Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle çalışıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle çalışıyoruz. Geçmişte adalet sarayı diye bir şey yoktu, merdivenaltı diyebileceğimiz adalet hizmeti dağıtılıyordu.

cumhurbaşkanı erdoğan

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle çalışıyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ikinci yılında düzenlediği değerlendirme toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002 yılından bu yana yargıdan insan kaynakları kapasitesini güçlendirdik. Geçmişte adalet sarayı diye bir şey yoktu, merdivenaltı diyebileceğimiz adalet hizmeti dağıtılıyordu” dedi. Sisteme geçiş sonrası dış politikadan ekonomiye, eğitimden kültür-sanata birçok alana dair verileri paylaşan Erdoğan, “Sokakların karıştırılmasından, darbe girişimlerine, her saldırının aynı hedefe yönelik gülleler anlamı taşıdığı konusunda şüphemiz bulunmuyor. Bize düşen milletimizin bu fedakarlığına karşı borcumuzu tüm oyunları bozacak feraset, gayret ve azimle çalışarak ödemektir” ifadelerini kullandı.

Beştepe’de Cumhurbaşkanlığı Hükumet Kabinesi İki Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “Hep söylediğimiz gibi, bizim siyasetimiz eser siyasetidir, hizmet siyasetidir, icraat siyasetidir. Biz sözümüzü eserlerimizle söylüyoruz” derken, her alanda yapılan çalışmaları paylaştı.

Türkiye’nin ‘son 7 yılda her alanda kesintisiz saldırıya uğradığını’ öne süren Erdoğan, “Türkiye gerçekten çok zor ve bir o kadar da tarihi süreçlerden geçiyor. Son 7 yıldır kesintisiz yaşadığımız saldırıların, doğrudan inancımıza, tarihimize, kültürümüze, birliğimize, beraberliğimize, ezanımıza, bayrağımıza, tüm kutsallarımıza yönelik amaçlarının olduğunun gayet iyi farkındayız” dedi. Bunlarla mücadele ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar durmadan, duraksamadan, yeise düşmeden, hizmet çıtasını hep yükselterek devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından başlıklar şöyle: 

Türk milleti istiklal ve istikbal mücadelesini adım adım zafere taşımaktadır.

Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi 200 yılı bulan demokrasi arayışlarımızda doğrudan milletimizin iradesiyle hayata geçiren bir reformdur.

Her değişim gibi bunun da oturması zaman alacaktır. Pek çok alanda değişimin sancılarının yaşanması kaçınılmazdır. Hayatımızın hiçbir döneminde milletimize rağmen iş yapmayı, millete karşı durmayı aklımızdan geçirmedik.

Yeni sistemi kurarken bakanlık sayısını 16’ya indirdik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı atadık.

Cumhurbaşkanı olarak devleti temsil etmenin yanında, milletin doğrudan yetki verdiği, dolayısıyla hesap sorma hakkının olduğu, yürütmenin sorumlusuyuz.

Son iki yılda Cumhurbaşkanı imzasıyla 64 kararname, 2755 karar ile milletimize kesintisiz hizmet sunduk.

Kimsenin hakkında göz dikmeyen ancak hakkını söke söke alan ülke olarak devam edeceğiz. 11. Kalkınma Planımızı açıkladık. Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde 60. sıradan 33. sıraya yükseldi.

Risk sermayesi fonu oluşturduk. Küresel yenilik endeksinde ülkemizi hızlıca taşıyacak yol haritasını da hazırladık.

Büyük Çamlıca Camii’ni hamdolsun ibadete açtık. Şimdi bir de Rami Kışlası’nı bir millet kütüphanesine dönüştürüyoruz, onun da çalışmaları devam ediyor.

Eğitim bilişim ağı sistemini hızla hayata geçirdik. Öğretmenler sistemi aktif olarak kullandı.

Son iki yılda ilk ve ortaöğretimde 2 bin 805 yeni okul, 15 bin yeni derslik inşa ettik, 87 bin 681 öğretmen ataması yaptık.

Salgın tedbirleri nedeniyle 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarının ve bakımlarının karşılanmasında eğitim ordumuz da görev aldı. Türkiye Maarif Vakfı, ülkemizin yurt dışındaki en önemli temsilcilerinden biri haline gelmiştir.

Devlet burslu öğrenci oranı yüzde 40’lara ulaştı.

18 yolda gençlik merkezi sayısını 338’e çıkardık; koğuş sistemiyle hizmet veren yurtlarımızı otel konforuyla donattık.

Harçları kaldırırken devamlı gösteriler yapılıyordu. 18 yıl önce 45 lira olan kredi- burs miktarını bu yıl 550 liraya yükselttik.

