Erzurumlu vatandaş: Meyve alamıyorum, Kanal İstanbul’u ne yapayım?

Vatandaşın gündemi, iktidarınkinden çok farklı! CHP tarafından Erzurum’da gerçekleştirilen saha çalışması raporuna, “Meyve alamıyorum. Kanal İstanbul’u ne yapayım?” diyen bir kadın damga vurdu.

meyve kanal

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi başkanlığındaki heyet, Erzurum’daki sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve yurttaşlarla bir araya geldi. 21 Haziran’da gerçekleştirilen saha çalışmasına ilişkin rapor hazırlandı.

“Evime meyve alamıyorum, Kanal İstanbul’u ne yapacağım?”

Heyetle konuşan ve hayat pahalılığından yakın kadın, şunları söyledi: “Eşim 47 yıllık öğretmen, emekli oldu, oğlum polis hiçbir şey almaya gücümüz yetmiyor. Allah’ınızı severseniz yetişin imdadımıza. Çekemiyoruz daha, bittik, tükendik. Kanal İstanbul, Kanal İstanbul… Kanal İstanbul’u ne yapacağım, Erzurum’a, Van’a, Ağrı’ya fabrika yapsın. Allah aşkına yetişin imdadımıza tarım bitmiş, meyve olmuş 15 TL. Çocuklarımız meyve diye ağlıyorlar, alamıyoruz.”


“Benim yaşama hakkım yok mu?”

Her evde işsiz olduğunun altını çizen bir başka yurttaş ise şunları söyledi:

“Çocuğum iş bulamadı, Tekirdağ Çorlu’ya gitti. Oraya yapıyorlar da buraya neden fabrika yapmıyorlar? Buranın dezavantajı ne? Doğalgaz çok pahalı geçinemiyoruz. Ben emekliyim, yabancı turistler geziyor Erzurum’da. Ben buradan Erzincan’a gidemiyorum. Benim yaşama hakkım yok mu? Çocuklarımı rahat ettirecek bir para alsam kötü mü?”

Heyetin Erzurum Raporu’nda, özetle şu tespitler sıralandı:

• Ziyaretler partiye olan ön yargıların giderilmesine katkı koyacaktır.

• Genç ve kadın nüfusu dikkate alındığında önemli bir potansiyele sahip olan Erzurum’da kadın, ve gençliği odak alan politikaları iyi anlatılmalıdır.

• Hayvancılığın yoğun olduğu bölgede, CHP’nin bu alandaki çözüm önerileri yaygın biçimde aktarılmalıdır.


• Erzurum’da AKP’nin daha önce açık açık eleştirilemediği ama şimdi AKP’ye oy veren vatandaşların dahi açıkça iktidarı eleştirdikleri gözlemlendi.

Tütün üreticileri: Tütünü dışarıdan getirmek yasak değil de neden bizim ekmemiz yasak?