Mank: Gerilimsiz ve cinayetsiz bir Fincher filmi

Mank, Hollywood tarihinin en tartışılan filmlerinden biri olan, tam 9 dalda Oscar’a aday gösterilip sadece “En İyi Senaryo” kategorisinde ödül kazanmayı başaran 1941 yapımı Citizen Kane / Yurttaş Kane filminin meşakkatli yazılış sürecine odaklanıyor.

Mank: Gerilimsiz ve cinayetsiz bir Fincher filmi fragman

Mank: Gerilimsiz ve cinayetsiz bir Fincher filmi (fragman aşağıda)

Alkolik ve sağlık sorunları yaşayan yazar Herman J. Mankiewicz’in hayatının belli kesitlerini gözler önüne süren film, komedi öğeleri de içeren biyografik bir yapım.


Filmin senaryosu, sinema sektörü tarafından pek tanınmayan ve 2003 senesinde ölen Jack Fincher’a ait. Jack Fincher, Mank’in de yönetmen koltuğunda oturan David Fincher’ın babası.

Filmografisinde The Social Network / Sosyal Medya ve The Curious Case of Benjamin Button / Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi gibi farklı türde yapımlar bulunmasına karşın ağırlıklı olarak gerilim filmleriyle tanınan David Fincher, Mank ile kendi filmlerine benzemeyen bir yapıma imza atmış bulunuyor.

Tamamı siyah beyaz olarak çekilen filmin süresi 2 saat 11 dakika. Filmin çekimleri Los Angeles, Victorville ve Malibu’da gerçekleştirildi.

Başrolde Gary Oldman’ın yer aldığı filmde diğer önemli rolleri Amanda Seyfried, Charles Dance, Lily Collins ve Tom Burke üstleniyor.


David Fincher ve Gary Oldman’ın ilginç ortak noktaları, daha önce Donya Fiorentino’yla evlenmiş, çocuk yapmış ve boşanmış olmaları.

David Fincher’ın Babasına Saygı Duruşu: Mank

fincher filmi
Amanda Seyfried ve Gary Oldman

30’lu yılların atmosferini ve sinema sektörünü başarılı şekilde yansıtan dönem filminin senaryosunda Orson Welles, Louis B. Mayer, Marion Davies, David O. Selznick ve William Randolph Hearst gibi birçok gerçek karaktere yer verilmiş.

Oscar yarışına dair konuşmak için oldukça erken olmasına karşın Mank, çeşitli kategorilerde adaylıklar kazanacak gibi görünüyor. Ödül kazanma ihtimallerinden bağımsız olarak filmin “En İyi Film” ve Gary Oldman’ın “En İyi Erkek Oyuncu” kategorilerinde adaylık kazanması sürpriz olmayacaktır.

Mank, gerilimsiz, cinayetsiz ve düşük tempolu bir Fincher filmi. Filmin konusu, dönemi ve karakterleri merak eden seyircilerin ilgisini çekebilir. Buna karşın hitap edeceği seyirci kitlesinin son derece kısıtlı olacağını tahmin etmek de zor değil.

David Fincher filmi babası hayattayken çekmek istemiş. Ancak araya giren başka projeler nedeniyle bu isteği mümkün olmamış. Dolayısıyla filmi, babası için bir saygı duruşu olarak da kabul etmek gerekli.


Ali Özgentürk ile sinema söyleşisi

14.03.1985 tarihinde Kadıköy'de dünyaya geldim. Kadıköy'de doğdum, Kadıköy'de büyüdüm. Yazma sevdası içime düşünce önce 2 roman yazdım, sonra da sinemaya dair yazılar yazmaya başladım. 2011'in başından beri bloğum cagrigirlangic.blogspot.com da 500'ü aşkın filme dair yazdım. Hala da devam ediyorum. Sonra metin yazarlığı yapmaya başladım ve yazarlık mesleğim haline geldi. Yazımına devam ettiğim Türk Sinema Tarihi Ansiklopedisi, emek ve zaman isteyen bir proje. Sabırla yazımına devam ediyorum. Bir sinema yazarı olarak yazmaya başladığım, sonrasında ise deneme, gündem, kritik, yaşam ve kişisel gelişim yazıları yazmaya başladığım İndigo Dergisi ise hem beni geliştiren, hem de bir parçası olmaktan haz aldığım yer.