin çığlıklarını duyar gibiyim.

TCK kapsamında çocuk istismar ve ihmal suçu nedir?

Toplum baskısı sebebiyle yargıya intikal etmeyen, gizlenen olaylar hayatları söndürüyor. Tutuksuz yargılama, şartlı salıverme, iyi hal indirimi de bu suçları işleyenlerde caydırıcılığı maalesef ki yok ediyor.

Toplum bu olayları artık kesinlikle kaldıramaz durumda ve yetkililer tarafından acilen önlemler alınması gerekiyor.

Röportaj: Av. Lerzanur Asan Elik

Türk Ceza Kanunu Çocuk İhmal ve İstismarı konusunu Sayın Av. Lerzanur Asan Elik ile işledik. Vakit ayırdığı için kendisine teşekkür ediyor, sevgilerimizi gönderiyoruz.

Genel olarak ihmal ve istismar nedir?

Çocuğun doğumundan yetişkinliğine kadar ki süreçte gelişimini zedeleyen, ebeveynleri veya herhangi bir yetişkin tarafından hayatına karşı veyahut vücut bütünlüğüne ihmali veya icrai hareketlerle yapılmış ve toplumsal ahlak kuralları tarafından yanlış olduğu kabul edilmiş eylem ya da eylemsizlikler olarak tanımlanmaktadır.

Çocuk istismarı, çocuğun fiziksel ya da psikolojik gelişimini olumsuz olarak etkileyen davranışlardır. Çocuk istismarı 18 yaşın altındaki çocukların ya da ergenlerin ana-babaları, onları bakıp gözetmek ve eğitmekle görevli öğretmen, usta, koruyucu aile fertleri, vasi gibi kişiler ya da yabancı kişiler tarafından yapılan, bedensel ve ya psikolojik olarak sağlıklarına zarar veren, fiziksel, duygusal, cinsel ya da zihinsel gelişimlerini engelleyen tutum ve davranışlardır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre çocuk istismarı Nedir? 

Dünya Sağlık Örgütü, çocuk istismarını “çocuğun sağlığını, fiziksel ve sosyal gelişimin olumsuz yönde etkileyen bir yetişkin, toplum veya ülke tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar” olarak tanımlamaktadır.

Belirtmek gerekir ki, ihmal ve ya istismara maruz kalan çocuğun bunu anlamlandıramayacak yaşta olması ya da bu davranışı gerçekleştiren kişinin farkında olmayarak yani bilinçsiz bir şekilde yapması bu davranışın istismara yol açtığı gerçeğini değiştirmez.

Çocuk kimdir?

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1.Maddesine göre, 18 yaşından küçük her insan çocuk sayılmaktadır. 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 3. Maddesi uyarınca daha erken ergin (reşit) olsa bile 18 yaşını doldurmamış kimse çocuk sayılmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6. Maddesi uyarınca da çocuk deyiminden 18 yaşını doldurmamış kişi anlaşılmaktadır.

Kaç tip kötü muamele söz konusu?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4 tip kötü muamele tanımlanmaktadır.

  • Fiziksel İstismar
  • Cinsel İstismar
  • Duygusal ve Psikolojik İstismar
  • İhmal

Fiziksel istismar nedir?

Çocuğun vücut bütünlüğüne karşı; ebeveynleri ya da çocuğa bakmakla yükümlü kimselerin kasıtlı fiilleri sonucunda çocuğun fiziki olarak zarar görmesi ya da zarar görmesine müsaade edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Buradan anlaşılması gereken şudur ki; istismarın icrai bir hareketle işlenmesi zorunlu olmayıp, ihmali hareketle olması da fiziksel istismarı oluşturur. Vücut bütünlüğüne bir zarar vermiş olması da aranmamaktadır. Çocuğa karşı gerçekleştirilen eylemler de çocuğun sağlığına, yaşamına ve gelişimine zarar verebilme olasılığı yüksek olan fiziksel güç kullanılması, fiziksel istismar olarak nitelendirilebilmesi için yeterli görülmüştür.

Hangi davranışları cinsel istismar olarak adlandırabiliriz?

Çocuğun bakmakla yükümlü olan ve ya herhangi bir başka yetişkin tarafından; rıza gösterecek kadar kapasitesinin olmadığı, anlayamadığı, kabul etmediği, gelişimin yetmediği hatta hazır olmadığı bir cinsel aktiviteye zorlanmasıyla cinsel istismar oluşabilir. Amacın cinsellik olduğu bir fiiliyata gerek olmamakla birlikte her türlü cinsel içerikli konuşma, şakalaşma, teşhir ve röntgencilik gibi temas dahi içermeyen aktiviteler de cinsel istismar olarak değerlendirilmektedir.

