Çatlasak da patlasak da Kanal İstanbul’u yapın siz!

Kanal İstanbul halk için mi yoksa Katar halkı için mi yapılıyor? Eğer Türk halkı için yapılıyorsa neden bazı şeyler görmek istenmiyor?..

Çatlasak da patlasak da Kanal İstanbul u yapın siz!

Çatlasak da patlasak da Kanal İstanbul’u yapın siz!

Herhangi bir proje aşamasında, o proje doğru da olsa olmasa da AKP’lilerin güzel bir sözü var. Bu söz Çin atasözü gibi; artık kalıplaşmış. Ne diyorlar? “Çatlasanız da patlasanız da yapacağız!”

Yapın, AKP’liler yapın!

Bu proje yapıldığı taktirde İstanbul’da ciddi su sorunu olacakmış. Yani İstanbul susuz kalacakmış. Ne önemi var. Kalsın değil mi?!

Bu AKP’li siyasetçilerin çoğu zaten ilerde burada kalmayacak ki! Kimi Malezya’ya gidecek; kimi Suudi Arabistan’a; kimi de Katar’a ailesiyle birlikte yerleşecek! O yüzden İstanbul’un pek önemi yok açıkçası!

Kanal İstanbul, deprem riskini artıracakmış; ne önemi var değil mi? Sanki İstanbul deprem riski mi taşıyor. Sanki binlerce insan mı ölecek. Boş verin gitsin. Türkiye’de insandan bol ne var değil mi?! Nasıl olsa ‘üç çocuk’, ‘beş çocuk’ projelerimiz var oradan takviyede bulunuruz!

Kanal, doğa katliamına neden olacakmış! Bunun da bir önemi yok! AKP için zaten yeşilin bir anlamı yok! Üçüncü köprüde, hava limanı yapımında bunları gördük!

Yeni havaalanı yapımında da diyorlardı: “Çatlasanız da patlasanız da yapacağız!”. Bilim ne diyordu: “Orası havaalanı için uygun bir alan değil!”. Ne oldu? Dün gördüğümüz üzere uçaklar iniş yapamadılar!

Halkın sırtına 110 milyarlık vergi yükü

Halkın sırtına 110 milyarlık vergi yükü binecekmiş! AKP’nin umurunda mı?! Bir an unuttum! Bu insanlar Katar’a gidecekler değil mi?! O yüzden halk sıkıntı yaşamış. Umurlarında mı halk! Atatürk Havaalanı nedeniyle daha doğru bir ifade ile oradan doğan sözleşme nedeni ile TAV’a 389 milyon Euro tazminat ödenecek. Bu para nereden çıkacak?! Erdoğan’ın bahsettiği “milli bütçe”den!

İstanbul’da trafik daha yoğunlaşacak ve nüfus yoğunluğu artacak. 1 milyon 200 bin kişinin daha İstanbul’a katılma durumu var. O zaman AKP’nin şehirlerden “köye dönüş projesi”nin bir anlamı kalacak mı?! Köye dönüş için teşviklerin bir anlamı kalacak mı?..

Montrö‘nün zaten bir anlamı yok! ABD istedikten sonra nasıl olsa AKP buna ‘hay hay’ der!

Balıkçılık yok olacakmış, mezarlıklar yok olacakmış AKP’nin zaten umurunda değil!

8 milyon insan adaya benzer bir yerde yaşamak zorunda bırakılacak!

Bunlar neden yapılıyor peki?

Gerçekten boğazda olan kazadan dolayı mı, Türkiye’ye daha fazla döviz girdisi için mi?!

Hayır! Sadece ama sadece Katarlı prens amcalara veya prenses teyzelere mahcup olmamak için!

O yüzden biz ‘çatlasak da patlasak da’ siz şu kanalı yapın bir hele!..

Araplar Kanal İstanbul güzergahını bizden 4 yıl önce öğrenmiş!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…