AKP iktidarının Türkiye AŞ.’si iflas etmiştir!

AKP iktidarının, yıllar önce geliştirmiş olduğu bir ekonomi modeli vardı ve bu modelin adı ‘anonim şirket’ (AŞ) modeliydi. Bugün gelinen noktada, altyapısında özelleştirme olan bu modelin çöktüğü, iflas ettiği artık apaçıktır!..

AKP türkiye a.ş.

AKP iktidarının Türkiye AŞ.’si iflas etmiştir!

Bugüne kadar ekonomi hakkında sayısız yazı yazdım. Son birkaç senedir özellikle 2017 yılından itibaren ekonominin çöküşe gittiğini ifade ettim.


AKP’nin neredeyse her bakanı ülke uçacak, ülke uçuşa geçti, temmuzdan sonra ülke uçuyor; şubat, marttan iyi olacak, nisan da marttan iyi olacak gibi temeli olmayan, Kemal Sunal’ın “Şaban” karakterinin devam serisi olan filmleri gibi açıklamalarda bulundu.

Aslında bir açıdan doğru yaptıkları açıklamalar. Neden? Çünkü, batan geminin havaya kalkan kıç (gemicilik tabiri) kısmında AKP’li siyasiler var. Ancak şu da bir gerçek ki, geminin o kıç kısmı da eninde sonunda batacaktır! Bugün veya yarın! Unutulmamalıdır ki, hepimiz aynı gemideyiz!

Ekonomi de akıl almaz kararlar alınıyor! Ha, bu kararların alınacağını mart ayındaki yazımda ‘düşük faiz, yüksek kur’ başlığıyla yazmıştım. Merkez Bankası’nın son iki ayda aldığı faiz indirimi kararı bunu gösteriyor. Ancak, büyük ülkelerin paranın genişlemesi nedeniyle faiz artışına gittiği bir dönemde Türkiye gibi krizin içerisinde olan bir ülke için şaşırtıcıdır.

Merkez Bankası kasasında artı olmayan dolar rezervi nedeniyle AKP iktidarın başka da çaresi de kalmamıştır. Daha önce tüketilen 128 milyar doların olmaması iktidarı faiz indirimi yaparak rekabetçi kura yöneltmiştir.


Yani faiz inecek, dolar yükselecek, ardından ülkeye yatırım artacak; ihracat-ithalat arasındaki denge ihracat yönüne evrilecek ve böylece ülkeye giren dolar artacak. Bu da bir süre sonra enflasyonun düşüşünü sağlayacak.

Bunun yanında konut kredilerinin faiz oranları (devlet bankalarında) düşürülerek konut stoğu eritilecek ve iç piyasada ekonomi canlandırılacak.

Bu yeterli olur mu peki?

Uzun vadede belki olabilirdi. Ancak üretimi olmayan, ihracatı ithalata bağlı, ekonomisi küresel olaylardan etkilenen bir Türkiye’de sonuç alınması çok zor olan bir ekonomi modelidir.

Özellikle son günlerde gelişen olaylar ekonomiyi daha kırılgan hale getirdi. ABD’de Halkbank davasının görülecek olması (ki buradan Türkiye’ye er ya da geç büyük bir ceza gelmesi kuvvetle muhtemel), davadan gelecek cezanın 20 milyar doları bulabileceği tahmin ediliyor. Türkiye’nin gri listeye alınması (IMF’ye göre Türkiye’ye faturası 65 milyar doları bulabilir), Büyükelçi krizi, ABD ile giden kötü ilişkiler Türkiye’nin yakın gelecekte başının ciddi şekilde ağrıyacağını gösteriyor!

Ülke içerisinde her şey çok güzel olsa bile dışarıda olacak olayların Türkiye’ye siyasi, ekonomik yansıması çok sert olacaktır!


AKP, ‘Türkiye’yi anonim şirket gibi yöneteceğiz’ diye ifade etmişti ve bugün gelinen noktada bu anonim şirket artık batmıştır!

Erken seçim anketi: AKP ile CHP arasında fark 1 puan

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…