Duygusal istismar nedir?

Ebeveyn ya da çocuğa bakmakla yükümlü kişinin çocuğa yönelik davranışları ya da sözleriyle çocuğun ruh sağlığını bozması ve çocuğun bu durumdan dolayı bundan sonraki yaşamında büyüme, gelişme ve ruh sağlığı açısından genetik kapasitesine ulaşmasının engellenmesidir. Bu durum bir süreç içinde, pek çok defalar tekrarlanabileceği gibi, tek bir seferde de gerçekleşebilir.

Belirtmek gerekir ki, bu şekilde yetişen bireylerin ileriki yaşamlarında suçu meydana getiren faillerden olma olasılıklarının sağlıklı bir bireyden çok daha fazla olduğu yapılan araştırmalarda görülmüştür.

İhmal nedir? Sadece ebeveynler tarafından mı yapılır?

Çocuğa bakmakla yükümlü kimselerin; Çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık, diş sağlığı ve sevgi gibi temel gereksinimlerini karşılamada ihmal göstermesidir. Çocuğun beden ve ruh sağlığının veya bedensel, duygusal, sosyal ya da ahlaki gelişiminin engellenmesi olarak da tanımlanmaktadır.

Çocuğa bakmakla yükümlü kişiler başta ebeveynler olmak üzere beraberinde öğretmenler ve bakıcılar gibi belli bir alanda bakmakla yükümlü kişilerde bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kötü muamele suçu nedir?

Aynı konutta birlikte yaşayanlardan birine karşı merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak şekilde kötü davranılması ile oluşur. (TCK m.232).

Kanunun madde gerekçesinde, yarı aç veya susuz bırakmak, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek gibi hareketler kötü muameleye örnek olarak gösterilmiştir.

Yargıtay, çocuğuna mendil sattırmak, boyacılık yaptırmak gibi fiilleri kötü muamele suçu olarak kabul etmiştir. Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye de bir yıla kadar hapis cezası verilmektedir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli suçu nedir?

Eş veya çocukların veya bakıma ihtiyacı olan yaşlı anne babanın; bakım, eğitim veya destek ihtiyacının karşılanmaması halinde suçun bu şekli oluşmaktadır.

Örneğin, çocuklarını sabah eve kilitleyerek akşam eve gelen anne aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçunu işlemiş olur. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal eden kişinin aileyi terk etmeden bu fiilleri gerçekleştirmesi gerekmektedir. Aileyi terk eden fail, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu değil, terk suçunu işlemiş olmaktadır.

Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(TCKm.233/1)

Anne babanın çocuklara zarar verecek şekilde davranması suçu nedir?

Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK m.233/3).

Örneğin, her akşam çocuklarının gözü önünde içki içerek sarhoş olan ve bu nedenle çocukların psikolojisinin bozulmasına neden olan davranışlar sergileyen baba, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun bu halinin oluşmasına neden olmaktadır.

Yukarıda anlatıldığı gibi, Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli, İhmal ve duygusal istismar tipine dâhil olabilecek bazı davranışlar suç olarak düzenlenmektedir.

Genel olarak cinsel suçlar

Cinsel istismar suçu nedir?

Çocuğun cinsel istismarı suçu, kanunda belirlenen belli yaştaki çocuğun bedenine fiziksel temasta bulunma şeklinde cinsel davranışlar sergilenmesi ile oluşur. Suç, 5237 sayılı TCK’nın 103. maddesinde “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı” suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Cinsel istismar suçunda mağdur çocuk olup suçun en önemli unsurudur.

Cinsel istismar suçları açısından çocuk kavramı nasıl ele alınmaktadır?

15 yaşını tamamlamamış çocukların cinsel istismarı, 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocukların cinsel istismarı, 15-18 yaş grubunda olan çocukların sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak cinsel istismarıdır.

Cinsel saldırı suçu nedir? 

Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesidir. Cinsel Saldırı Suçu, kural olarak yaşı büyük kimselere veya 15-18 yaş grubu mağdurlara yönelik (hile, cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen başkaca bir neden olmaksızın) bedensel temasta bulunmak suretiyle cinsel amaçla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır (TCK m.102).

Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

Cinsel taciz suçu nedir?

Cinsel Taciz Suçu: Mağdurun yaşına bakılmaksızın, fail ile mağdur arasında bedensel temas olmadan, halk arasında laf atma, sözlü taciz vb. gibi ifade edilen cinsel davranışlarla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır. (TCK m.105)

Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında mağdurun şikayeti üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu nedir?

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: 15-18 yaş grubunda yer alan çocuklarla, çocuğun kendi rızasıyla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girilmesi halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşur (TCK m.104).

Bu suç tipinde şikâyet üzerine ifadesi bulunduğundan kamu personelinin suçu bildirme yükümlülüğü yoktur. Ancak, fail mağdurdan beş yaştan daha büyük ise, şikâyet koşulu aranmaksızın, cezası iki kat artırılır. Belirtmek gerekir ki, baskı, şiddet veya zorlama konusunda belirtilere rastlanırsa bildirme yükümlülüğü vardır.

Çocuğun basit cinsel istismarı suçunun temel şekli nedir?

Basit cinsel istismar suçu, çocuğun cinsel istismarı suçunun temel şekli olup çocuğun vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişki düzeyine varmayan cinsel davranışlar sergilenmesi ile oluşur.

Basit cinsel istismar suçunun oluşması için, gerçekleştirilen hareketlerin objektif olarak şehvi nitelikte bulunmaları yeterlidir; Failin şehvi arzularının fiilen tatmin edilmiş olması şart değildir.

Sarkıntılık suretiyle çocuğun basit cinsel istismarı suçu nedir?

Sarkıntılık, çocuğun basit cinsel istismarı suçunun daha az ceza gerektiren en hafif şekli olarak kabul edilmektedir. Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunda da diğer tüm cinsel istismar suçlarında olduğu gibi mağdur çocuğun bedenine fiziksel bir temasta bulunulması şarttır.

Tekrar belirtmek gerekir ki, bedensel temas olmadan cinsel amaçla işlenen diğer fiiller çocuğun cinsel tacizi suçu olarak nitelenir. Örneğin, mağdur çocuğa cinsel amaçla “bacaklarına dokunayım mı” demek cinsel taciz, herhangi bir şekilde dokunmak ise sarkıntılık suretiyle cinsel istismar olarak kabul edilir.

Sarkıntılık; Failin mağdur çocuğa yönelik yüzeysel, geçici ve hafif derecede cinsel davranışlarını ifade eder. Örneğin, çocuğa cinsel amaçla dokunmak, bir kere öpmek vb. gibi cinsel davranışlar sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu olarak kabul edilir.

Basit cinsel istismar suçunun temel şekli ile daha az cezayı gerektiren sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu arasındaki temel fark nedir?

Temel fark, sarkıntılık fiilinin kesik ve ani bir eylemle mağdur çocuğun bedenine temas edilmesiyle, çocuğun basit cinsel istismarı suçunun temel şeklinin ise çocuğa karşı cinsel sömürü düzeyine varacak şekilde birbirini takip eden birden fazla davranış icra edilmesiyle oluşmasıdır.

Özellikle belirtmek gerekir ki; 15 yaşını tamamlamamış çocuklar açısından mağdurun fiile rıza göstermesinin hiçbir önemi yoktur. Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, 8 yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sarkıntılık suretiyle, yani cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, basit cinsel istismar durumunda 10 yıldan, sarkıntılık durumunda 5 yıldan az olamaz Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır

Basit cinsel istismar suçunun daha fazla ceza gerektiren nitelikli halleri nelerdir?

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte (TCK md.103/3-a),
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle (TCK md.103/3-b),
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından (TCK md.103/3-c),
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından (TCK md.103/3-d),
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle (TCK md.103/3-e), suçun işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Cinsel istismarın, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı silah, bıçak, sopa vb. gibi aletler kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (TCK m.103/4).

Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK m.103/5). Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. (TCK m.103/6)

Nitelikli cinsel istismar suçu veya tecavüz suçu nasıl oluşur?

Çocuğun nitelikli cinsel saldırı suçu, TCK Md. 103/2’de vücuda “organ” veya “sair cisim sokulması” şeklinde düzenlenen uygulamada çocuklara karşı işlenen bu cinsel istismar suçuna “tecavüz suçu” da denilmektedir.

Özellikle belirtmek gerekir ki; çocuğun basit cinsel istismarı suçunun aksine, nitelikli cinsel istismar suçunun (tecavüz suçu) oluşabilmesi için, gerçekleştirilen davranışın cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olması şart değildir. Çocuğun bedenine “organ” veya “sair bir cisim” sokulması suçun tamamlanması için yeterlidir.

Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz (TCK m.103/2).

Çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunun daha fazla ceza gerektiren nitelikli halleri nelerdir?

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte (TCK m.103/3-a),
  • insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle (TCK m.103/3-b),
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından (TCK m.103/3-c),
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından (TCK m.103/3-d),
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle (TCK m.103/3-e),
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından (TCK m.103/3-c),
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle (TCK m.103/3-e),suçun işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Nitelikli cinsel istismar suçunun cebir, tehdit veya silah kullanılarak işlenmesi halinde cezası şu şekildedir:  (TCK m.103/4-5-6):Cinsel istismarın, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı silah, bıçak, sopa vb. gibi aletler kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (TCK md.103/4)

Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (TCK md.103/5). Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur (TCK md.103/6).

Biyografi: Av. Lerzanur Asan Elik

Biyografi: Avukat Lerzanur Asan Elik kimdir?27.06.1984 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Yaşamını bu zamana kadar İstanbul’da sürdürmüş olup eğitim sürecine de İstanbul’da devam etmiştir. 2002-2003 yılında İngilizce hazırlık eğitimini Yeditepe üniversitesinde tamamlamıştır. 2003 yılında Yeditepe Üniversitesi hukuk bölümüne başlamış ve 4 yılda burslu olarak başarıyla tamamlamıştır. Hiç zaman kaybetmeden yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2009 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde başladığı yüksek lisans eğitimini de onur derecesi ile tamamlamış ve kariyer yaşamına devam etmiştir. Mezun olduğundan bu yana birçok hukuk bürosu ile ortak işler yürütmüş olup son 4 yıldır da Elite World Hotels’in hukuk müşaviri olarak görev yapmaktadır.

2009 yılında evlenmiş olup şuan 2 çocuk annesidir. 11 yıllık kariyerinde birçok makale yazmıştır. Ayrıca birçok seminer ve panellerde konuşmacı olarak yer almıştır.

Yazdığı ve yayınlanmış makaleleri:

  • İşe iade davası açılabilmesi için aranan şartlar 26 Kasım 2018
  • İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi 21 Mart 2019
  • Boşanma Nedir? Boşanma Davası Nerede ve Nasıl Açılır? 9 Ağustos 2019
  • Yargıtay kararları ışığında zina nedir? 21 Ağustos 2019
  • Kadın olarak şiddete uğradım ne yapmalıyım? 24 Ağustos 2019
  • Türk ceza kanunu kapsamında çocuk ihmal ve istismarı 3 Eylül 2019

Konuşmacı olarak katıldığı seminerler:

  • Avukatlığa ilk adımda uygulama ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesi semineri – İstanbul Aydın Üniversitesi (4 Aralık 2018)
  • Avukatlığa ilk adımda uygulama ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesi semineri – Elite World Hotels (Yargan Hukuk Derneği) 8 Aralık 2018
  • Avukatlığa ilk adımda uygulama ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesi semineri – Elite World Hotels (yargan hukuk derneği) 15 Aralık 2018
  • Avukatlığa ilk adımda uygulama ailenin korunması ve kadına Şiddetin Önlenmesi Semineri – Özyeğin Üniversitesi (28 Aralık 2018)
  • Avukatlığa İlk Adımda Uygulama Ailenin Korunması ve Kadına şiddetin önlenmesi semineri elite World Hotels ( Girişimci Hukukçular Derneği ) (9 Şubat 2019)
  • Avukatlığa İlk Adımda Uygulama Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi Semineri Eskişehir üniversitesi (23 Şubat 2019)
  • Temel Avukatlık Eğitimi ve Kadın Hakları Semineri Marmara Üniversitesi (25 Şubat 2019)
  • Elite World Hotels İnsan Kaynaklarında Hukuki Uygulamalar Zirvesi (şirket içi eğitim) (3 Nisan 2019)
  • Final Okulları – Fatih Kaymakamlığı Çocuğa Yönelik İhmal ve İstismar Semineri (8 Nisan 2019)
  • Elite World hotels arabuluculuk semineri (yargan hukuk derneği) (20 Nisan 2019)
  • Bayrampaşa Veli Akademileri Aile İçi Şiddet Semineri (15 Mayıs 2019)
  • Çocukların ihmal ve İstismarı Semineri Özyeğin Üniversitesi (22 Mayıs 2019)

Çocukta istismar belirtileri: Davranış değişiklikleri ve sessizlik varsa dikkat!

1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir. Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir. Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim. Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım. 1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim. İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım. Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...