Corona virüsün sigara kullanımı ve KOAH hastalığı ile ilişkisi

Uzmanlar sigara kullanımının solunum yolları ve akciğerlerin kendini temizleme mekanizmasını bozduğunu bildiriyorlar. Dolayısıyla akciğerlere saldıran corona virüsü (Covid-19) için daha uygun şartlar oluşuyor.

Corona virüsün sigara kullanımı ve KOAH hastalığı ile ilişkisi

Corona virüsün sigara kullanımı ve KOAH hastalığı ile ilişkisi

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu şöyle diyor:  KOAH sigara içenlerde, sıklıkla 40 yaş üzerinde görülen, hava yollarının kronik iltihabı sonucunda yapısal bozulmasıdır. Hastalığa yakalanma açısından diğer insanlara göre yüksek risk söz konusu değildir. Çin ve G. Kore’deki çalışmalarda bu netlikle ortaya konmuştur (Guan, NEJM, 2020).  Kanada Toraks Derneği hem KOAH hem de astımla ilgili 2020 yayınlarında iki hastalığın da COVID-19 için artmış risk taşımadığını bildirmişlerdir.

Röportaj: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu’na; yandaş hastalıklar, astım, koah ve sigara içimi hakkında sorular yönelttik.  Verdiği değerli bilgiler için teşekkür ediyoruz.

Covid-19’un hangi hastalıklarla ve nelerle ilişkisi bulunmaktadır?

COVID-19 hemen tüm yaşlar ve hemen tüm gruplarda hastalığa yol açabilmektedir. Ancak hastalığın ilerlemesi, yoğun bakıma yatış, mekanik ventilasyon gereksinimi gibi kötüye gidiş ve sonuçta ölüm riski açısından yandaş (komorbid) hastalığı bulunanlar yüksek risk taşırlar.

  • İleri yaş,
  • Erkek cinsiyet,
  • Sigara içmek,
  • KOAH,
  • Koroner arter hastalığı,
  • Kalp yetmezliği,
  • Kanser,
  • Böbrek ve karaciğer yetmezlikleri,
  • Obesite de ölümlerle doğrudan ilişkili bulunmuştur.

Çin’de 1590 COVID-19’lu hastanın alındığı analizde kritik veya şiddetli hastaların 1/3’ünde en az bir komorbidite (Bir veya daha fazla bozukluk veya hastalığın temel hastalığa veya bozukluğa ek olarak aynı zamanda görülmesi durumudur.) bulunurken hafif hastaların sadece 1/10’unda bulunduğu görülmüştür (Guan, 2020).

1 veya daha fazla komorbidite bulunması ve sigara içimi mortaliteyi (Genel populasyon içinde belli bir hastalığa bağlı ölüm oranı) doğrudan etkilemektedir (Guan, 2020).

Komorbiditesi olan hastaların yaşadıkları durumlar ve oranları nedir?

  • Daha şiddetli COVID-19 geçiriyorlar (%30’ya karşı %10),
  • Daha fazla dispne (nefes almada zorlanma) ile başvuruyorlar (%41’e karşı %17),
  • Daha fazla sigara içmişler (%11,8’e karşı %5,4),
  • Daha fazla bulantı/kusma ile başvuruyorlar (%10’e karşı %4),
  • Daha fazla oranda akciğer grafisi anormalliği gösteriyorlar (%29’a karşı %15)
  • Daha fazla yoğun bakıma yatırılıyorlar (%13,5’e karşı %3,8),
  • Daha fazla ölüyorlar (%8,8’e karşı %1,3),
  • Daha yaşlılar (Ort. 60’a karşı 45)

Şekil. Guan ve arkadaşlarının 1590 COVID-19 olgusu alarak yaptıkları ayrıntılı analizde bir veya daha fazla komorbidite bulunması hiç komorbiditesi olmayanlara göre mortaliteyi olumsuz etkilemektedir (Guan, 2020). Yatay eksen günleri, dikey eksen tedavi başarısızlığını, fatalite oranını göstermektedir.

covid-19 komorbidite comorbidity Guan, 2020

COVID-19 Fatalite oranının komorbidite ile ilişkisi nedir?

Fatalite: Belli bir hastalık nedeniyle tanı konulmuş hastalar için ölüm oranıdır.

