Bireysel Emeklilik Sistemi paraları kredi olarak mı kullandırılacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde toplanan milyarlarca liranın özel sektöre kredi olarak kullandırılabileceğini açıkladı. Tartışma yaratan konuya muhalefetten tepkiler geldi: “Tüm kaynaklar tükendi! Vatandaş paranın kimler için kullanılacağını çok iyi biliyor! Kim bilir hangi inşaatçıya kredi olacak ve geri ödenmeyecek!

bireysel emeklilik sistemi kredi

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde biriken paralar kredi olarak mı kullandırılacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fon tutarı 154 milyar TL’ye ulaşan bireysel emeklilik sisteminde yapılacak atılımlarla reel sektöre uzun vadeli düşük maliyetli kaynak sağlanabilecektir” ifadelerini kullanmıştı.

6,8 milyon kişinin parası birikiyor

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin verilerine göre 31 Ağustos Pazartesi itibarıyla Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 6,8 milyon kişinin biriken fon miktarı 145 milyar TL (Güncel kurla 19.4 milyar dolar). Bugüne kadar Bireysel Emeklilik Sistemi’nden emekli olan kişi sayısı ise 129 bin 283.

Zorunlu BES’te 6,4 milyon kişi var

Önceki yıllarda çalışanlar kademeli olarak zorunlu BES uygulamasına tabi tutulmuştu. 31 Ağustos 2020 itibarıyla zorunlu BES uygulaması sonucu fonda 10.1 milyar TL (Güncel kurla 1,3 milyar dolar) birikti. Zorunlu BES uygulamasında toplamda 6,4 milyon kişi tasarruf ediyor.

En fazla poliçesi olan şirket

Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre zorunlu BES uygulamasına devam eden çalışan sayısına en fazla sahip olan şirket Ziraat Hayat ve Emeklilik, an itibarıyla firmada 1 milyon 131 bin 428 bin kişinin zorunlu BES tasarrufu birikmeye devam ediyor. Poliçe sayısında en fazla cayma ise 2 milyon 874 bin 489 kişi ile Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş’de görülmüş.

Erdoğan’ın BES tasarruflarını özel sektöre kredi olarak kullandırılabileceğini açıklamasını uzmanlar yorumladı. Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Profesör Uğur Emek, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bireysel emeklilik sistemi (BİS) Türkiye’nin tasarruf açığı sorununu aşmak üzere destekleniyordu. Meğer şakaymış. Şimdi, birikimleriniz uzun vadeli ve düşük getirili biçimde birilerine tahsis edilecek. Vergilerinizin yanı sıra BİS tasarruflarınız da bir yerlere uzayacak gibi” ifadelerini kullandı.

CHP’li Aykut Erdoğdu: Tüm kaynaklar tüketildi!

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, konu hakkında yaptığı açıklamada sert ifadeleri kullandı.

Bireysel Emeklilik Sistemi’nin vatandaşın birikimi olduğunu söyleyen Erdoğdu, “Şimdiye kadar Türkiye’deki tüm kaynaklar tüketildi. Yap-İşlet-Devret aracılığıyla sürekli borçlandırıldık, merkez bankası durmadan para basıyor. Varlık Fonu üzerinden Hanize’ye paralel bir hazine daha oluşturdular.” açıklamasında bulundu.

“Vatandaşın mülkiyet hakkına tecavüz olur!”

Kamu bankalarının dövize müdahalesi sonucu tüm kaynakların tükendiğini belirten Aydoğdu, “Ekonomide bilinenden daha derin bir durgunluk söz konusu ki, bunlar vatandaşın birikimlerine de göz diktiler. Böyle bir hareket vatandaşın mülkiyet hakkına tecavüz olur. Ben bunu şuna benzetiyorum; parası biten vatandaş, ‘belki para koymuş da unutmuşumdur’ diye yazlık ceketin cebine bakar ya, işte BES’e el koymak da onun gibi. Eğer bu gerçekleşirse Türkiye’de büyük bir güvensizlik olur. Sadece Bireysel Emeklilik Sistemi’ne karşı değil, aynı zamanda bankacılık, sigortacılık sistemine büyük bir güvensizlik oluşur.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Selin Sayek Böke: Hayal pazarlaması

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ise konu hakkında yaptığı açıklamada, “AKP Genel Başkanı’nın Bireysel Emeklilik Sisteminde biriken fonu, reel sektöre kredi olarak verebileceklerine dair sözleri, çok haklı olarak vatandaşta endişelere neden oldu.” ifadelerini kullandı.

Yaşananların bir hayal pazarlaması olduğunu belirten Böke, “Olmayan bir parayı varmış gibi satıyorlar. Şu ana kadar BES’te birikmiş olan para zaten tasarruf sahiplerinin tercihleri ışığında farklı yatırım araçlarına yatırılmış durumda.

Var olan BES birikimlerinin yüzde 50’den fazlası kamu kağıtlarına yatırılmış, kalanı da kabaca hisse senedi ve tahvile yatırılmış. Yani buradaki paranın tamamının kamu kağıdına yatırılması onun karşılığı olarak da Hazine’nin reel sektöre aktarması gibi bir formül düşünülüyorsa, bu imkansız.

Eğer kamu sigorta şirketlerini tek çatı altında birleştirerek bir anda Türkiye’de tasarrufların artacağı ve BES’e katılımın artacağı düşünülüyorsa onun da ne derece imkansız olduğu açık. Halk açlıkla, işsizlikle, gelir kaybıyla baş başa bırakılmışken hangi parayla yeni birikim yapıp BES’e girecek? Bu gerçeklerden bihaber bir iktidar var karşımızda.” açıklamasında bulundu.

“Vatandaş paranın kimler için kullanılacağını çok iyi biliyor!”

“Vatandaş bu güne kadar fonların başına ne geldiğini, o biriken tutarların nasıl amacı dışında birilerine aktarıldığını bildiği için de büyük bir telaş ve güvensizlik yaşıyor.” diyen Böke, “Bu da vatandaşı güvenli liman arayışına itiyor. Bu müthiş güvensizlik, bu açıklamalarla daha da besleniyor. İktidara güvensizlik nedeniyle vatandaş dövize yöneliyor. Şu anda bankalarda döviz mevduatının toplam mevduatın yüzde 50’sinin de üzerine çıkmış olması bir tesadüf değil.

Son olarak şunun da altını çizelim. İktidar böyle bir fon oluşsa veya mevzuata ve ekonomik gerçeklere rağmen böyle bir parayı kullanmaya kalkışsa bile vatandaş paranın kimler için kullanılacağını da çok iyi biliyor. Kaygısı ondan. İddia edildiği gibi uzun vadeli faydalı ve üretken yatırımlara gitmeyecek. Bugüne kadar Hazine kaynakları hep ranta dayalı yandaş fonlamasına, bir avuç iş adamına ve onların rant projelerine aktarıldı.” ifadelerini kullandı.

İyi Parti’li Cihan Paçacı: SPK Kanunu’nda değişiklik yapmak lazım

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı da konu hakkında düşüncelerini dile getirdi.

Bu durumu vatandaşın birikimine el koyma hareketi olarak tanımlayan Paçacı, “Zaten Bireysel Emeklilik Fonu’ndaki paraların yaklaşık yüzde 80’i Hazine bonosu ve devlet tahvilinde. Yani kullanılmış. Böyle bir kaynak var da, kenarda duruyor değil. İkincisi, eğer farklı bir şekilde değerlendirmek isteniyorsa, SPK Kanunu’nda bir değişiklik yapmak lazım. Fonların kullanımını SPK Kanunu belirliyor.” açıklamasında bulundu.

Bireysel emeklilikten çıkmayı hızlandırır!

“Bireysel emeklilik yoluyla fona katılan insanların bu parası geleceklerinin güvencesidir.” diyen Paçacı, “Eğer devlet olarak siz buna el koyup, üç beş tane yandaş firmaya, işletmeye bunu uzun vadeli ve düşük vadeli kredi olarak düşünürseniz ve bu niyetinizi ortaya koyarsanız bu, devlete olan güveni sarsar. Böyle bir işlemde devlete olan güveni ortadan kaldırırsınız. Böyle bir uygulama panik yaratıp, bireysel emeklilikten çıkmayı hızlandırabilir.

Yüzde 80’i zaten Hazine bonosunda. O yüzden ‘biz yeni katılanların ortaya koyacağı fonlardan bunu yapacağız’ diyorlarsa, bundan sonra gelecekleri caydırırlar. Böyle bir karar aldıktan sonra BES’e yeni girişler olacağını hesaplıyorlarsa, orada da yanılıyorlar çünkü böyle bir yapıya hiç kimse girmez.” ifadelerini kullandı.

Gelecek Partisi – Yusuf Ziya Özcan: “Kim bilir hangi inşaatçıya kredi olacak ve geri ödenmeyecek”

Eski Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı olan aynı zamanda Gelecek Partisi Eğitim Politikaları Başkanı Profesör Yusuf Ziya Özcan da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada fonda biriken paralarla verilecek kredilerin geri ödenme riskine dikkat çekerken, “Bireysel emeklilik fonu da gitti. Kim bilir hangi inşaatçıya kredi olacak ve geri ödenmeyecek” diyor.

İhtiyat Akçesi de Hazine’ye devredildi

Merkez Bankası’nın (TCMB) yıllık kârının yüzde 20’sinin ihtiyat akçesi olarak ayrılmasını öngören hüküm Temmuz 2019’da kaldırıldı. TCMB Kanunu’na, “Son yıl kârından ayrılan ihtiyaç akçesi hariç, birikmiş ihtiyaç akçeleri her yıl kâra katılarak dağıtılabilir” fıkrası eklendi. Böylece, TCMB’nin kötü günler için sakladığı “ihtiyat akçesi”nin Hazine’ye devrinin önünü açıldı.

Uğur Gürses: Yastık altın dövize yönelmenin temel sebebi!

Ekonomist Uğur Gürses kararı değerlendirirken vatandaşın parasını altına ve dövize yönlendirmesinin yönetime bir güven sorunu olarak değerlendirirken, “Kimse emeklilik paralarının siyasi kararlarla çarçur edilmesini istemez. Vatandaşın altına ve yastık altı dövize yönelmesinin çok eski olan tarihsel nedeni, kötü yönetimlerin siyasi kifayetsizlikle vatandaşın tasarruflarına göz dikmesidir” ifadelerini kullandı.

Selin Sayek Böke’den “Kamulaştıracağız” çıkışı: Rantçı beş şirketten bahsediyorum, müzakere falan yok!