Fatih Altaylı: Bu program izleyicilerin beklentisini karşılamak için değil, Soylu’nun ittifak içi mesajlarını verebilmesi için istenmişti besbelli

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yayını hakkında yaptığı değerlendirmede, “Bu program izleyicilerin beklentisini karşılamak için değil, Soylu’nun ittifak içi mesajlarını verebilmesi için istenmişti besbelli. Boşu boşuna milyonların izlemesine gerek yoktu. AK Parti ve MHP genel merkezlerinde izlense yeterdi” dedi.

soylu

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, dün Habertürk’teki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yayınına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Altaylı, “İlk 50 dakikada İsmail Saymaz’ın doğru düzgün yanıtlanmayan ‘Yahu bu adam AK Parti adına mitingler yapıyordu il il dolaşıp ve AK Parti bu adamı bağrına basıyordu’ demesi dışında pek bir soru sorulmadan Soylu’nun tek adam şovu ile geçti” dedi.


“İkinci bölümde ise özellikle Merdan ve İsmail tüm iddiaları sormaya çalıştılar” diyen Altaylı, “Ama bu gazetecilerin suçu değildi. Sonuçta işkence yaparak zorla yanıt alacak halleri yoktu. Sordular, söylenmedi. Hatta bazı şeyleri birkaç kez tekrarladılar. Soylu karşısında 4 kişi olmasını da avantaj haline getirdi ve soruları kendince eledi. Sonuçta ben Soylu’nun niye bir programa çıkmak istediğini anladım” ifadelerini kullandı.

Altaylı, “Bu program izleyicilerin beklentisini karşılamak için değil, Soylu’nun ittifak içi mesajlarını verebilmesi için istenmişti besbelli” dedi.

Fatih Altaylı’nın “Soylu’nun hedef kitlesi kimdi!” başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:

“Dün akşam Süleyman Soylu, hakkında her pazar daha da ileri giden iddialara yanıt vermek üzere Habertürk’te idi.

Normalde Teke Tek’in olacağı gün ve saatlerde ekranda olmak isteyince ben de yayın saatimi Kübra Par’a vermekte tereddüt etmedim.

Hatta kendisine yapılan “O gün o saatte Altaylı’nın programı var, isterseniz Çarşamba olsun program” önerisine “Çarşamba çok geç” yanıtını verince “Herhalde çok önemli şeyler söyleyecek” diye düşündüm.

Programın ardından programa katılan gazeteciler eleştirildi.

Normaldir ama doğru değildir.

Programı milyonlar izler, herkesin kendince farklı bir sorusu vardır.

Bu sorulardan bazıları 2-3 saatlik süreye ya sığmaz bazen de akla gelmez.

Hemen “Bak sormadı” diye tezvirat başlar.

Sorsan bile izleyici beklediği yanıtı alamayınca soru soranı suçlamayı sever.

İster ki, beklediği yanıtı da gazeteci versin.

Hele hele bir kriminalin iddialarını sormak iyiden iyiye güçtür çünkü bir yandan da dönüş biletini hazırlamasına destek oluyormuş gibi bir görüntü ortaya koymak da vardır.

Sonuç olarak dün gece izlediğim program benim açımdan tatminkar olmamakla beraber, soru soran gazetecilerle ilgili olumsuz konuşamam.


En azından ilk bölüm dışında.

Çünkü ilk 50 dakikada İsmail Saymaz’ın doğru düzgün yanıtlanmayan “Yahu bu adam AK Parti adına mitingler yapıyordu il il dolaşıp ve AK Parti bu adamı bağrına basıyordu” demesi dışında pek bir soru sorulmadan Soylu’nun tek adam şovu ile geçti.

Bir de Veyis Ateş’in “Kendinizi yalnız hissediyor musunuz?” sorusu vardı önemli denilebilecek. Çünkü bir anlamda “Parti ve Cumhurbaşkanı sizi dışlamış görünüyor” demekti bu soru.

İlk bölümün adı “Soylu’ya göre yakın siyasi tarih” olabilirdi ancak.

Tabii bir de Davutoğlu üzerinden Cumhur İttifakı’na verdiği mesaj vardı.

İkinci bölümde ise özellikle Merdan ve İsmail tüm iddiaları sormaya çalıştılar.

Yanıt alamadılar o ayrı. Ya da tatminkar yanıt alamadılar.

Ama bu gazetecilerin suçu değildi.

Sonuçta işkence yaparak zorla yanıt alacak halleri yoktu.

Sordular, söylenmedi.

Hatta bazı şeyleri birkaç kez tekrarladılar.

Soylu karşısında 4 kişi olmasını da avantaj haline getirdi ve soruları kendince eledi.

Sonuçta ben Soylu’nun niye bir programa çıkmak istediğini anladım.

Hedef kitlesine seslenmek istiyordu ama hedef kitle ne biz gazetecilerdik ne de siz izleyiciler.

Bu program izleyicilerin beklentisini karşılamak için değil, Soylu’nun ittifak içi mesajlarını verebilmesi için istenmişti besbelli.

Boşu boşuna milyonların izlemesine gerek yoktu.


AK Parti ve MHP genel merkezlerinde izlense yeterdi.”

Soylu’dan “İstifa etmeyi düşünüyor musunuz” sorusuna yanıt


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. Amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik hiçbir oluşumun parçası değildir.