Fakirler için özel omlet tarifi

Toplanın sevgili fakirler. Unutulmadınız. İşte sizlere özel fakir omleti tarifi!

fakirler
Fakirler için özel omlet tarifi

Yumurtasız yapılmaz bu meret. El mahkum bir tane yumurta alınacak. Şimdiden 2 lira gitti. Hızlıca tasarrufa geçmezsek bütçe yetmeyecek gibi görünüyor.

Pişirmek için yağ lazım maalesef. Elbette ayçiçeği yağı koyacak kadar hayalperest değiliz. Zeytinyağı mı? Bunu düşünmek bile son derece ütopik. Tereyağı desen, hadi onu da deme.


Bizi şöyle en kanserojeninden margarin paklar. Çeyrek kalıp fazla gelir. Müsrifliğe gerek yok. Şöyle kalıbın altıda biri kadarı yeter de artar. Bak bu işi de 1, bilemedin 2 liraya çözdük.

Peki fakiriz diye şımarıklık yapmaya hakkımız yok mu? Bal gibi de var. Tüm cesaretinizi toplayın. Omleti yeşil biberli yapıyoruz! Tanesi 2 lira mı? Biz de yarım koyarız. Bak o da 1 liraya geldi.

Tabii bir de pişirme maliyeti var. Gazlı ocak bir dert, elektrikli ocak ayrı bir dert. Hadi 1 lira da pişirmeye gitti say.

Daha bunun tuzu, baharatı var demeyin sakın. Tuz zaten zararlı. Baharat da yemeyi verin ne olacak? Biber koyduk ya en yeşilinden!


Hadi yine iyisiniz sevgili fakirler

Evet sevgili fakirler, hadi yine iyisiniz. Bakın unutulmadınız. Alın size özel fakir omleti. Afiyetle yiyin.

Hem de sadece 5 – 6 lira maliyetli. Bir yumurtayla adam doyar mı? Doymaya ne gerek var canım. Midenizi avutun yeter. O da biraz terbiye olsun.

Böylece vücudunuz incelecek ve fit bir görüntüye kavuşacaksınız. Üstelik zayıflamak için para falan da harcamayacaksınız.

Farkında mısınız bilmiyorum ama bu omlet tarifi sayesinde kendinizi tam anlamıyla çift taraflı bir kazanç içerisinde bulacaksınız.

Aklınızdan geçmesi olası, “Bu omletin yanında ekmek, kahvaltılık, çay falan yok mu?” tarzındaki sorularınızı esefle kınıyorum. Lütfen tehlikeli düşüncelere kapılıp böyle rahatsız edici sorular sormaya kalkışmayın.


Nankörlüğe hiç mi hiç gerek yok. Sakın ola çok yiyenlere bakıp da aklınızı bulandırmayın. Kolesterol de obezite de onlarda sonuçta. Az yemek sünnettir zaten. Hem bunu bulamayanlar da var! Sahiden var, değil mi?

Basmakalıp Yaşamaya Zorlanmaktan Bıkanlar Kulübü


14.03.1985 tarihinde Kadıköy'de dünyaya geldim. Kadıköy'de doğdum, Kadıköy'de büyüdüm. Yazma sevdası içime düşünce önce 2 roman yazdım, sonra da sinemaya dair yazılar yazmaya başladım. 2011'in başından beri bloğum cagrigirlangic.blogspot.com da 500'ü aşkın filme dair yazdım. Hala da devam ediyorum. Sonra metin yazarlığı yapmaya başladım ve yazarlık mesleğim haline geldi. Yazımına devam ettiğim Türk Sinema Tarihi Ansiklopedisi, emek ve zaman isteyen bir proje. Sabırla yazımına devam ediyorum. Bir sinema yazarı olarak yazmaya başladığım, sonrasında ise deneme, gündem, kritik, yaşam ve kişisel gelişim yazıları yazmaya başladığım İndigo Dergisi ise hem beni geliştiren, hem de bir parçası olmaktan haz aldığım yer.