Karantina günlerinde çocuklarda öz denetim sağlamanın yolları

Kendi davranışlarını kontrol etme becerisi insanlar arası ilişkilerde ve duygu denetiminde önemli bir paya sahip. Karantina günlerinde çocuklarda öz denetim sağlamanın yolları…

Karantina günlerinde çocuklarda öz denetim sağlamanın yolları

Karantina günlerinde çocuklarda öz denetim sağlamanın yolları…

Bugünlerde hangi sosyal medya iletişim aracına baksam, ebeveynlerin serzenişi ve sızlanışlarına denk geliyorum. Ebeveynlerin, çocuklarının evde geçirdikleri zamana ilişkin kendi tabirleriyle “Baş etme, oyalama, sıkıntısını giderme…” şeklinde bahislerine şahit oluyorum. Evli ve çocuklu ailelerde çok duyduğum bu konuya ilişkin naçizane birkaç çözüm önerisi sunacağım.

Öncelikle çocuklarla geçirilen zamanı “baş etme”, diye tabir ederseniz, gerçekten de baş etme eyleminde bulunursunuz; çocuğunuzu zapt etmekle geçer gününüz.

“Oyalamam lazım” derseniz, çocuğunuz, neyle uğraşması gerektiğini sizden bekler, nasıl vakit geçireceğini size bırakır.

“Çocuğun sıkıntısını giderme” vb. tabirler kullanırsanız da, tek başına bir şey yapamaz, siz onun gününü programlayan, düzenleyen hatta kontrol eden ve yapan haline gelirsiniz. Bir bakmışsınız akşam olmuş, kendiniz için hiçbir şey yapmadan bütün gün bitmiş.

Önce bu tabirleri bir kenara bırakın, “Birlikte vakit geçirme deyin, birlikte etkinlik yapıyoruz deyin, öğleden sonramızı birbirimize ayırdık.” deyin, ailecek şunu yapalım deyin…

Buyuran, zapturapt altına alan, eğiten, kontrol eden, disipline eden… konumundan çıkın ve bu sözcükleri de kullanmayın.

Öz denetim

Sihirli sözcük “özel alan”. Hem kendinize hem de çocuğunuza özel alan verin, kontrol de onda olsun. Tam da bu günler çocuğunuza “Öz denetim”i öğretebilmeniz için bir fırsat. Kendi kendinin, ne istediğini keşfetmesi, bilmesi ve uygulaması çok önemli ve değerli.

Yapılan araştırmalar, dürtü kontrolünü iyi yapabilen çocukların, ilerleyen yıllarda akademik başarısının da yüksek olduğunu gösteriyor. Kendi davranışlarını kontrol etme becerisi insanlar arası ilişkilerde ve duygu denetiminde de önemli bir paya sahip.

Öz denetim yapabilen çocuklar, yaşıtlarına göre öfke ve kaygıyı daha iyi yönetebiliyor. Öz denetimi gelişmiş kişiler daha kolay empati yapıyor. Öz denetimi geliştiğinde kişinin hayata bakışı değişir. Sabır göstermeden talep eden, sürekli isteyen, empati kurmayan, dünyayı kendi kuralları ile algılayan, mevcut düzene ayak uydurmayan, başkalarını önemsemeyen, hak ve haksızlık kavramlarını takmayan bireylerin ortak özellikleri öz denetimden yoksun olmalarıdır.

Bu alışkanlığı çocuğunuza kazandırmanız, kendisi ve dünya ile barışık ve kendi kendine yeten birey olmasını sağlayacaktır. Çocukların öz denetimini geliştirmenin birçok yöntemi vardır. Bunları kolaylıkla öğrenebilir ve rahatlıkla da uygulayabilirsiniz. Siz çocuklarınız için gerekli ortamı hazırlayın sadece; sorunu ve çözümünü bırakın o bulsun… Çocuğunuz kendi hayatını kendisi düzenlesin. Bunun dışında evdeki işler için ona sorun “Birlikte bugün ne yapalım?” diye ve sadece o işi yapın.

İş alışkanlığınızı evde devam ettirmeyin!

Birçoğunuz iş hayatında yönetici konumundaydınız, işi ve çalışanlarınızı senelerce yönettiniz ve şimdi evdekileri yönetmeye çalışıyorsunuz. O yüzden de yukarıdaki tabirleri kullandınız. İş alışkanlığınızı evde devam etmeyin. Statüleri karıştırmayın. Anne/baba statüsü en değerli statüdür. Vaz geçmeyin bundan ve çocuğunuza kavram karmaşası yaşatmayın. Sadece “Anne ya da baba”olun…

Gene küçük bir alıştırma yapalım:

• Bugünlere dönüp baktığınızda neyi hatırlamayı seçiyorsunuz?

• Birlikte keyifli ve eğlenceli vakit geçirdiğinizi mi?

• Ev işi yapmakla ve evi yönetmekle yorgun düştüğünüzü mü?

• Ailecek geçirdiğiniz bu vakitlerin ne kadar değerli ve önemli olduğunu mu?

• Çocuklarınızın ne kadar hızlı büyüdüğüne ve birer yetişkin olmaya başladığına tanıklık ettiğinize mi?

Hadi cevaplar samimi bir şekilde gelsin. Birçok danışanımdan çalıştığı için çocuğunun/çocuklarının yanında olamadığını; büyüdüklerine tanıklık edemediğinin şikayetini duyuyordum. Birçoğu çocuklarını tanımadıklarını ve evdeki yardımcının çocuklarıyla çok daha fazla vakit geçirdiğini söylüyordu. O halde bu günler bize bir fırsat sunuyor. Hadi o zaman… Bu karantina günlerinin kıymetini bilelim ve katkısını alalım.

Eylem listesi nasıl hazırlanır?

İstanbul doğumlu... Maltepe üniversitesinde İnsan Bilimleri ve Psikoloji alanında yüksek lisans yaptı. İnsan Psikoloji konusunda Doktora programının ardından, öğretmenlikten emekli oldu. 20 yıldır kişisel gelişim ile ilgili seminer, konferanslar ve eğitimler vermektedir; Olumlama, şifa çalışmalarına katılıyor. Halk Eğitimde Eğiticinin Eğitimi hocalığı yapıyor. Medeniyet Üniversitesinde Liderlik ve Sosyal Hayatta iletişim derslerini verdi. Aynı zamanda ICF Koç Danışmanı olarak çalışıyor. Kanada da yaşayan yazarımız online bireysel koçluk ve eğitim koçluğu seansları yapmaktadır.