Hiçbir yandaş hastalığı bulunmayan kişilerde ölüm oranı %0,9’dur. Ölüm oranı şu hastalıklarla birlikte artmaktadır:

  • Kalp hst, koroner arter hst. Ve kalp yetmezliği (en yüksek risk)
  • DM
  • KOAH/astım
  • HT
  • Kanser
  • Obezite

Aşağıdaki ölüm oranları bu kronik sorunlara sahip kişilerin COVID-19 ile enfekte olduklarında karşılaşacakları ölüm olasılıkları veya oranlarıdır.

Kronik sorunlarÖlüm oranı
(kesinleşmiş tanı)
Ölüm oranı
(olası tanı)
KVH%13.2%10.5
Diabet%9.2%7.3
Kronik solunum hastalığı%8.0%6.3
Hipertansiyon%8.4%6.0
Kanser%7.6%5.6
Hiçbiri olmayanlar%0.9

 

Toplumda en sık görülen kronik solunum hastalıkları nelerdir?

En sık görülenler:

  • Astım,
  • KOAH,
  • Amfizem ,
  • Kronik bronşittir.

KOAH’ın Türkiye’de prevalansı (yaygınlığı) %19-20 arasındadır. KOAH Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada en sık öldüren 4. hastalıktır. Bu hastalıklar sıklıkla bir arada da bulunabilmektedir. Astım diğerlerine göre daha genç hastaları tutmaktadır.

KOAH ile KOAH Akut alevlenme (KOAH- AA) arasında ne fark vardır?

KOAH sigara içenlerde, sıklıkla 40 yaş üzerinde görülen, hava yollarının kronik iltihabı sonucunda yapısal bozulmasıdır.

Oluşan kronik inflamatuar yanıt, parankimal doku harabiyetine (amfizem) ve normal doku tamir ve savunma mekanizmalarında bozulmaya (küçük havayollarında fibrozis) yol açar.

Bu değişiklikler hava hapsine ve ilerleyici hava akım kısıtlanmasına neden olur. Hafif veya ilk evre KOAH’ ta, temel semptomlar kronik öksürük ve balgam çıkarmadır. Balgam genellikle beyaz-gri, koyu kıvamlı ve yapışkandır. Alevlenmelerde ise sıklıkla yeşile dönmektedir.

Akut alevlenme (KOAH-AA) dönemleri hastanın ateşinin, yan ağrısının olması, balgam karakterinde veya miktarında, kokusunda, renginde değişme olması ile karakterizedir. Türk Toraks Derneği’nin tanımına göre KOAH-AA; “Hastanın solunum yolu semptomlarında günlük gözlemlenen normal değişikliğin ötesinde ve ilaç değişikliğine yol açan bir kötüleşme ile karakterize akut olaydır”. Genellikle ilk evrelerden çok ileri evrelerde sık alevlenmeler görülür.

COVID-19 enfeksiyonu da KOAH-AA nedeni olabilir mi?

Evet. KOAH-AA’nın nedenleri bakteriyel, viral veya fungal (mantar) enfeksiyonlar olabilir. Buradan da anlaşılacağı üzere COVID-19 enfeksiyonu da KOAH-AA nedenlerinden biridir.

KOAH’lı veya Astımlı hastalar COVID-19’a yakalanma açısından yüksek riskli midir?

Hayır, hastalığa yakalanma açısından diğer insanlara göre yüksek risk söz konusu değildir. Çin ve G. Kore’deki çalışmalarda bu netlikle ortaya konmuştur (Guan, NEJM, 2020).

Kanada Toraks Derneği hem KOAH hem de astımla ilgili 2020 yayınlarında iki hastalığın da COVID-19 için artmış risk taşımadığını bildirmişlerdir.

KOAH’lı hastalar COVID-19’un şiddetli seyretmesi ve ölüm açısından yüksek riskli mi?

Evet, kanıtlanan verilere göre önceden KOAH tanısı olanlarda COVID-19 şiddetli seyretmektedir. Çin’de yatarak tedavi alan 1590 olgudaki analizde yaş ve sigara içme durumu kontrol altında tutulduğunda KOAH, diyabet, hipertansiyon ve obesite kötü klinik sonlanımı öngörmektedir (Guan, ERJ, 2020). Hatta bu çalışmada KOAH diğer hastalıklardan daha güçlü bir risk faktörü olarak öne çıkmıştır.

Özetle KOAH’lı olgularda mekanik ventilasyon, yoğun bakım gereksinimi çok daha sık ortaya çıkmaktadır, ölüm ve sakatlık gelişimi de daha yüksek oranda bildirilmektedir.

