Azeri, Azerbaycan Türkü, Azerbaycanlı: Ama hangisi doğru?

Azeri kimdir? Kelime anlamı nedir? Nereden geliyor? Azeri diye bir ırk var mıdır? Varsa biz niye duymadık? Yoksa niye sanki bir ırkmış gibi bahsediliyor?

azerbaycan türkü azeri

Azeri, Azerbaycan Türkü, Azerbaycanlı: Ama hangisi doğru?

Azerilerin kim olduğuna dair bir çok görüş var. Kimi Şii inancına mensup Türkler olduğunu, kimi de Türkçe konuşan Farslar olduğunu söylüyor. Eğer Şii inancına mensup Türklerse ben bir Türk olarak Şiiliğe inansam Azeri mi olacağım? Açıkçası din veya mezhebin bir milleti tanımlamada kullanılamayacağı kesin. Kaldı ki kelime manasının Şiilik inancıyla da ilgisi yok.

Türkçe konuşan Farslar iddiası ise külliyen hatalı. Zira milliyeti belirleyen ne din ne de mezheptir; sadece dil ve tarih birliğidir. Aynı dili konuşan farklı milletler vardır, ancak ayrı dilleri konuşan tek millet yoktur. Tıpkı ayrı tanrılara inanan Müslümanlar olamayacağı gibi.

Şurada hemfikiriz ki, bir kafa karışıklığı olduğu kesin. O halde bu kafa karışıklığını giderelim.

Dil bilimine göre; “Azeri”, “Hazeri”den gelir. Arap ve Farsi dillerinde “i” takısı aidiyet ekidir; soyunun geldiği coğrafi bölgeyi ifade eder. Yani “Hazarlı” manasındadır. Tıpkı; Hüseyin el-Tıkriti yani Tıkritli Hüseyin, Ruhullah Humeyni yani Humeynli Ruhullah, Haşimi Rafsancani yani Rafsancanlı Haşimi, Kasım Süleymani yani Süleymaniyeli Kasım, Sadi Şirazi yani Şirazlı Sadi gibi.

Hazarlılık, Hazar Denizi kıyısında yaşayan Rus, Türkmen, Kazak, Fars gibi başka milletleri de kapsadığından, sadece Azerbaycanlılar için “Azeri” yani “Hazeri” yani “Hazarlı” ifadesinin kullanılması yanlıştır.

“Azeri Türkü” ifadesi ise Rus ve Farsları dışarıda bırakacak ancak Türkmen ve Kazakları içinde barındıracağından bu ifade de doğru değildir.

O halde ne Azeri ne de Azeri Türkü; en doğru ifade “Azerbaycan Türkü” ya da “Azerbaycanlı” ifadesidir.

Soydaşlarımızı seviyoruz, destekliyoruz iyi, tamam hoş da… bari isimlerini doğru kullanalım. Bu iş sadece sevdiğini söylemekle olmuyor. Beni sevdiğini söyleyen bir arkadaşım ismimi yanlış söylese bırak sevgisini, beni tanıdığından bile şüphe ederim.

Azerbaycan Türkleri yanlış kullanımı duyup da düzeltmiyorlarsa nezaketlerindendir. Tıpkı bana “Taner” yerine “Tamer” diyenlere sessiz kalmam gibi.

Almanya’daki Yahudi düşmanlığının temelleri

1966 yılında İstanbul'da doğdu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Hava Kuvvetlerinin çeşitli birimlerinde hekim olarak görev yaptıktan sonra 2010 yılında emekli oldu. Özel sektörde kulak burun boğaz uzmanı ve bir yüksek öğretim kurumunda öğretim görevlisi olarak çalışmakta olan yazarın ilgi alanları tarih, sinema ve motosiklettir. Nezaket çerçevesinde her türlü yoruma açıktır ancak insanların tanışmıyor olmalarının ve yüz yüze gelmeyecek olmalarının onlara istedikleri genişlikte yorum yazma hakkı vermediğine inanır.