8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü: Gün var kadın yok!

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü! Öyle bir zaman da yaşıyoruz ki yazı yazmak için araştırmalara, derinlemesine okumalara istatistiklere hiçbir şeye gerek yok! Çünkü her şey o kadar yeni ki! Bugünden düne geçemiyorsunuz bile! 

8 mart dünya kadınlar günü

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü! Öyle bir zaman da yaşıyoruz ki yazı yazmak için araştırmalara, derinlemesine okumalara istatistiklere hiçbir şeye gerek yok! Çünkü yazacağınız şey size sıcağı sıcağına geliyor.

Ne çok isterdim geçmişte yaşanan acıları anlatmayı. Ne çok isterdim kadının kimlik savaşını anlatmayı ama anlatamıyorum. Çünkü her şey o kadar yeni ki! Bugünden düne geçemiyorsunuz bile!


Açıyorsunuz televizyonu 92 yaşındaki Hanım ninenin 23 yaşındaki komşusu tarafından önce cinsel saldırıya uğradığını sonra katlediğini izliyorsunuz.

Sıktı mı sizi açıyorsunuz sosyal medyayı bir annenin beş yaşındaki çocuğunun yanında öldüresiye dövüldüğünü izliyorsunuz. Gündeme bakayım diyorsun hasthag nokta nokta için adalet paylaşımlarından göz gözü görmüyor.

İş mi arıyorsunuz bir bakıyorsunuz kadın değil, erkek eleman arıyorlar. Ya kardeşim bu ülkede eşitlik adalet var hakkımı gider ararım diyorsun, diyorsun da işte çok ilerleyemeden durduruluyorsun.

Mobbing desen var, taciz desen var, ikinci sınıf insan muamelesi desen yine var! Kısaca var da var. Şimdi hangisini on bininci kez anlatınca rahatlayacak içimiz? Kimi anlatsak daha çok dertlenip çözüm bulacaklar?

Özgecan Aslan yakıldı!

Münevver Karabulut parçalara ayrıldı!

Hande Kader yakıldı!


Ecem Balcı katledildi!

Şule Çet, intihar süsü verilip öldürüldü!

Kübra Aşkın, 14 Şubat’ta önce kaza yaptırıldı sonra katledildi!

Emine Bulut, ölmek istemiyorum diye haykırarak öldü!

Pınar Gültekin yakılarak öldürüldü!

Bunlar sadece bir çırpıda söyleyebildiklerimiz. Sadece 2020 yılında 300 kadın katledildi. Bu ülkede kadınlar öldürülüyor! Bu ülkede katiller saçma sapan indirimler alıyor! Ve bu ülkede kadını koruyan bir sözleşme var! İstanbul Sözleşmesi’ni artık kullanın, artık kadınlar ölmesin! Ölmesin ki kadınlar günü kutlu olsun!

Bir kadın öldürüldü. Bir can gitti. Bir çocuk annesiz kaldı. Bir anne bir baba evlatsız. Bir dost, dostundan oldu. Komşu komşusunu yitirdi. Sevgili canını… Mahkeme iyi hal dedi. Çığlık çığlığa bağıranlar duyulmadı. Kadını koruyan sözleşme, aforoz edildi.

Başka bir yerde başka bir kadın şanslıydı. Son anda kurtardı canını. Saldıran çok sürmeden özgürlüğüne uçtu. sonra ne mi? Başka yerlerde başka erkekler kadını öldürmekten hiç korkmadı! Katledilen her kadından sonra hayat tam olarak bu cümleler gibi eksik. Ölüyoruz! Duymak ister misin? ve susuyorsan sen de öldürüyorsun beni!


Eğer anlamsız geldiyse üst taraf, bir de işaretleyerek okumanızı rica edeceğim.

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin en önemli sebepleri

Elif Aver; 1987 yılında İstanbul'da doğdu. Cumhuriyet Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden 2010 yılında mezun oldu. Özel sektörde mesleğini yapmakta, ayrıca TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yönetim kurulu üyesi. Yazmak, çizmek ve okumak çocukluğundan beri en büyük tutkusu. Ondan sebep söz yitene kalem bitene kadar yazanlardan.