Pandemi döneminde KOAH ve KOAH-AA olgularının izlem ve tedavileri nasıldır?

KOAH olgularının süregelen tedavilerinde temelde bir değişiklik yoktur ve izlemlerini yürüten hekimleriyle gerekli durumlarda görüşerek bu süreklilik sağlanmalıdır. Kısa ve uzun etkili bronkodilatörler (sempatomimetikler) ve kortikosteroidler tedavinin ana çatısını oluşturur.

Evde kalma, izolasyon, fiziksel uzaklık, hijyen, en az %60 alkol içeren temizleyicilerle en az 20 saniyelik sık el yıkama pratikleriyle COVID-19 hastalığından uzak kalmak ana hedeftir. Evden çalışma önemli bir çözüm olabilir. Evden uzaklaşmak zorunda kalmamak için en az 1 aylık tedaviyi yanlarında bulundurmaları uygun olacaktır.

Pandemi döneminde KOAH-AA durumunda sistemik KST kullanılır mı?

Nefes yolu ile alınan kortikosteroidlerin COVID-19 riskini artırdığına ilişkin bir veri yoktur. Evet, KOAH-AA olgularında alevlenmenin nedeni COVID-19 olsun olmasın oral prednizon almaları önerilir. Bu yolla hastaların gereksiz acil servis başvuruları önlenebilir. Böylece COVID-19’dan da korunabilecekleri düşünülür.

Sigara içimi klinik gidişi etkiler mi?

Evet etkiler. Guan ve arkadaşlarının çalışmalarına göre sigara içenlerin %95’inde hiç komorbidite yokken içenlerin yarıya yakınında komorbidite vardır (Guan, 2020).

Yine KOAH’lı ve KVH’lı COVID-19 olgularının büyük kısmı sigara içenlerden oluşmaktadır. Sigara içimi birkaç yolla COVID-19 hastalığına yakalanma riskini artırmakta ve hastalığın gidişini kötüleştirmektedir:

Sigara içiminde hastalığın gidişini kötüleştiren sebepler nelerdir?

  • Havayollarındaki siliyer hareketi baskılayarak virüs ve bakterilerin temizlenmesini zorlaştırmaktadır.
  • Virüsün hücreye girişinde anahtar olan ACE-2 reseptörlerini artırmaktadır.
  • Bağışıklık sistemini genel olarak baskılamaktadır. (CD4+ ‘helper T hücrelerini’ azaltarak B lenfositlerinde antikor üretimini baskılamaktadır)
  • Sigara içindeki nikotin de katekolamin üretimini artırarak bağışıklığı baskılamaktadır.
  • Kalp-damar hastalıkları, akciğer hastalıkları (KOAH, astım ve kronik bronşit) sigara ile ilerlemekte ve kötüleşmektedir.
  • Nikotin, akciğer enflamasyonunu baskılayan ve hasarlı hücreleri yenileyen interlökin-22’nin de üretimini engellemektedir.

Şekil. Havayolları mukozasındaki siller (cilia) fırça veya püskül benzeri hareketle oraya gelen zararlı tanecik ve mikroorganizmaları dışarıya (ağız/buruna) doğru itmekte, bu yolla akciğerleri korumaktadır. En üstteki sağlıklı, sigara içmeyen kişideki son derece etkin siliyer hareket, en alttakiler ise yıllarca sigara içen bir kişideki inefektif hareketlerdir.

Havayolları mukozasındaki siller (cilia)

Analizlerde mortaliteyi istatistiksel anlamlı etkileyen değişkenlerden biri sigara içimidir (p=0.047).

Çalışmalar, sigara içenlerin bağışıklığının baskılanması nedeniyle hastalıklar daha çok yakalandığını ortaya koymaktadır (Brake, 2020).

Şekil. Sigara içenlerde COVID-19 hastalığının daha şiddetli ilerlediği ortaya konmuştur (Guo FR, 2020).

Şekil. Sigara içenlerde COVID-19 hastalığının daha şiddetli ilerlediği ortaya konmuştur (Guo FR, 2020).

Zhao ve ark.nın sigara içmenin COVID-19 üzerindeki etkisini araştırdığı çalışmasında 11 farklı araştırmanın sonuçları birlikte analiz edilmiştir.

KOAH’ın etkisi 4.38 iken (Fixed effect model, 95% CI: 2.34-8.20), sadece sigara içmenin etkisi 1.98 bulunmuştur. Yani KOAH olmamak sigara içenleri COVID-19’dan korumamaktadır.

