5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü: Gönüllü hakları nedir?

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu BM bünyesindeki 123 ülkede 5 Aralık, Dünya Gönüllüler Günü olarak kutlanıyor. Gönüllüler pek çok ülkede yasalarla koruma altındadır. Ne yazık ki Türkiye’de henüz bu konuyla ilgili bir yasa bulunmuyor. “Gönüllü Hakları Yasa Tasarısı” hazırlayan Genç Düşünce Enstitüsü Başkanı Muratcan Işıldak ile konuştuk.

5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü: Gönüllü hakları nedir?

5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü: Gönüllü hakları nedir?

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1985 yılında, gönüllü çalışmaları ve faydalarını dünya çapında duyurmak ve gönüllü programlara katılımı arttırmak amacıyla ‘5 Aralık’ tarihinin her yıl Dünya Gönüllüler Günü olarak kutlanmasına karar vermiştir.

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 123 ülkede 5 Aralık, Dünya Gönüllüler Günü olarak kutlanmaktadır. Gönüllü hizmetleri daha da yaygınlaştırmak ve tanıtmak amacıyla; BM Genel Kurulunun 2001 yılını, Dünya Gönüllüler Yılı olarak ilan etmesiyle birlikte, bu konuda yapılan çalışmalar ve hazırlıklar da daha önemli hale gelmiştir. Gönüllüler çeşitli ülkelerde yasalarla koruma altındadır. Ne yazık ki Türkiye’de henüz bu konuyla ilgili bir yasa bulunmamaktadır.

#FarkındayımÇünkü etiketiyle siz de Birleşmiş Milletlerin 2020 yılı kampanyasına katılabilirsiniz.

Biz de bu konuyla ilgili olarak ağırlıklı olarak gençlik çalışmaları alanında, gençlerle faaliyet gösteren bir dernek olan Genç Düşünce Enstitüsü Başkanı Muratcan Işıldak ile hazırladıkları “Gönüllü Hakları Yasa Tasarısı” hakkında konuştuk. Merak ettiklerimizi sorduk.

Gönüllü haklarının yasalaşması ile ilgili bir çalışmanız olduğunu biliyoruz. İlk olarak gönüllü kavramı nedir bundan biraz bahseder misiniz?

Muratcan Işıldak: Bu önemli günde, bizimle röportaj yaptığınız için hem kurumum hem de şahsım adına teşekkür ederim. Bugün #GönüllüyümÇünkü etiketiyle yapılan paylaşımlarla aktivizmimize katkıda bulunabilirsiniz.

“Gönüllü” kavramı ülkemizde yaşayan her birey için farklı bir anlam ifade ettiğini düşünüyorum ve bu topraklarda gönüllü faaliyet göstermek kültürel olarak ciddi bir yaygınlığa sahiptir. Son dönemlerde görüştüğüm bir çok kişi gönüllü çalışmaların sadece “ücretsiz” veya ” karşılık beklemeden” yapılan iş olarak adlandırılmakta.

12 yaşımdan bu yana gönüllülük çalışmalarında içinde olmam ile beraber bu tanımın gönüllülere ciddi zarar verdiği kanısındayım. Buna istinaden bizim ortaya koymak için gayret gösterdiğimiz “Gönüllü” tanımı ise ; yaptığı çalışmaya inanan ve bu çalışmayı her alanda savunmaya hazır olan kişi olarak tanımlıyoruz.

Sivil alanda genel olarak hak temelli çalışan gönüllü arkadaşlarımızda bizimle aynı fikirde olacaklardır. Gönül vererek çalışmanın bir çerçevesi olması gerekmektedir. “Eti senin, Kemiği benim” anlayışına karşı olarak bizim görüşümüz Et ve kemik bir arada dursun ve gönüllüler yasal koruma kapsamında bulunsunlar.

Gönüllü hakları nedir? Yasalaşması sizin için neden bu kadar değerli? 

Muratcan Işıldak: 2015 yılından bu yana birçok genç arkadaşımızla birlikte gönüllülük esasıyla çalışmalar yürütmekteyiz. Gönüllülük bir bireyin maddi karşılık ve başka bir çıkar beklentisi olmadan; ailesi ya da yakın çevresi dışındaki bireyler için toplumun yararına olduğu düşünülen bir hedefe ulaşmak için kendi isteğiyle veya ihtiyaç doğrultusunda, toplumsal girişim bünyesinde yer alarak ya da bir sivil toplum örgütünde sürdürdüğü faaliyetler olarak tanımlanır.

Gönüllülük esası ile çalışmalar yürüten bireyler ne yazık ki gönüllülük çalışmaları esnasında yaşanabilecek olumsuz olaylarla ilgili STK temsilcileri tarafından bilgilendirilmiyor ya da çalışma süresi belli bir saat olmayabiliyor. Bu gibi sebepler yüzünden Gönüllülük Yasa Tasarısı meclis tarafından onaylandığı takdirde gönüllü çalışma yürütecek bireylerde sömürülmeden, sistemli bir şekilde çalışma yürütme hakkına sahip olabilirler.

Topluma ve kendi inandığı değerlere inanan biz gönüllüler daha sağlıklı bir çerçeve de bu çalışmaları sürdürmemiz için bu yasa kıymet içermektedir. Bugün hem yurt dışından ülkemiz de Avrupa Gönüllülük Hizmeti için gelenlerin hem de ülke içinde çalışan gönüllü arkadaşlarımızdan bir çok şikayet ve emek istismarı duymaktayız. Bugünün ortakları, yarının liderlerine sahip çıkılması gerekmektedir.

muratcan ışıldak

Yasa tasarısının içeriğinden bizlere de biraz bahseder misiniz?

