29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: Özür dilerim Atam!

Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Senin, Cumhuriyetimizi ilan ettiğin günün üzerinden tam 98 yıl geçti. Özür dilerim Atam! Özür dilerim; karşına dimdik çıkamadığım için! Özür dilerim; bıraktığın bayrağı daha yukarı çıkardık diyemediğim için! 

29 ekim

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: Özür dilerim Atam!

Sabah radyoda senin o büyük sırrın cumhuriyetten bahsettiler. Ta lise yıllarında Jean Jacques Rousseau okurken filizlenen fikirlerinden. Dün seneler sonra, yine tüylerim diken diken olarak kortej provası izledim. Senin sözlerinden demeçler vardı. Hayatından kesitler ve öğrencilerin geçişi. Büyük bir aşkla, ekranın karşısına oturdum. En güzel yazımı yazmalıyım dedim. Bir yandan da ilham versin diye senin sevdiğin türküleri dinliyorum.


Ama olmuyor. O kadar mahcup o kadar üzgünüm ki. Sana kıvançla anlatabileceğim hiçbir şeyin olmaması o kadar utanç verici ki. Sen seneler evvel “Çiftçi milletin efendisidir” demiştin ya hani artık ne efendiliği kaldı ne de çiftçilik yapan.

Kurduğun fabrikalar vardı ya hani, hepsi bir bir kapatılıyor. Paramız varmış, o yüzden ithal ediyoruz. Para demişken bugün açlık ve yoksulluk sınırları açıklandı. Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 3.093 TL, yoksulluk sınırı 10.075 TL iken asgari ücret net 2.825,90 TL. Bununla da bitmiyor elbet her gün biraz daha yok oluyor cebimizdeki para ve her gün artıyor bir şeylerin fiyatı. Sadece bu değil tabi ki sorun.

Sen hukuk devleti hayal etmiştin ve başarmıştın da ama şimdi her yerde adalet arıyor insanlar. Dün 23 yaşınca gencecik bir kadın katledildi mesela. Adı Şebnem Şirin! Kim bilir ne hayalleri vardı ama artık yok. Katili, bir takım elbise giyip hikayeler yazacak mahkemede ve işin kötü yanı o hikayeler etkili olacak. Sonra o elindeki kan kurumadan çıkacak. Biliyor musun kurduğun ülkede sadece geçen sene 300 tane kadın öldürüldü. Medeni hukuk hak getire; ölünce bile suçlu yine biziz! Yine kadın suçlu!


Sadece hukukta da değil sorun! Eğitim senin en önem verdiğin şeydi. Cephede bile okuyan bir atanın ardından gelenler cahilin ferasetine güveniyor! Bizi hiç sevmiyorlar biliyor musun? Okuyanı, araştıranı hele hele sesini çıkaranı hiç sevmiyorlar. İstiyorlar ki susalım! İstiyorlar ki sormayalım, soruşturmayalım! Gelen ağa olsun, giden paşa…

Sen laik bir ülke düşlemiştin. Dinin devletin birbirine karışmadığı. Şimdi bir görsen her şey birbirine karıştı. Kimi Allah’la kandırıyor, kimi seninle. Hatta bazen her ikisiyle! Hiç korkmuyorlar hiç utanmıyorlar! Bizim yüzümüzden değil mi?

Sizler çadırda kalarak kurmuştunuz ya o büyük meclisi, şimdiki vekiller şanslı; ceylan derisi koltuklarda, streslerini azaltması için bakır döşenmiş sistemlerde oturuyorlar. Asıl kim, vekil kim karışalı çok oldu. Asıl değersizleşirken, vekil aldı başını gitti. Ondan herhalde onların koltuklarından baktığında hiç gözükmüyor acılar, yokluklar ama inince aşağıya gerçek hayat başlıyor. O yüzden de pek inmiyorlar aşağıya.


Bugün 29 Ekim, büyük insanlar büyük büyük laflar edecekler. Çoğuna inanmadığımız laflar. Sonra düzen aynı düzen, devam edecek. Özür dilerim Atam! Özür dilerim; karşına dimdik çıkamadığım için! Özür dilerim; bıraktığın bayrağı daha yukarı çıkardık diyemediğim için! Özür dilerim, her gün biraz daha yok olan umudum için!

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: Cumhuriyet nasıl ilan edildi?