Hazine 1 lira borç öderken, 3,8 lira borçlandı: İç borç çevirme oranı %380

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, Mayıs’ta Hazine iç borç çevirme oranı %380 oldu. Geçtiğimiz yıl Hazine’nin iç borç çevirme oranı % 132 olmuştu.

Hazine 1 lira borç öderken, 3,8 lira borçlandı: İç borç çevirme oranı %380

Hazine 1 lira borç öderken, 3,8 lira borçlandı: İç borç çevirme oranı %380

Hazine ve Maliye Bakanlığı Mayıs ayına ilişkin iç borç istatistiklerini yayımladı. İç borç servis oranı (İBSO) AKP hükümetleri tarihinin en yüksek seviyesine ulaşarak yüzde 380,3 olarak açıklandı.

İBSO nisan ayında da yüzde 295’le rekor kırmıştı. Böylece nisan ayında Hazine piyasaya ödediği borcun 2,95 katı kadar borç alırken, mayıs ayında bu oran 3,8 kat oldu.

19,9 ödedi ama 75,6 edindi

Mayıs ayı verilerine göre Hazine 19,9 milyar TL iç borç ödemesi gerçekleştirdi. Bu ödemelerin 13,4 milyar lirası borcun anaparasından oluşurken, geri kalan 6,5 milyar lirası borcun faizinden oluştu. Buna karşılık Hazine 1 ay içinde 75,6 milyar TL borç edindi. Edinilen borca nisan ayı da dahil edildiğinde Hazine 2 ayda 135 milyar lira borçlanmış oldu. Bu tutar 2018 yılı boyunca 121,1 milyar TL, 2019 yılı boyunca ise 211 milyar TL’ydi.

İç borç çevirme oranı nedir?

İç borç çevirme oranı ilgili dönem içinde hazinenin ödediği iç borç ile edindiği iç borcun oranıdır. Oranın yüzde 100’den büyük olması hazinenin ödediğinden daha çok borç edindiğini gösterir.

Berat Albayrak: Türkiye hormonlu değil, doğal büyüme dönemine girdi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, dünyanın içinden geçtiği süreçle ilgili çok sayıda tahmin yapıldığını ifade ederek, “yeni normal”in ne olduğunu şu aşamada kimsenin tam olarak bilemediğini söyledi.

Yeni dönemde tüm senaryolara hazırlıklı olmak gerektiğinin altını çizen Albayrak, şöyle konuştu:

“Birçok ülkede en kötüyü gösterip normalleşme sürecinin oluşturduğu pozitif kazanımları pozitif yönetmeye yönelik bir bakış açısı var. Ben açıkçası hep yaptığım yorumlarda şunu iletmeye çalışıyorum; farklı farklı bakış açılarıyla farklı yorumlar yapabilirsiniz, önce çok kötüyü gösterirsiniz biraz iyileşme olursa çok başarılı… Veya çok aşırı abartılı bir pozitif algıyla süreci yürütmeye çalışırsınız ki, bu çerçevede toplumun farklı yöne yönlendirmeye yönelik farklı dinamikleri olsun. Ilımlı iyimserlik diyebileceğimiz bir süreç. 2018’de de bunu söylediğimde işte ‘toz pembe’ (denildi)… veya 2019’da yaşadığımız olaylarda veya bugün içinden geçtiğimiz süreçte. Bir duruş sergilemeye gayret ettik. Dolayısıyla bugün bu çerçevede nereden baktığınıza göre değişir.”

Önce normalleşme, sonra stabilizasyon

Bakan Albayrak, öncelikle piyasadaki normalleşme sürecini yöneteceklerini, ardından da stabilizasyon sürecinin geleceğini söyledi.

Kalkınmadaki ivmelenmenin artışı için yeni çalışmalar yaptıklarını belirten Albayrak, Türkiye’nin bu süreci ihracat, iç piyasa talebi ve turizm bacaklarıyla bütüncül ve dengeli olarak yöneteceğini söyledi.

Türkiye’nin “hormonlu” değil, “doğal” büyüme sürecini destekleyecek yeni bir döneme girildiğini ifade eden Albayrak, şöyle konuştu:

“Ben bu sürecin Türkiye açısından fırsatlarının tehditlerinden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Gerek Avrupa ve ABD ekonomilerinin dün, bugün ve yarın içinden geçtiği süreçlerin oluşturduğu soru işaretleri, gerek doğu ekonomilerinin yeni dünya düzenindeki bugüne kadar almış olduğu pay ve bugünden sonraki sürecin, çatışmaların, risklerin oluşturduğu tüm bu kesişimin, kavşak noktasının ortasında Türkiye var. Lojistik, altyapı, enerji gibi… Tüm bu çerçeve Türkiye’yi birçok açıdan daha da pozitif ayrıştıracağını düşünüyorum.

