Bu ülke andaval profesörler de yetiştirmiştir!

John Perkins’in bir kitabı var: Bir ekonomik tetikçinin itirafları. Bu kitapta bir ekonomistin, ekonomisi batan ülkelerde ne yaptığı anlatılıyor. Türkiye’de de bu göreve benzer görevi üstlenmiş “andaval profesörler” var!..

andaval profesörler

Bu ülke andaval profesörler de yetiştirmiştir!

Ülke üzülecek hale geldi. Acınacak bir durumdayız…

Bu hale bu ülkeyi kim getirdi peki?

Basiretsiz, beceriksiz, yeteneksiz AKP iktidarının yöneticileri, AKP kadroları!

Tek bir ifade ile AKP!

Türk toplumunun bir kısmından bir şey beklemiyorum. Yani üniversite mezunu, kendini geliştirmiş, yetenekleriyle ön plana çıkmış insanlardan…

Bu tür insanlardan bizim bir beklentimiz olamaz! Bunlar “jakoben zihniyet”e sahip, millete üst perdeden bakan, halka inemeyen insanlar. Bu insanlar kendi rahatına düşkün ‘bana dokunmayan bin yaşasın’ zihniyetinde olan insanlar…

Bizi bir yerlere getirecekse “ilkokul mezunu, düşünmekten uzak” insanlar getirecektir!

Yukarıdaki ifadeler size bir yerlerden tanıdık gelmiş olmalı. Kimisini AKP yöneticileri, kimisini bu ülkede profesör olmuş “andaval kesim” diye nitelendireceğimiz bir güruh!

Toplumda en tehlikeli gruplar kadar tehlikeli bir grup!

“Bir ekonomik tetikçinin itirafları” adlı bir kitap vardır. John Perkins’in yazdığı bir kitaptır. Yıllar önce okumuş olduğum bir kitap… Okumanızı tavsiye ederim.

Bu adam, gelişmekte olan veya batan ülkelere sözüm ona düzeltmek için görevlendirilir ve o ülkenin düze çıkmasını sağlayan kişi rolünde.

Evet, kısa vadede o ülkeyi “düzeltiyor” ancak daha sonra “düzeltilen” ülke uzun vadede IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası ekonomik örgütlerin kucağına düşüyor. Ondan sonrası o ülke için yerli firmaların teker teker özelleştirilerek yabancı sermeyenin kucağına peşkeş çekilmesi anlamına geliyor!

Bunu neden söyledim?

İşte; zihniyetini, düşüncesini, fikrini kısaca kendisini statüsü için, oturduğu koltuk için siyasal iktidara peşkeş çeken buna benzer kişiler de var Türkiye’de!

Aslında biliyordur ki, söylediği sözlerin reel gündemle ilgisi yoktur, doğru da değildir. Ancak k.çını korumak için, yani oturduğu koltuğu korumak için yalan söyleyen, bildiğini çarpıtarak ifade eden kişiler. Bu kişiler arasında koskoca (!) profesörler de var! Bu kişiler “padişahımız çok yaşa” zihniyetinde olan insanlar. Kısacası, iktidarın borazanlığını yapan dalkavuklar!

Ekonomik krizi daha detaylı yazarız ama şunu söylemeden geçemeyeceğim…

AKP iktidarı ‘başkanlık’ sistemini getirmek için “seçimden sonra ekonomik olarak uçacağız” diyordu. Başkanlık gelirse kötülüklerin anası olan “dış güçler” (!) bile bize artık dokunamayacaktı!

Ekonominin iflas edeceğini çok kez o günlerde de yazmıştım. Ancak işte o koltuğunu kaybetmek istemeyen, fikrini, kalemini satan “andaval profesörler” ABD’deki başkanlığı ve Fransa’daki yarı başkanlık sistemini öve öve televizyon ekranlarında anlattılar ve sonuç bugün ortada!

Ekonomik olarak uçtuk!

Şimdi o “andaval profesörler”in gözlerinden öpüyorum!..

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı: Devlet artık istediği şirkete el koyabilecek!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…