AKP artık o eski AKP değil!

İktidara ilk geldiğinde Avrupa Birliği’ni temel hedef koyan AKP’den, ülkeyi Afrika ülkeleriyle kıyaslanır bir ülke haline getiren bir AKP’ye…

akp

AKP artık o eski AKP değil!

O kadar çok söylenecek şey var ki…


Ülkenin neresine el atsanız elinizde kalır…

Bağımsız bir demokratik ülkede olması gereken neredeyse hiçbir şey yok bu ülkede. Yargı tuş olmuş ve siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen kararlardan kaçıyor; ki demokratik rejimlerde belki de en önemli unsur, güç yargıdır. Türkiye’de neredeyse ‘yargı’nın adı unutuldu, içi boşaltıldı.

İnsan hakları, özgürlükler iyice kısıtlandı. Parlamentoda temsil gücü çekirdek bir gücün elinde ve çoğulcu demokrasiden çok, çoğunluğun sesinin güçlü çıktığı bir siyasal denklem kuruldu.

Demokrasiden uzak, sanki daha çok Afrika’da adı duyulmamış, demokrasiden uzak ülkelerin rejimleriyle kıyaslanır olduk.

Gazetecilerin içeri alındığı ve küçük bir örgütsel eylemde insanların cezaevine atıldığı bir düzen yaratıldı. Demokrasi görüntüsü altında ‘tek görüş / sabit fikir’ parolasının dayatıldığı, adı tam da belli olmayan bir rejime dönüştü ülke.


Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda (AKP ile bu daha da geri gitti) tabi bir İngiltere, İsveç ya da bir Norveç modeli beklenemez, bu komik olur. Ancak her şeye rağmen ülkede, çoğulcu bir demokrasi yapısının kazandırılması zor olmasa gerek. Örneğin, başta bu anlamsız seçim barajının kaldırılması demokrasi için iyi bir başlangıç olabilir…

Neyse… Düşüncenin bile cezaevine girdiği bir AKP düzeninde, bu tür şeylerin hayalini kurmanın ne kadar zor ve tehlikeli olduğunu artık bilmek zor değil.

AKP iktidarında sadece bağımsız yargı, demokrasi, özgürlükler, insan hakları gibi temel değerler değil, aynı zamanda ekonomi de çok ağır bir yara aldı.

AKP iktidarının, 2000’li yılların sonlarına doğru iyi giden ekonomi büyüsü de artık yok. Enflasyon, alım gücü, dış borç, cari açık, yüksek kur, AKP iktidarını 2023’teki seçimlerde bir hayli zorlayacağa benziyor!

İktidara ilk geldiğinde Avrupa Birliği’ni temel hedef koyan AKP’den, ülkeyi Afrika ülkeleriyle kıyaslanır bir ülke haline getiren bir AKP’ye…

Türkiye’yi ekonomik açıdan ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle iktidara gelen AKP’den, ülkeyi G-20 sıralamasından çıkaran bir AKP’ye…


Kısacası, ne AKP eski AKP ne de Türkiye o eski Türkiye…

Fatih Altaylı ‘henüz kimseyle paylaşılmayan anketi’ yazdı: Erdoğan’ı geçebilen tek kişi var


Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…