Elimizde yeni sistemin getirdiği, Hazine ve Maliye Bakanlığının getirdiği, para ve maliye politikalarının koordinasyonunda bu kadar uyumlu olduğumuz bir dönemde; bu kadar borçluluk düzeyi düşük, potansiyeli olan, kamu ve özel sektör potansiyeli olan, yatırım anlamında potansiyeli ve çeşitliliği rahat olan çok fazla ülke yok.

Dolayısıyla bu süreci marjinalize olmadan, dengeli bir şekilde gidebilecek çok sayıda enstrüman elimizde. Zaten dikkat ettiyseniz son iki yılda yaşananlara rağmen hep o ince dengeyle yürütüldü süreçler. Dolayısıyla normalleşme süreçlerinin daha hızlı gerçekleşmesi için gereken adımları atmaktan çekinmeyeceğiz. Sahip olduğumuz bu hassas dengeyi önümüzdeki dönemde çok daha etkin kullanacağız.”

“Kamu bankalarının yeni ekonomik paketlerine konutla ilgili talep 15 bini geçti”

Toplantıda soruları yanıtlayan Albayrak, kamu bankalarının son açıkladığı kredi paketinin detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, paketin konuttan otomotive, mobilyadan beyaz eşya ve turizme kadar ekonominin birçok alanını kapsadığını söyledi.

Albayrak, tüm bu alanlara bakıldığında bankaların birçok sektörden yoğun şekilde başvuru talebi aldığını aktararak, “Veriler güncellendikçe paylaşacağım ama ötelenen bir talebin olduğunu destekleyecek rakamlar olduğunu görüyoruz. Sadece konut tarafı 2 günde 15 bini geçmişti.” diye konuştu.

Paketlerin mümkün olduğunca yerli üretimi destekleyecek şekilde hazırlandığını anlatan Albayrak, fahiş fiyatlama olmamasına da özen gösterdiklerini ifade etti.

Albayrak, bunun fırsata çevrilmemesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu paket kapsamındaki paydaşlardan herhangi biri bunu fırsata çevirmeye çalışırsa, kötü niyetli bir şekilde, ben karşılaşacağımızı çok düşünmüyorum ama bankalarımız ile devlet ve kamu olarak da biz de çok net bir şekilde tavır koyacağız. Devir fırsatçılık yapma devri değil. Herkesin ciddi bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde, taşın altına elini koyup bu normalleşme sürecini atlatmalıyız, çünkü tecrübe etmediğimiz dönemden geçiyoruz. Bu noktada da cezalandırmalar, kampanyadan çıkarmalar olabilir, bununla ilgili tavır alacağız.”

“Faizlerin düşmesi ekonominin toparlanmasına pozitif katkı yaptı”

Berat Albayrak, politika faizlerinin düşürülmeye devam edilip edilmeyeceğine yönelik soru üzerine, Merkez Bankasının muhatap olması gereken bir soru olduğunu belirtti.

Kendisinin Merkez Bankasının aylık PPK toplantısındaki açıklamalarından, iktisadi faaliyet ve enflasyondaki trendi yakından takip ederek bu süreci yöneteceği izlenimini aldığını belirten Albayrak, dünyada enflasyona ve büyümeye dayalı üretimdeki gelişmelerin para politikalarında faizlerde düşüş yönünde olduğunu ifade etti.

Albayrak, şunları ifade etti:

“Gerek Türkiye’nin mevcut enflasyon tahminleri gerek oluşturduğu mevcut riskler ve fırsatlar ışığında para politikası süreci Merkez Bankası tarafından takip edilecek. Önümüzdeki ay gelişmeler, enflasyon gelişmeleri, dinamik süreç kararları etkiliyordur. Yorum yapmam mümkün değil ama bizler de yakından takip ediyoruz. Şunu söyleyebilirim, özellikle AK Parti iktidarı döneminde belki ilk defa bu kadar piyasa faizlerinin düşmüş olmasının reel sektör üzerinde oluşturduğu rahatlamanın, ekonominin toparlanmasına pozitif katkı yaptığını gözlemliyoruz. Çok iyi düzeyde, TL reel faizlerinde uzun yıllar sonra tek haneye şahit olduğumuz bir iklimde ekonominin paydaşları bundan pozitif şekilde etkileniyor.”

Bakan Albayrak, faizlerdeki trendin enflasyon ile de ilişkili olduğundan hareketle bu yıl, mevcut süreç, mevcut trend, bu sürecin maliye politikası, enflasyona yönelik oluşabilecek riskler ve destekleri noktasında, hükumet olarak, yeni sistem ile para ve maliye politikalarının getirdiği avantajla gelecek dönemde enflasyonda çok daha güçlü bir disiplinin meyvelerini almaya başlayacaklarını vurguladı.

Seçim anketi: AKP’de düşüş sürüyor, kararsızlar MHP’nin oyundan fazla!