Erdoğan: Ülkenin kazancından hep birlikte istifade ettiğimize göre külfetine de beraberce katlanacağız

Erdoğan: Hepimiz aynı gemide olduğumuza, ülkenin kazancından hep birlikte istifade ettiğimize göre külfetine de beraberce katlanacak, yükü beraberce omuzlayacağız.

Erdoğan

Video aşağıda – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Yükü beraberce omuzlayacağız; fedakarlığı sadece devletten beklemek ne gerçekçidir, ne hakkaniyetlidir.

“Enflasyonla mücadelede kararlılığımızda KDV düzenlemesi devlet olarak attığımız adımdır. Bakanlıklarımız KDV indiriminin fiyatlara yansıtılıp yansıtılmadığını takip edecek aksi yönde davranacaklara gerekeni yapacaktır. Hepimiz aynı gemide olduğumuza, ülkenin kazancından hep birlikte istifade ettiğimize göre külfetine de beraberce katlanacak, yükü beraberce omuzlayacağız. Fedakarlığı sadece devletten beklemek ne gerçekçidir, ne hakkaniyetlidir.


Aynı toplantıda üç ayrı başlık altında toplamda 60 milyar liralık kefalet limitiyle uygulamaya geçilen kredi garanti fonu iş insanlarımıza aktırıldı. Bu paketin de iş dünyamıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasındaki yol haritası da kamuoyuyla paylaşılmıştır.”

“Eski Türkiye ile bugünkü Türkiye fotoğraflarının doğru mukayesesini yapmak hepimizin görevidir”

“Görüldüğü gibi ülkemize ve milletimize hizmetimizi yoğun bir şekilde yürütüyoruz. Türkiye’nin geçtiğimiz 20 yılda nereden nereye geldiğini görmeden; 2023 hedeflerimizin anlaşılması mümkün değildir.

Biz hükümete geldiğimizde ülkemizin nüfusu 65 milyondu. Altyapısı, eğitimden sağlığa, ulaşımdan, enerjiye, her alanda yılların birikimi olan sorunların altında eziliyorduk. Temel hak ve özgürlüklerden kaynaklanan sorunları da bunlara eklemek gerekiyor.

Karşımızda tarihi, medeniyeti ile küs, potansiyeli ve imkanları küresel baronların temsilciliğini üstlenmiş, ayağına pranga vurulmuş Türkiye gerçeği vardı. Her isteyen evladımızın eğitime ulaşabilmesi, kamuda ve hatta sokakta değerlerine ve kültürüne saygılı muamele görebilmesinin 81 vilayetimizin hepsinde belirli standardın üzerinde temel altyapılardan faydalanması, insanca hayat sürmesinin gerçekten zor olduğu gündemden geçerek bugünlere geldik.

Eski Türkiye ile bugünkü Türkiye fotoğraflarının doğru, vicdanlı, ahlaklı, sağlıklı mukayesesini yapmak hepimizin görevidir. Günü yaşayarak, kurtararak geleceğimize güvenle bakamayız. Önceliğimiz can ve mal güvenliğimizi tehdit eden terördür. İstiklalimizi ve istikbalimizi hedef alan kuşatmalardır. Teröre ve işsizliğe kalıcı çare bulunmasına mani olan siyasi istikrarsızlıktır.”

“Dünyanın en büyük 10 ekonomisine girmek için son dönemece giren bir Türkiye yaşıyoruz”

“Musluktan akan suyun, tavanda lambanın, kışı geçirecek nevaleyi temin edebilmenin en büyük sevinç sebebi olan günler yaşadık. Bugün ana sınıfından üniversiteye, dünyanın imrenerek baktığı şehir hastanelerimizle, bölünmüş yol ağımız ve sayısını 56’ya çıkardığımız havalimanlarımız, 100 bin megavatt kurulu enerji gücümüz, toplu konut projelerimiz, millet bahçelerimiz, yerli ve milli katkı oranını yüzde 80’lere doğru taşıdığımız savunma sanayimiz, misafir kapasitesini 6 kat arttırarak turist ağırlama altyapımızla, yüzde 5’in üzerinde gerçekleşeme büyüme ile dünyanın en büyük 10 ekonomisine girmek için son dönemece giren bir Türkiye yaşıyoruz.”

“Emin olun hepimizin canını yakan fiyat artışları geçicidir”

“Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, hükümet olarak uyguladığımız ekonomi programında vatandaşlarımızın işini korumak, sürekli yeni iş alanları oluşturarak istihdamı geliştirmek vardır. Nüfusumuz 20 yıl öncesine göre 20 milyon artarken istihdama katılan kişi sayısı da 34 milyona çıktı. Tarihimizin en yüksek işgücünün katılım oranına çıkarken istihdamı 30 milyonun üzerine çıkardık.

Dünyanın panikle işine kapandığı dönemde biz farklı politika izleyerek üretimi ve bireyleri destekledik. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla hedefli ekonomi programımızı kararlılıkla uygulayarak salgının ilk ayındaki kalıpları telafi etmekle kalmadık, ötesine de geçtik.

İstihdam ve ihracatta rekor üstüne rekor kırdığımız dönemi geride bıraktık. 11 milyonun üzerinde insana çalışacak iş sağladık. Baharla birlikte canlanacak tarım, turizm sektörleri daha da yukarıya çıkacaktır.


Halihazırdaki en önemli sorunumuz yüksek enflasyondur. İnşallah onun da üstesinden her geçen ay inişini görerek geleceğiz. Türkiye’yi 30 milyonun üzerinde vatandaşını istihdam eden bir ülke haline getirmek en büyük iftihar sebebimizdir.”

Elbette sokakta, tezgahta, vitrinde canımızı yakan fiyat artışları vardı. Emin olun bunların hepsi de geçicidir, konjonktüreldir, bu döneme mahsustur. Asgari ücrette, memur ve emekli maaşlarına kadar tüm çalışanların gelirlerinde yüksek oranda artış yaparak, esnaf ve zanaatkarımızı kredi paketleriyle destekleyerek hayat pahalılığının insanların üzerindeki yükünü azaltmanın gayreti içindeyiz. Ancak bunları konuşurken şu gerçeği de kesinlikle gözden kaçırmamalı, aklımızdan çıkarmamalıyız. Alım gücündeki düşüş bir süre sonra telafi edilebilirken kaybedilen işin, kaybedilen huzurun, kaybedilen vaktin geri kazanımı çok daha zordur. Böyle dönemlerde asıl olan çalışacak iş, hayatını sürdürecek gelir sahibi olmaktır. Asıl olan kendisine ve ailesine karşı mahcubiyet yaşamamaktır.”

“Avrupa’dan Amerika’ya kadar tüm gelişmiş ülkelerin en önemli sıkıntısı işsizliktir”

“Avrupa’dan Amerika’ya kadar tüm gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin çoğunun en önemli sıkıntısı, sancısı, krizi işsizliktir. Bunun için batıdaki Merkez Bankaları enflasyonları arttığı halde, faizleri yükseltmekten ısrarla kaçınıyor, yıllardır bize yaptıkları dayatmalara aykırı politika izliyorlar. Ortaya çıkacak işsizlik krizinin altından kalkıp kalkamayacağı da meçhuldür.

Uyguladığımız ekonomi politikalarının doğruluğunun kimi mahcubiyetle de olsa içeride ve dışarıda teslim edilmeye başlandığını görüyoruz. Aldığımız tedbirlerin olumlu etkileri her geçen ay biraz daha kendisini gösterecektir.”

“Elektrik fiyatları tüm dünyada yükselmiştir”

“Üzerinde en çok konuşulan, söz söylenen ve istismar eden hususlardan birisi de enerji fiyatlarıdır. Türkiye bunun sadece fiyatını tartışabiliyorsa bunu 100 bin megawatt seviyesine çıkardığımız kurulu enerji gücüne borçludur. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını harekete geçirmek suretiyle 1808’e yükselterek iletim ve dağıtım şebekelerimizin uzunluğunu 1 milyon 275 bin kilometrenin üzerine çıkarttık.

Son dönemde elektrik fiyatları tüm dünyada yükselmiştir. Bu sadece bize mahsus bir durum değildir. Küresel düzeyde fiyatlar artmıştır. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarının Euro cinsinden rakam ve asgari ücrete oranları üzerinden karşılaştırmasını yaparak gerçek tabloyu dikkatinize sunmak istiyorum.

Konutlarda aylık 200 kilowatt tüketim üzerinden bakıldığında Türkiye Avrupa’da 34 ülke arasında vatandaşlarına en ekonomik hizmeti sunan 3. ülkesidir. Norveç 35, Fransa 45, Hollanda 60, Belçika 92, Almanya’da 100 Euro’dur. Asgari ücretle mukayese ettiğimizde ülkemizde yüzde 5,5 oran karşımıza çıkmaktadır.

Benzer tablo doğalgaz konusunda da geçerlidir. Türkiye 100 metreküplük tüketime 18,5 Avroluk faturasıyla Avrupa’nın vatandaşına en ucuz doğalgaz hizmeti sunan ülkesidir.”

“Türkiye vatandaşlarına en uygun tarifeli elektrik ve doğalgaz sunan ülkelerin başında gelmektedir”

“Vatandaşımıza gelen elektrik ve doğalgaz faturaları elbette yüksektir. Buna rağmen Türkiye hem fiyat hem asgari ücrete oranı bakımından vatandaşlarına en uygun tarifeli elektrik ve doğalgaz hizmeti sunan ülkelerin başında gelmektedir.


Geçtiğimiz yıl hane başına yaklaşık 5 bin lira enerji desteği verdik. Yılbaşı itibariyle tarifelerde yapılan düzenlemelere rağmen elektrik ve doğalgazda haneleri desteklemeye devam ediyoruz. 150 kilowatt olan en düşük tarife dilimini 210 kilowatta düzeltmek suretiyle nispi bir rahatlama sağlamıştık.”

Erdoğan: Elektrikteki yüksek tarife rakamları yeniden değerlendirecek