10 şehir hastanesini hizmete açtık. 378 binden devraldığımız sağlık çalışanı sayımızı 1 milyonu 101’i geçti. 112 istasyon sayımızı 2 bin 985 adede, 618 olan ambulans sayısını 5 bin 437 sayısını yükselttik. Hatırlayın o günleri ambulanstan başka her şeye benziyordu, ben bizzat yaşadım, yaralı olan arkadaşımız şu anda milletvekili.

8 sınır kapımızda sahra hastanesi kurduk. Çeşitli sebeplerle geçici olarak yurt dışında olan 90 binden fazla vatandaşımızı ülkemize getirdik. Salgın döneminde tüm sağlık hizmetlerlerinin kesintisiz devam etmesini sağladık.

2002 yılından bu yana yargıdan insan kaynakları kapasitesini güçlendirdik. Geçmişte adalet sarayı diye bir şey yoktu, merdivenaltı diyebileceğimiz adalet hizmeti dağıtılıyordu.

Birinci Yargı Paketi ile temel hak ve özgürlüklerinin korunması, ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi amacıyla temyiz yolunu açtık.

Yurt içi terörist mevcudu 400’lü rakamlara geriledi. Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışanlara darbeler indirdik. Libya’da meşru hükûmete destek veriyoruz. Libya halkının güvenliğini temin ettik ve geleceğini umutla bakmasını sağladık. Kimse heveslenmesin ona da prim vermeyeceğiz. Kahraman ordumuz dünyanın pek çok yerinde barışın ve huzurun teminatı olarak görev yapmaktadır.

Savunma sanayiinde ülkemizin dışa bağımlılığını yüzde 30’lara düşürdük.

Uçak gemisi için görüşme yapıyoruz, bizim de olacak.

İstanbul Havalimanı’nın kapasitesi 200 milyonu bulacak.

Kanal İstanbul tüm dünyaya örnek olacak.

Kuzey Marmara Otoyolu’nu bölüm bölüm hizmete açıyoruz. Biz doğruları yapmaya devam edeceğiz. Reel asgari ücreti yüzde 134 artırdık.

Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle çalışıyoruz. Şiddet önleme ve izleme merkezlerinde 360 bin kişiye hizmet verilmiştir.

Hedefimiz 2023’e kadar tüm illerde millet bahçesi yapmak. Tehlike düzeyi alanlara öncelik verilerek 61 ilimizde rezerv yapı alanları belirledik.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız bir yeri riskli alan ilan ediyorsa onlara yardımcı olun. Ülkemiz genelinde 658 bin adet bağımsız bölüm riskli statüde.

Tarımda önemli bir ihracatçı olmak için çalışıyoruz. Tarımsal ihracat son 2 yılda 18 milyar dolara yükseldi. 13 milyar lira destek ödemesi yaptık. Süt üretimi yüzde 4 artışla 23 milyon tona ulaştı. Su ürünleri üretimimizi artırmak için kaçak avcılığı engelledik. Su ürünlerinde 1 milyar dolarlık ihracat rakamını yakaladık. Gıda denetim sayısını yüzde 8 arttırdık. Geleceğe nefes kampanyasında 13.8 milyon fidan dikildi.

Orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi güçlendirdik. Depolama hacmi bakımında ülkemizin üçüncü barajı olan Veysel Eroğlu Ilısu Barajı’nda elektrik üretimine başladık.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin göreve başlamasının hemen ardından kur saldırıları ve yaptırımların hedefi oldu. Ekonominizin bağışıklık sistemini güçlendiriyoruz. Swap önlemiyle TL’ye karşı art niyetli adımları durdurduk.

Tüketici maliyetleri düşürmek için otomobil, konut, beyaz eşyada ÖTV indirimi yaptık. Sera finansman paketini devriyeye aldık. Kur saldırısı sonrası normalleşme dönemine eşine rastlanır bir başarı ile kapattık. Bu dönemde yüzde 24’e kadar çıkan Merkez Bankası faizi yüzde 8.25’e indi. Yüzde 25’in üzerine çıkan enflasyonu tek haneye indirdik. Salgın sürecinde29 milyar TL’Lik vergi ödemesi ertelendi.

Son iki yılda ihracat yüzde 6.5 oranında artış gösterdi. Esnaf ve sanatkârlarımız toplum ve ekonomimizin temeldir. Toplan 62.5 milyon lira faiz indirimli kredi kullandırıldı.

2022 yılının son çeyreğinde yerli otomobil banttan inecek. TEKNOFEST dünyanın en büyük havacılık festivali oldu. Doğu Akdeniz’de tuzakları tersine çevirdik.

Sondaj gemilerimizle birilerinin iznine tabi değiliz.

Libya Milli Mutabakat Hükümeti’yle 27 Kasım 2019’da güvenlik ve askeri işbirliği mutabakat muhtırası ve deniz yetki alanlarının sınırlandırılması için mutabakat imzaladık. Ona dayalı olarak ülkemizin Doğu Akdeniz’de çıkarlarını sonuna kadar kararlılıkla savunuyoruz. Ayrıca bu ülkeyle enerji alanındaki iş birliğimizin güçlenmesi için ilave adımlar atıyoruz.