Şekil. Sigara içmiş-içmekte olanlarla hiç içmemiş olanların influenzadan ölüm risklerinin karşılaştırılması (Han ve ark, 2020).

Şekil. Sigara içmiş-içmekte olanlarla hiç içmemiş olanların influenzadan ölüm risklerinin karşılaştırılması (Han ve ark, 2020).

Tavsiyeleriniz nelerdir?

COVID-19’la ilişkili sorunlardan kaçınmak, alevlenmelerden korunmak için KOAH olguları daha dikkatli olmalıdır. Mevsim değişikliklerinin getirdiği etkilerin de eklenmesiyle riskler daha fazla olacaktır. Sigaradan, sigaralı ortamdan uzak durulması KOAH’ın kötüleşmemesinin önkoşullarından biridir.

Halka yönelik tüm uyarılara uymak KOAH olgularının COVID-19’a yakalanmaması için yaşamsal önemdedir. Süregelen tedavilerini aksatmamalı, yeni bir değişiklik (balgam miktarı veya karakterinde değişiklik, yan ağrısı, ateşlenme, nefes darlığında artış) KOAH-AA’yı göstereceğinden tıbbi yardım istenmelidir. Prednizon gibi bazı ilaçlar hastaneye gitmeye gerek kalmadan tedaviyi başlatmak için pratik bir ara çözüm olabilir.

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu
Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

1969 yılında Aydın’da doğdum. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun olup 1994’te Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. (DEUTF) Acil Tıp AD Araştırma Görevliliğine başladı.

1998’de ‘Acil Serviste Kardiyopulmoner Resusitasyon Uygulanan Hastalarda End-Tidal CO2 Monitörizasyonunun Rolü’ konulu uzmanlık tezi ile Acil Tıp Uzmanı oldu. Ekim 2004’te DEÜTF Acil Tıp AD’da Doçent unvanı aldım. 2005 Nisan-2007 Eylül arasında aynı anabilim dalında başkanlık görevinde bulundu. 2007’den itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı İstanbul Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acil Tıp Kliniği eğitim direktörü olarak görev aldı. Ocak 2009’dan sonra Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve Bakırköy Acıbadem Hastanesi Acil Servis Sorumlusu olarak çalıştı. 2010 yılında Acıbadem Üniversitesi bünyesinde Profesör unvanı aldı.

Eylül 2007-2009 arasında Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İstanbul Tabip Odası, Türkiye Acil Tıp Derneği, Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği, Acil Tıp Uzmanları Derneği, Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği, American College of Emergency Physicians (ACEP), European Society of Emergency Medicine üyesi. 2014 yılında kurucusu olduğum Toplumsal Afet Derneği’nin Başkanlığını yürütüyor. TATD bünyesinde Sepsis çalışma grubunun başkanı, Travma ve Resüsitasyon çalışma gruplarında aktif üyesi. 2017 yılında “Fellow of Emergency Medicine Association of Turkey” (FEMAT) üyeliği ödülü aldı.

2012 ve 2016 yılında Amerikan Kalp Derneği (AHA) bünyesinde Temel ve İleri Kardiyak Yaşam Desteği (BLS ve ACLS) Eğitici Eğitimi Sertifikası aldı.

Bu süreç içinde DEUTF Acil Tıp akademik yapısı içinde yürütülen ve tamamlanan 22, diğer bir üniversitede 1 uzmanlık tez çalışmasında tez danışmanı olarak görev yaptım. Acil tıp ile ilgili uluslararası hakemli dergilerde 111, ulusal hakemli dergilerde 65 bilimsel yazı ve makale, editörlük yaptığı 2 çeviri, 3 özgün kitap ve 33 kitap bölümü yayınlandı. Halen ‘Trauma Surgery’ başlıklı orijinal İngilizce kitap editörlüğü projesi devam ediyor.

Üniversiteler ve uzmanlık dernekleri bünyesinde düzenlenen çeşitli sempozyum ve konferanslarda görev aldı. 2007’de İzmir’de düzenlenen III. Ulusal Acil Tıp Kongresi’nde Kongre başkanlığı yaptı. Ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde sözlü veya poster olarak sunulan 116 bildiride katkısı oldu.

Kaynak:

İspanyol Gribi Pandemisi, corona virüsün yol haritasıdır!

1973 İstanbul doğumluyum. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağışı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim.