AKP’yi kendi silahları mı iktidardan indirecek?

28 Şubat ile iktidardan uzaklaştırılan Necmettin Erbakan’ın partisi kapatılırken ortaya iki grup çıkıyordu: ‘Gelenekçiler’ ve bugünkü AKP’lilerin oluşturduğu ‘Yenilikçiler’. Yenilikçiler, Erbakan Hoca’yı devirdi; ya AKP’yi?..

necmettin erbakan tayyip erdoğan yenilikçiler gelenekçiler davutoğlu gül babacan gelecek partisi

AKP’yi kendi silahları mı iktidardan indirecek?

Yıllar önce Fazilet Partisi kapatılıyor, muhafazakar İslam için bir dönemin sonu geliyordu. Necmettin Erbakan, 28 Şubat darbesinin sonucunu yaşıyordu.

‘Milli Görüş’ün lideri Erbakan Hoca için tehlike çanları çalmaya başlıyordu. Milli Görüş içinde iki grup oluşuyor ve bu gruplar siyaseten karşı karşıya geliyordu. ‘Gelenekçiler’ yeni bir siyasi partiyle yola devam etmek isterken; ‘Yenilikçi’ akımın önderi Recep Tayyip Erdoğan yeni bir partiyle ve genç isimlerle yola çıkıyordu.

Erdoğan’ın başını çektiği ‘Yenilikçi’ grup partiyi kurarken Erbakan Hoca, Yenilikçileri okulun arka kapısından kaçan öğrencilere benzetiyordu. Hoca’ya göre ‘Yenilikçiler’ davayı bırakıp ABD ve İsrail’in arkasında olduğu bir grup haline dönüşüyordu.

Erdoğan, AKP’yi kurmuş kısa süre içinde seçime giden Türkiye’de iktidarı tek başına ele alıyordu. Kimilerine göre Erdoğan, 2007 yılına kadar geçen süreçte yeni bir devrim yapıyor ve ardından gelen yerel ve genel seçimleri büyük farkla kazanıyordu.

Erdoğan, o dönemlerde partinin ikinci ismi Abdullah Gül’ün fikirlerini önemsiyor ve Gül’e yakın genç, dinamik olan Ali Babacan‘ı bakan yapıyordu.

Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı görevine devam ederken Prof. Ahmet Davutoğlu da müsteşarlık görevini yürütüyordu.

ahmet davutoğlu ali babacan

Ahmet Nejdet Sezer’in cumhurbaşkanlığı görevi sona ererken yerine Erdoğan’ın tercihi ve ‘367 krizi’nin aşılmasına yardımcı olan MHP’nin desteği ile Gül, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturuyordu.

Davutoğlu, müsteşarlık görevini bitirip üniversiteye akademisyen olarak dönmek isterken Erdoğan, Davutoğlu’nu durdurup “Sizin için daha farklı tasarruflarımız olacak. Üniversiteye dönmeyi erteleyin” diyerek Davutoğlu’nu, dışişleri bakanı ve başbakanlık koltuğuna taşıyordu. Ancak, aynı Erdoğan yıllar sonra kendi tasarrufu ile Davutoğlu’nun başbakanlık koltuğunu bırakması için gayret gösteriyor ve istediği de yerine geliyordu.

Gül, Davutoğlu ve Babacan

Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı koltuğundan inmesiyle AKP’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Hatta Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül dahi tartışmaların içinde yer alıyordu.

AKP’nin üçüncü ismi ve partinin ‘ağabeyi’ Bülent Arınç, Erdoğan’ın yanında yer alırken; Davutoğlu ve Babacan, Gül’ü tercih ediyordu.

Daha sonra Gül ile anlaşmazlığa düşen Davutoğlu, Gül’den uzaklaşıyor ve Gül’ün yanında yer almayı sürdüren Ali Babacan’dan ayrı hareket etmeye devam ediyordu.

Bugüne gelindiğinde ise AKP Genel Başkanı Erdoğan, partiden kopan isimleri ağır bir şekilde eleştiriyor. AKP’nin içinde yer alan Babacan ve Davutoğlu’nun ekibi, yavaş yavaş AKP’den istifa etmeye başladı.

MHP içerisinden İyi Parti ortaya çıktı; AKP içerisinden biri Davutoğlu’nun partisi, diğeri Babacan’ın partisi olmak üzere iki parti ortaya çıktı ve bu partiler AKP’yi ciddi anlamda korkuttu! AKP’nin sonunu hazırlayanlar da bu partiler mi olacak beraber göreceğiz…

Diğer bir konu da, Erbakan Hoca acaba bugünleri görse ne derdi?!..

Gelecek Partisi’ni ilan eden Davutoğlu’ndan laiklik ve parlamenter sistem vurgusu

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…