Irak’ın siyasi birliğiyle, toprak bütünlüğünün korunması, terör örgütleriyle mücadele, yatırımla ticaretin geliştirilmesi, Türkmenlerin hakkının korunması amacıyla çabalarımızı sürdüreceğiz.

Kültür ve Turizm’de ülkemizin değerlerini ortaya çıkarma ve koruma amaçlı çalışmalar yürütüyoruz. Dünyanın bilinen en eski yerleşim yeri olan Göbeklitepe’nin UNESCO listesine girilmesini sağladık.

Turizmde 2018 yılında ülkemize gelen ziyaretçi sayısı 46 milyonu aşarken, 2019’da bu sayı 52 milyona yaklaştı. Salgın nedeniyle hedeflerimizi tutturamasak da, en kısa sürede kayıplarımızı telafi edeceğiz. Mavi bayraklı plaj sayımız 459’dan 486’ya yükseldi. Son 18 yılda toplam 5,5 milyar lira kaynak kullanarak 5 bin 400 tarihi eserimizi restore etmiştik.

2002 yılında 85 milyar dolar olan resmi kalkınma yardımlarımız, geçen yıl 8,6 milyar dolar seviyesine çıktı. Tutar bakımından Türkiye dünyada en çok resmi kalkınma yardımı yapan 6. ülke olurken, milli gelire göre ilk sırada yer almıştır. BM tarafından konulan milli gelirin yüzde 0,7’sini yardımlara ayırma oranını Türkiye bu yıl da 1,15 oranıyla aşmıştır. Acil ve insani yardımlarda da Türkiye büyük bir başarı gösteriyor.

Hep söylediğimiz gibi, bizim siyasetimiz eser siyasetidir, hizmet siyasetidir, icraat siyasetidir. Biz sözümüzü eserlerimizle söylüyoruz. İster açılış, ister temel atma, ister tanıtım, ister tanıtım olsun, hepsinde yaptıklarımızı, yapacaklarımızı milletimizle paylaşıyoruz. Bugün Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişimizin ve kabinemizin göreve başlayışının ikinci yılında kapsamlı bir değerlendirme yaptık.

Milletimiz yapılan her işi, getirilen her hizmeti, izlenen her siyaseti, günlük hayata yansıyanlar itibariyle yaşayarak görüyor. Hamdolsun ömrümüzün 40 yılı aşkın siyaset döneminin her gününü bu anlayışla değerlendirmeye çalıştık.

İBB Başkanlığı’mızda hiçbir ayrım gözetmeksizin aziz şehrin halkının gönlünde taht kurmakla meşgul olduk. Cumhurbaşkanlığı’mızda da aynı anlayışla çalıştık. Ortada bir başarı varsa önce halk, sonra bizzat milletimizin kendisidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteği olmadan hiçbir şey yapamayacağımızı, hiçbir eser ortaya koyamayacağımızı bilecek idrake sahibiz.

İşte 26 Ağustos Malazgirt geliyor. Sultan Alparslan 25’inde Ahlat’tan Malazgirt’e hareket etmişti. Biz de Ahlat’ta, Cumhurbaşkanlığı’nın bir merkezini kurduk. İnşallah 25’inde gece orada olacağız, oradan da Malazgirt’e hareket edeceğiz. Sultan Alparslan’ın izinden Malazgirt’e yürüyecek, programımızı tamamlayıp işlerimize döneceğiz. Kerameti kendinde görüp nefsine yenik düşerek, halka tepeden bakanların istikameti kaybetmesi mukadderdir.

Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Bu eserlerle anılacağız, o yüzden çok önemli. Biz bu yanlışa düşmeden çalıştığımız, mücadele verdiğimiz için bugünlere geldik. Aynı anlayışla, aynı teslimiyetle, aynı kalp ve zihin huzuruyla mücadeleyi sürdüreceğiz. Türkiye gerçekten çok zor ve bir o kadar da tarihi süreçlerden geçiyor.

Son 7 yıldır kesintisiz yaşadığımız saldırıların, doğrudan inancımıza, tarihimize, kültürümüze, birliğimize, beraberliğimize, ezanımıza, bayrağımıza, tüm kutsallarımıza yönelik amaçlarının olduğunun gayet iyi farkındayız.

Sokakların karıştırılmasından, darbe girişimlerine, her saldırının aynı hedefe yönelik gülleler anlamı taşıdığı konusunda şüphemiz bulunmuyor. Bize düşen milletimizin bu fedakarlığına karşı borcumuzu tüm oyunları bozacak feraset, gayret ve azimle çalışarak ödemektir.

Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar durmadan, duraksamadan, yeise düşmeden, hizmet çıtasını hep yükselterek devam edeceğiz.

İstanbul Sözleşmesi nedir? Mağdurları nasıl koruyor?