Muratcan Işıldak: Gönüllülük Yasa Tasarısı içerisinde Amaç, Tanımlar, Gönüllü Kişi Olma Şartları, Gönüllülerin Hak ve Yükümlülükleri, Gönüllü Hizmeti Alan Gerçek veya Tüzel Kişinin Hak ve Yükümlülükleri, Gönüllülük Sözleşmesinin İçermesi Gereken Unsurlar, Gönüllülük Çalışma Süreleri, Gönüllülük Kartı içeriği gibi konular yer almaktadır.

Talep ettiğiniz bu hakların hukuki dayanağı var mıdır? Anayasal haklarımızdan, dernekler kanunundan farklı olan nedir?

Muratcan Işıldak: Türkiye’de gönüllülükle ilgili ve STK’lar ile gönüllüler arasındaki ilişkileri düzenleyen herhangi bir özel düzenleme yoktur. Bazı STK’ların kendi gönüllülük politikalarını geliştirdikleri bilinmektedir. Gönüllü çalışma ile ilgili bir yasal dayanak olmadığı için gönüllülerle çalışan bir STK’nın geçmişte sigortasız işçi çalıştırmak gerekçesiyle yüklü bir para cezasına çarptırıldığı bilgilerini bu çalışma sırasında bol bol karşımıza çıkan en temel şikayetlerden biri olmuştur.

Siz bir kurum da üye olduğunuz vakit, ilgili kurumun tüzüğü kapsamında haklarınız ve çerçeveniz bellidir. İlgili resmi kurumun bütün çalışmalarında hak sahibi olma hakkınız saklıdır. Ancak gönüllü olduğunuz vakit maalesef bir çok kurumda varlığınız bir “hayalet” kapsamında tutulmaktadır.

Bu sorun özellikle kurumda profesyonel çalışan varsa ikiye katlanmaktadır. Ücretli olarak çalışan hem sigortalı, hem de resmiyet çerçevesinde gönül veren gönüllüye gönül koymaktadır. Gönüllü Çalışmaların bir fiyat döngüsü olmadığından ötürü kaçak işçi statüsünde bazı durumlarda tutulması, hatta daha önce de belirttiğim üzere kurum ile gönüllü arasında olası bir mağduriyette, gönüllü olarak orada bulunan kişinin varlığı dahi kurum içinde sorgulanmaktadır.

Bizim önerimiz “Gönüllülerin” çalışma saatlerin ve iş kapsamlarının belli tutulması ve bunun bir defter de kaydının olmasıdır. Bu kapsam iki tarafı da koruma altına alacaktır, Gönüllü eğer kurumu bir zarara uğratması söz konusu olur ise onun takibi veya kurumun bünyesinde barındırdığı gönüllüye oluşturduğu zararın tespiti daha görünür ve kolay olacaktır.

Sunmuş bulunduğumuz tasarıda İş kanununda, Yabancılar kanunda başta olmak üzere çeşitli değişiklikler ile sağlıklı bir süreç yürütülmesinin mümkün olacağını açıkça ifade etmiş bulunuyoruz.

Süreç nasıl ilerliyor? Hangi aşamadasınız?

Muratcan Işıldak: Uzun bir katılımcı çalışma modeli sonrasında, taslağımızı tamamlamış bulunuyoruz. İlgili taslak ile çeşitli kurum ve kuruluşları ziyaret ederek bu konuda düşüncelerini ve geri bildirimlerini toparladık. Bu geri bildirimler ile başta oluşturduğumuz modeli tekrar revize ettik ve güncel halini oluşturduk.

Tasarımızı görünür kılmak için Türkiye Büyük Millet Meclisinde Grup başkanlarına ve çeşitli milletvekillerine taslağımızı teslim ettik. Buna ek olarak basın temsilcileri ile ve yerel yöneticiler ile de bu görüşmeleri sağladık. Bu sürecin devamında yasama uzmanlarına teklifimizi teslim ederek, ikili görüşmelere geçmiş bulunuyoruz. Ancak ülke ve kamuoyunun seri değişime uğraması gündemde tutmak için çalışmalar yürütmekte olduğumuz bu taslağın arka planda tutulmasını sağlamaktadır.

Bu keyifli röportaj ve bilgilendirme için teşekkür ederiz. Sizlere ulaşmak isteyenler, gençler ve tasarıya katkı sunmak isteyenler sizlere nasıl ulaşabilirler?

Muratcan Işıldak: Rica ederim. Bize her zaman sosyal medya hesaplarımızdan, Ankara ofisimizden ve http://www.gonulluhaklari.org/ web sitemizden ulaşabilirler.

indigo dergisi google news

Ali Denizci ile “Gönüllülük” üzerine söyleşi

İstanbul doğumlu olan Hazal Mintaş, lise eğitimini İstanbul Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, yüksek lisans eğitimini ise Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Serbest avukatlık yapan Mintaş'ın Marka Hukukunda Karıştırma Tehlikesi adında bir kitabı bulunmaktadır. Mesleki çalışmalarının dışında ise siyaset ve sivil toplum alanlarıyla ilgilenmektedir. Uzun yıllardır hak temelli çalışmalar yürüten çeşitli yerel, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında üye ve eğitmen olup, yönetim kurullarında görev almaktadır. Çalışma alanları insan hakları, gençlik hakları, gönüllü hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğidir.